sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
Kur'an Dinle
Sesli Makale

EŞİNE OLAN İTAATİYLE ÖRNEK BİR HANIM SAHABİ KOKUCU HAVLA (R.Anha.)

EŞİNE OLAN İTAATİYLE ÖRNEK BİR HANIM SAHABİ  KOKUCU HAVLA (R.Anha.)
18.05.2019
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

            Alemlerin Rabbi olan Allah’a (cc) hamd, Nebilerin sonuncusu ve efendisi olan Muhammed’e (sav) ailesine ve ashabına ve en doğru şekilde onlara tabi olanlara salat ve selam olsun

            Allah’ın(cc) rızasını kazanmanın yollarından biri de eşinin rızasını kazanmaktır. Hz. Havla bunun için çaba gösteren hanım sahabilerdendi. Babası Tuveyt b. Habib’dir. Asıl adı Havla binti Tuveyt olmasına rağmen koku satan bir kadın olduğu için lakabı el- havla el- Attariyye yani “Kokucu Havla” olmuştur. Onun hayatı hakkında sayfalar dolusu bir bilgi veya İslam yolunda verdiği mücadeleleri anlatan olaylar yoktur. Fakat bu şu anlama gelmez ki, onun derdi ve mücadelesi İslam değildi. Bilakis onun tek gayesi Alemlerin tek Rabbi olan Allah’ı (cc) razı edebilmektir. Öyle ki ahiret günü geldiğinde onu kızgın bulmamak için azabıyla karşılamamak için sormaktan çekinmiyordu.

Kur'an Dinle

            Şöyle bir gerçek vardır ki şeytan çoğu insana soru sormaktan daha doğrusu sormamaktan gelir. Ona der ki şimdi bu soru sorulur mu çok saçma. Ya sorarsam bana gülerler mi? O kadar kitap okudun hayla bunu anlayamadın mı? Derlerse… En iyisi Sormamak boşver  elbet bir gün öğrenirsin der. Ve seni belki de öğrenmen gereken hayatında olmazsa olamaz şeyden alıkoyar. Sonuç olarak düşman kazanır. Sen kaybedersin.

            Oysaki ilme ve soru sormaya teşvik için söylemiştir;

            “ilim hazinedir bu hazinenin anahtarı soru sormaktır. Sormaktan çekinmeyin. Zira ilim sorulmasından dört kişi  birden Mükafat kazanır.  Soran, Cevap veren,  onları dinleyen,  onları Seven.”  (Ebu Ebu Nuaym)

            Rabbimiz olan Allah(cc) ise şöyle buyurmuştur.

Sesli Makale

            “Eğer bilmiyorsanız ehl-i zikre sorunuz” (Nahl 43)

            Tabii ki soru sormakta  ki gaye öğrendiğin şeyi amele dökmek olmalıdır. İşte Kokucu Havla diye tanınan bu Hanım hiç çekinmeden öğrenmek ve Allah’ın rızasını kazanabilmek için bir gün Mü’minlerin annesi Hz. Ayşe’ye gelip şöyle dedi;

            Mü’minlerin annesi ben her gece koku sürünüyor ve gerdeğe giren bir gelin gibi süslenip kocanın yatağına giriyorum. Ben bunu Rabbimin rızasını kazanmak  için yapıyorum fakat o yüzünü benden çeviriyor. Ondan bana kızmasından başka bir şey göremiyorum. Hazreti Ayşe ona Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gelinceye kadar bekle dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi sellem gelince ben Havlanın kokusunu hissediyorum sizin yanınıza o mu geldi sizden bir şey mi istedi dedi. Hazreti Ayşe ise hayır fakat o kocasını şikayet etmeye geldi dedi

            Rasulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem neyin var Havla dedi ve Hz Ayşe’ye anlattıklarını ona da anlattı;

            Resulullah  sallallahu aleyhi vesellem  kadın git kocanı dinle ve ona itaat et dedi.

Havla; Ya Resulallah bana Ecir var mı? Dedi. Kadının cümlesine dikkat edelim kocana git ve itaat et denildiğinde sorduğu ve tek merak ettiği şey alacağı ecir oluyor. Aslında sahabenin hayatlarını okurken bayan veya erkek fark etmez şunu görüyoruz ki onların yaşantılarında kendimize  örnek almamız için sayfalar dolusu bilgilere veya işkence sahnelerine ihtiyaç yoktur tek bir cümlelerinden onların nasıl insanlar olduklarını iman ettikten sonra Allah ve Rasulüne nasıl itaat edilmesi gerektiğini hepsinin hayatında görmekteyiz.  Cevap çok güzel  “Bana ecir var mı?” Tek dertleri cennete gidebilmek için ecir kazanabilmek hiçbir itiraz yok üzerine ekleyip kocasını kötülemek yerden yere vurmak yok ey Allah’ın resulü Ama o bana çok kötü davranıyor kalbimi kırıyor bak önceden de şunları yapmıştı deyip kocasını yermek yok. Peki isteseydi söyleyemez miydi?  Ayrıca şu ayrıntıyı da dikkat edelim ki Resulullah gelmeden önce Hazreti Aişe ve Hazreti hala birlikte onu bekliyorlar Peki bu sırada ne yapıyorlar oturup eşlerini mi çekiştiriyorlar ya da söyle soralım onları susup beklemeye iten şey nedir? Cevap tabii ki de imandır Allah korkusudur şunu da çok iyi öğrenmişler ki ağzımızdan çıkan her sözden mutlaka hesaba çekileceğiz.

Evet şimdi Resulullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem verdiği cevaba bakalım kocanın hanımı üzerindeki hakkı  Devenin sırtında olsa bile kendisini ona mahrum etmemesidir. Kocasının izni dışında bir gün bile oruç tutmamasıdır. Bundan farz olan Oruç müstesnadır. Eğer dinlemez oruç tutarsa günahkar olur ve orucu kabul edilmez. Kocasının izni dışında evinden hiçbir şey vermemesidir. Yine dinlemez verirse verilenin sevabı kocasınadır, ona da Günah vardır. Ancak kocasının izni ile evinden çıkmasıdır. Eğer izinsiz çıkarsa kocası haksız olsa bile tövbe edince veya dönünceye kadar Allah ve gazap Melekleri ona lanet ederler buyurdu.

Kokucu Havla; haksız olsa bile mi dedi.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem; evet Haksız olsa bile dedi.

Kokucu Havla; Kocama itaat edersem bana hangi ecir var ya resulallah  sallallahu aleyhi ve sellem dedi.

Allah’ın Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ise şöyle cevap verdi. Kocasına itaat edip hakkını yerine getiren İyiliğini söyleyen kendi namusu ve kocasının malında sahtekarlık yapmayan bir kadınla şehitler arasında  cennette Sadece bir derece vardır. Eğer kadın kocası samimi ve güzel huylu olursa o cennette yine onun hanımıdır öyle olmazsa Allah onu şahitlerden birisiyle evlendirir buyurdu. Sübhanallah Resulullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem bu sözlerinden sonra iman ile akıl sahibi hiç bir kadın eşine itaat etmekten geri durmamalı Çünkü bunun karşılığında ebedi yurt olan cennet vardır. Peki cennet için özlem duyan kadınlar nerede?..

Hz Havla’nın sıkıntısını giderip de Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem sorması ve bunun karşılığını dinlemesi hiçbir münakaşaya girmemesi kocasına karşı hiçbir tavır takınması ki haksız dahi olsa biz  bugünün kadınlarına çok güzel örnektir. Öyle ki en başta da söylediğimiz Gibi Onun tek derdi Allah’ın celle celalühü rızasını mektup Çünkü  dininin Hidayet yolunu iyi bilen Müslüman kadın derin bir imanla bu dünya hayatında büyük bir hedef için yaratılmıştır. Bundan dolayı Müslüman kadın bütün işlerini yaparken devamlı bir ibadet için de olabilir bu hayattaki görevini Allahu Teala’nın olmasını istediği şekilde yerine getirme niyetiyle hareket etmesi halinde daima bir mabette gibidir.

Anne babasına iyilik ederken kocasına karşı kadınlık görevini güzelce yerine getirirken çocuklarının terbiye ve eğitimi ile ilgilenirken ev işleriyle meşgulken Akrabalık bağlarını korumaya çalışırken vesaire bütün bunları Allah’ın celle celalühü emrine uymak ve ona kulluk etmek niyetiyle yaptığı müddetçe Müslüman kadın hep ibadet hali üzeredir. Ve Allah azze ve cellenin en güzel gördüğü şeylerden birisi de eşine ilacıdır bu konu hafife alınacak bir şey değildir.

            Hatta eşinle arandaki münasebet senin ahiretini dahi etkilemektedir. Öyle ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; “Kendisinde kocası razı olduğu halde ölen bir her Müslüman kadın cennete girer.” (sünen-i Tirmizi)

Kim istemez ki cennet ehli olmak. Aslında şunu söyleyebiliriz ki iki tarafta yani hem kadın hem erkekte Müslüman olup dertleri Allah’ın dinini yaşamak gayeleri ilahi Kelimetullah’ın yükselmesi ve hedefleri de Cennet olduktan sonra mutlu olmaz birbirlerine karşı sabır gösterebilmek haklı da olsa susmak ateşe körükle gitmemek çok doğru söz doğru değildir. Çünkü onlar aralarında çıkan anlaşmazlıklarda Allah’ın ayetleriyle Resul’ün yaptığı hadisleriyle birbirine nasihat ederler. Yeri gelir Yaptığı hatanın bedelini cehennem olduğu hatırlatıldı yeri geldiğinde nefsine ağır gelse dahi o işin karşılığını cennet olduğunu hatırlatır yol Gaye Hedef aynı olduktan sonra ve kalplerde Cennette beraber olma isteği olduktan sonra itaat etmek çok da zor değildir. Aslında rivayet olunur ki Kadının biri çöle gider ve yolda kocası çok çirkin Kendisi çok güzel bir kadın görür kadına “bu adamla nasıl vakit geçiriyorsun” diye sorar. Kadın “Belki o Allah Teâlâ katında Güzel ve iyi bir insandı Allah Teala mükafat olarak beni ona nasip etmiştir. Belki ben kötü bir kadınım ceza olarak da Allah Teala da onu bana nasip etmiştir der.”

            Düşünceye bakar mısınız?  Gerçekten muazzam bir cevap. İnşallah bizlerde böyle düşünebilenlerden ve ecir kazanabilmek için yarışanlardan oluruz. Hz Havla gibi olabilmek için Kur’an ve Sünnet ve amel etmek gerekir ki artık uyanalım ve Kur’an ile ibadet etmenin gaflet içinde olmaktan daha güzel olduğunu anlayalım.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.