sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
Kur'an Dinle
Sesli Makale

SU GİBİ OLABİLMEK

SU GİBİ OLABİLMEK
23.10.2018
0
A+
A-

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

SU GİBİ OLABİLMEK

 

Kur'an Dinle

Allah’a hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefsimizden ve amellerimizin kötülüklerinden O’na sığınırız. Allah’ın hidayet ettiğini saptıracak, saptırdığına da hidayet verecek kimse yoktur.

Salat ve Selam Peygamberlerin en hayırlısı önderimiz Hz. Muhammed (s.a.v)’e ehl-i beytine ve ashabının üzerine olsun.

Yaşadığımız hayatın her alanında yalnızca Allah’ı dinlemek, Allah’ı razı etmek, yalnızca Allah’a teslim olmak ve yalnızca O’na kulluk edip O’na hiçbir yetki sınırlaması getirmemekle emrolunduk.

Böyleyken insanların pek çoğu şükretmiyorlar. (itaat etmiyorlar). Allah’ın verdiğini (canı, bedeni, sağlığı, vakti, aklı) Allah’a kulluk yolunda kullanmıyorlar.

Sesli Makale

İnsan olarak çelişkilerimiz tefrikalarımız gayenin hedefin, itaat edilmesi gereken merciinin bir olmamasından ve Kur-an ve Kâinat kitabının da anlaşılmamasından kaynaklanmaktadır.

Kur-an ayetleri bizlere Allah azze ve celle’yi tanıtmaktadır. İlah kimdir? Rab kimdir? kulluk nedir? bu bilgileri bize öğretir. Kâinatta bu bilgimizi nasıl uygulamaya geçireceğimizi bize göstermektedir.

Okuduğumuz Kur-an ayetleri ile bizzat gözümüzle müşahede ettiğimiz kâinattaki ayetleri bütünleştirebilirsek bunun sonunda kalpte yakini bir iman oluşur ve bu imanın yansımaları da bizzat yaşantıda kendini gösterir. Mesele Allah’ı Rab kabul edip O’na boyun eğip, kâinattaki diğer varlıkların arasına karışabilmek onlar gibi her an itaat halinde olabilmektir.

Enes b. Malik (r.a)’dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

“Allah’u Teâla cehennemde azabı en hafif olana: Şayet yeryüzünde ne varsa hepsi senin olsaydı şu azabdan kurtulmak için feda eder miydin? Diye soracak.

O da: Evet feda ederdim Ya Rabbi. Diyecektir.

Bunun üzerine Allah’u Teâla: Fakat ben Âdemin sülbünde iken senden daha kolayını istemiştim. Bana hiçbir şeyi şirk koşmayacağına dair senden söz aldım. Sen ise bana şirk koşmakta direttin .” (Buhari-Müslim)

İşte o azabın içindeyken yeryüzünün tamamı sizin olsa ve bunu fidye olarak verseniz dahi o gün kabul edilmeyecek. O halde ne malın ne evladın ne altının gümüşün fayda sağlamayacağı kıyamet günü gelmeden önce herkes Allah’u Teâlâ’ya şirk koşmadan ihlasla O’nun emir ve yasaklarına riayet ederek bir hayat yaşamak zorundadır. Allah Teâlâ’nın bizden istemiş olduğu kolay olanda işte budur. Tek kelime ile KULLUK.

Bir insan için LA İLAHE İLLALLAH dedikten sonra başka yapılacak bir şey yoktur zaten. Müslümanım diyor isek su gibi olmak zorundayız. Suyu yuvarlak bir kaba koyarsak yuvarlak şekil alır. Kare bir kabın içine koysak kare olur. İşte bunun gibi su nasıl girdiği kabın şeklini alıyor ise kişide İslam’a girdikten Müslüman olduktan sonra İslam şeriatine harfiyen uyması gerekmektedir. Yani mesele su gibi olabilmektir. Mesele kâinattan bir parça olabilmek onların arasına karışabilmektir. Bunun için gelin kâinat nasıl Allah’u Teâlâ’ya itaat ediyor müşahede edelim.

Hud 44: Denildi ki: “Ey yer, suyunu yut ve ey gök, sen de tut.” Su çekildi, iş bitiriliverdi, (gemi de) Cudi (dağı)üstünde durdu ve zalimler topluluğuna da: “Uzak olsunlar” denildi.

Yer ve gök itirazsız bir şekilde Allah’ın buyruğunu yerine getirmiştir…

Fussilet 11: Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek (İtaat ederek) geldik” dediler.

Dikkat edin yer ve gök isteyerek gönülden emrine itaat ettik diyor…

Rad 13: Gök gürlerken Allah’a hamd ile tesbih eder.

Rad 15: Göklerde ve yerde her ne varsa -isteyerek de olsa, istemeyerek de olsa- Allah’a secde eder. Sabah akşam gölgeleri de (O’na secde eder).

Enbiya 69: Biz de dedik ki: “Ey ateş, İbrahim’e karşı soğuk ve esenlik ol.”

Ateşin İbrahim (a.s)’ı yakmadığını hepimiz biliyoruzdur…

Zümer 5: Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir.

Güneşin bir gün olsun doğmadığını günü aydınlatmadığını göreniniz varmı?…

Nahl 68-69: Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü, uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.

Ayeti kerimelerde gördüğümüz gibi yer gök güneş ay kısacası yeryüzü gökyüzü ve ikisi arasında ne varsa görünen görünmeyen her varlık Allah Teâla’nın emrine boyun eğmişler. Bizler her ne kadar onların bu kulluklarını anlayamasakta canlı veya cansız herşey Allah azze ve celle’yi tesbih ediyor. O’nu zikredip O’na kulluk ediyor. Ayeti kerimede bu husus şu şekilde ifade edilmektedir.

İsra 44: Yedi gök, yer ve bunların içindekiler O’nu tesbih eder; O’nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir şey yoktur, ancak siz onların tesbihlerini kavramıyorsunuz. Şüphesiz O, halim olandır, bağışlayandır.

Herşey Allah Teala’ya itaat edip O’nu zikrederken sen kime itaat ediyorsun Müslüman!?

Sende Allah’ın herhangi bir emrine karşı gökler gibi isteyerek severek itaat ediyor musun!?

Ateşin “Soğuk ve Selamet ol” emrine karşı hemen itaat ettiği gibi sende bir ayet duyduğunda hemen işittim itaat ettim diyor musun!?

Bal arısı Allah’ın vahyi doğrultusunda yol alırken sende vahyi kendine rehber ediniyor musun!?

Yani bir bal arısı kadar olabiliyor muyuz!?

Tabi şunu da unutmayalım ki Allah azze ve celle bizim hiçbir şeyimize ne namazımıza ne örtümüze ne sadakamıza muhtaç değildir. Oysa bizler O’na muhtacız. İhlasla O’na yönelmek zorundayız.

Fatır 15: Ey insanlar, siz Allah’a (karşı fakir olan) muhtaçlarsınız; Allah ise, Ğaniy (hiç bir şeye ihtiyacı olmayan)dır, Hamid (övülmeye layık)tır.

Taberi bu ayetin tefsirinde şöyle demektedir:

“Ey insanlar sizler Allah’a muhtaç varlıklarsınız. O halde O’na kulluk edin ve rızasını kazanmaya koşun ki ihtiyacınızı lütfuyla gidersin. Allah ise hiçbir şeye muhtaç değildir. Sizin O’na ibadet etmenize de ihtiyacı yoktur. Allah size verdiği nimetlerden dolayı övülmeye layık olandır. Dilerse sizi helak eder. Zira sizi herhangi bir ihtiyacı için yaratmış değildir.

Bir yazarın da dediği gibi;

“Ey insanoğlu! Senin hakikatin işte bu…

 Hiçbir şeye sahip değilsin…

 Hiçbir kuvvetin yok…

 Hiçbir kudretin yok…

 SEN RABBİN OLMADAN HİÇBİR ŞEYSİN, BİRŞEYDE OLAMAYACAKSIN…”

Dünya ve ahiret mutluluğu için tek bir yol var o da Allah azze ve celle’ye KULLUK.

İnsanın hayatta ulaşabileceği en yüksek mertebedir. Allah Teâlâ’ya KULLUK.

Rabbim ihlasla kendisine kulluk edenlerden bizleri eylesin.

Rabbim Hakk’ı Hakk Bilip Hakk’a Sarılan, Batılı Batıl Bilip Batıldan Uzaklaşan Kullarından Eylesin.

 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.