sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
18,8053
EURO
20,4336
ALTIN
1.164,91
BIST
5.191,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
7°C
Ankara
7°C
Çok Bulutlu
Pazar Çok Bulutlu
4°C
Pazartesi Hafif Kar Yağışlı
3°C
Salı Çok Bulutlu
3°C
Çarşamba Açık
4°C

KUR’AN’I “TERK ETMEK” SADECE “REDDETMEK” DEĞİLDİR !

KUR’AN’I “TERK ETMEK” SADECE “REDDETMEK” DEĞİLDİR !
27.11.2022
0
A+
A-

Hamd, her şeyi yaratan, öldürüp – diriltecek ve hesaba çekecek olan Allah azze ve celle’ye mahsustur. Salat ve selam Hz. Muhammed(s.a.v.), kıymetli ev halkına, güzide ashabına ve bütün müminlerin üzerine olsun inşaRahman.

Yanlış inanç ve hayat tarzları nedeniyle şiddetli bir azapla cezalandıracak insanların kötü akıbetinin sebebi peygamberin ağzından şöyle açıklanır: “Ya Rabbi! Kavmim, Kur’an’ı terk edilmiş olarak bıraktı (Furkan Suresi 30)”. Ve daha birçok ayette dosdoğru yola davet edilen insanların hakikatleri duymamak için yaptıkları hal ve hareketlerinden bahsedilir. Hz. Nuh’un kavminden bahseden ayetler bunlardan sadece birisi;

Biz Nuh’u kavmine gönderdik. “Onlara acı bir azap gelmeden önce kavmini uyar” dedik. “Ey kavmim ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. Allaha kulluk edin ve O’ndan korkun, bana da itaat edin ki Allah sizlerin günahlarını bağışlasın. Ve sizi belli bir süreye kadar yaşatsın. Ancak Allah’ın süresi geldiği zaman ertelenmez. Bilir (kişiler) olsaydınız (bunu anlardınız)” dedi. Daha sonra Nuh a.s. “Rabbim, Ben kavmimi gece gündüz (Tevhid’e, imana ve ona göre yaşamaya) davettim ettim. Benim davetim onların kaçışlarını artırmaktan başka bir katkıda bulunmadı. Günahlarını bağışlaman için onları (Tevhid’e) ne kadar davet ettimse parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler, direttiler, kibirlendiler (Nuh 1 – 7)”.

Kur’an da geçmiş kavimlere ait kıssalar öğüt alınması için verilmiştir. Anlaşıldığı üzere, hangi zamanda olursa olsun hakikat kendilerine apaçık, tekrar tekrar, bol örnekler verilerek iyice açıklanmış olmasına rağmen, ebedi ve çetin azabı hak eden insanların en temel problemi, hakikati terk etmeleri, hakikate sırt dönmeleridir. Elbette ki “terk etmek” sadece “reddetmek” değildir. Hakikati duymamak için kulakları tıkamak ve yine hakikati görmemek için örtülerin altına gizlenmek sadece parmakları kulaklara sokmakla veya elbiseyi başa çekmekle gerçekleşmez. Aslında birçok şekilleri vardır;

Kur’an terk edilir: Hükümlerini hayattan uzaklaştırıp, sadece raflarda muhafaza edilen bir süs eşya dönüştürerek. Hayatlar da sadece hastalara ve ölülere okunan bir kitap kılarak. Anlaşılır, apaçık, öğüt olduğunu, Furkan olduğu birçok ayetinde tekrar tekrar bildirmesine rağmen ‘O anlaşılmaz veya O’nu sadece falan filan anlayabilir deyip O’ndan uzaklaşarak. Gözyaşları içerisinde, duygu seline sürüklenerek dinlenen ayetlerin bizzat hayata hitap ettiğini görmemezlikten gelinerek, terk edilir. . .

Kur’an-a kulaklar tıkanır: Müslüman ismine sahip olunduğunu söylediği halde, Kur’an’ın bildirdiği gibi inanmamak ve yaşamamakla. O’nu övmekle hayır elde edildiğine inanıp, bununla yetinmekle ve bunlara karşılık başkalarına göre yaşamakla. Hiçbir hakikate dayanmayan inanca sahip olup, o konuda Allah cc. ne dediğine kulak vermemekle, kulaklar Kur’an’a tıkanır. . .

Örtülerin altına saklanılır: Hak üzere olunduğu iddia edilmesine rağmen, Kur’an’dan uzak durmakla. Hiçbir hakikate dayanmadan yaşayıp bunu doğru kabul etmek ve Hududullah’ı dikkate almamakla. Okul, iş, evlilik, eş, çocuk, çocukların geleceği, tatil, ev, otomobil, rütbe, makam, mevki, para… Deyip hayatı bunların üzerine inşa etmeye karşılık, Kur’an’ı bir tablo gibi duvara asmakla veya belirli gecelerde okumakla. Kur’an-ı belden yukarıda taşıyıp, öpülüp başa konulan bir nesne haline getirmekle, Kur’an saklanır. . .

Kısacası aslında Kur’an-ı terk etmenin bin bir türlü çeşidi vardır. Anladık ki Kur’an’ı terk etmek rehber olarak, otorite olarak, hayatlara hükmedecek tek merci olarak görmemektir. Peki ya sen, bu ve buna benzer nice ayetin muhatabı isen? Bu yüzden Allah cc. geçmiş kavimlerden misaller veriyor ki aynı hataları yapıp hak yoldan sapmayalım, yaşama noktasında gevşeklik göstermeyelim diye. . .Rabbim öğüt alanlardan, Kur’an’ı hakkıyla yaşayanlardan eylesin. amin

VELHAMDÜLİLLAHİRABBİLALEMİN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.