sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Kar Yağışlı
1°C
Ankara
1°C
Kar Yağışlı
Pazartesi Çok Bulutlu
-1°C
Salı Çok Bulutlu
-1°C
Çarşamba Az Bulutlu
1°C
Perşembe Az Bulutlu
1°C

İNSANLAR ÖLÜ, EHLİ İLİM DİRİDİR

İNSANLAR ÖLÜ, EHLİ İLİM DİRİDİR
03.12.2022
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur, salat ve selam sevgili önderimiz, örneğimiz Hz. Muhammed (sav)’e, O’ nun ehli beytine ve sahabesinin üzerine olsun İnşaAllah

İnsanoğlu içinde yaşadığı hayat serüveninin annesinin karnındaki karanlıklardan kurtulup, o karanlık diyardan çıkıp, dünya hayatına adım atmasıyla başladığını zanneder. Ve yine insan, son nefesini verene kadar kendini diri, canlı ve en sevdikleri de olsa son nefesini verdikten sonra onları ölü sayar. Evet, zahiren baktığımızda durum böyledir, ama ilmin nuruyla baktığımızda, kimi insanlar vardır ki dünya hayatının içerisinde diri, gezen, gören ama aslında ölü, kör sağır  bir hayat emareleri bulunmamaktadırlar.

“Yoksa ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine verdiğimiz nurla insanlar içinde yürüyen kimse karanlıklar içinde olan gibi midir?” (Enam 122)

Bu ayeti kerimede ölüden murad cahil, diriltmekten murad ilim verilmesidir. Evet insan sadece nefesinin sona ermesiyle ölmez. İnsan asıl  Allah’ın dininden (Kuran-ı Kerim) yani ilimden uzaklaşıp cehalet çukurların da yuvarlanırken ölümün en soğuk yüzüyle yan yanadır ama haberi dahi olmaz.

Bir misal vereceğim  İnşaAllah. Bir kimse sebepler açısından çok hasta olsa, son nefesini verdi verecek denilecek durumda iken bir doktor onu ameliyat yapsa ve bu kimse doktor sebebiyle sağlığına kavuşsa ne olur? Eminim ki o doktora, hasta ve yakınları çok teşekkür eder ve onu hayatları boyunca unutmazlar. O kimseye değer verirler.

İnsan sebepler açısından bedenini sağlığa kavuşturana, dünya zorluklarında destek olana verdiği değeri, dünya ve ahiret zorluklarından kendisini emin kılmaya çalışana vermez. Ne kadar da nankör insan!

Yahya b. Muaz şöyle diyor; “Alimler, Muhammed (sav)’ in ümmetine anne ve babalarından da şefkatlidirler. Çünkü anne ve babaları onları dünya ateşinden,  Alimler ise ahiret ateşinden korurlar”
“Muhakkak âlimin abide olan üstünlüğü ayın on dördüncü gecesindeki dolunayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir” SÜNEN-İ EBU DAVUD; İLİM

Âlimler, parlaklıkta ayın 14. gecesindeki bir dolunaya benzetilirken, Abidin yıldızlara benzetilmesindeki hikmet Abidin ışığının yıldızlarınki gibi sadece kendini yetecek kadarken,  alimin ışığının başkalarının yolunu da aydınlatabilecek kadar, güçlü olması ve ayın ışığını güneşten alması gibi aliminde bu ışığın Hz. Peygamber (sav)’ den alıyor olmasıdır.
Peygamberin yolunda giden âlimler, seni karanlıklardan kurtarıp aydınlığa çıkarmaya çalışırken, ölü bir toprağın dirilmesi için yağmura, güneşe ihtiyacı gibi, senin ihtiyacın olan suyu ve ışığı sana getirirlerken, hatta sırf bunları yaparken birçok zorluklara sabreden, peygamber varisçilerine karşı tutumun nedir? Unutma toprağın bitki vermesi için, suya ve ışığa kendisinin ihtiyacı vardır! Mecburiyeti vardır! Yoksa toprağın altında belki onlarca tohum var ama Güneş’le tanışamayan, buluşamayan dirilemeden çürüyüp gidiyor.
Bizler de Allah’ın yeryüzüne attığı tohumlarız. Kimimiz çürüyüp gidecek, kimimiz ilk doğumun ardından, tekrar doğup İslam ile hayat bulacak.
Şunu da sakın unutma ey Müslüman! Tohum güneşle suyla tanışınca topraktan filizlenir çıkar doğru ama güneşten ışık almayı bıraktığı, suyu bıraktığı an geldiği toprağa gerisin geriye dönebilir! Bu yüzden büyüyüp ağaç olabilmesi topraklarının kökleşmesi, dallarından meyvelerin vermesi için sürekli ışığını ve suyunu almak zorundadır.
Allah bizleri İslam’ın nuruyla aydınlanan, İslam ile hayat bulan ve ölüme bu hal üzere kucaklaşanlardan eylesin.

– VELHAMDÜLİLLAHİ RABBİL ALEMİN-

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.