sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
Kur'an Dinle
Sesli Makale

CENNET BAHÇESİ İLE MÜJDELENEN ÜMMÜ DAHDAH (RADIYALLAHU ANHA)

CENNET BAHÇESİ İLE MÜJDELENEN ÜMMÜ DAHDAH (RADIYALLAHU ANHA)
19.06.2017
0
A+
A-

“BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM”

Allah’ın adıyla başlarım. Hamd yalnızca Allah’a mahsustur. Salat ve selam Allah’ın elçisi Muhammed (s.a.v.)’in, ailesinin, ashabının, O’nun yolundan gidenlerin ve kıyamete kadar davetini yürütenlerin üzerine olsun.

Ümmü Dahdah Medine’de doğup büyüdü. Eşi Sabit b. Dahdah ile mutlu bir yuvaları vardı. İslâm Medine’de yayıldığında aile olarak İslâmı seçtiler. İslâmın güzel ahlâkını alan aile Kur’an’ın ve sünnetin emirlerini yerine getirmede titizdi. Eşler İslam yolunda iyilik yapmakta birbirlerini teşvik ediyor, her türlü fedakarlıkta birbirlerine yardımcı oluyorlardı. Bugün bizlerde onlar gibi İslâmı seçtik. Peki yaşantımıza baktığımızda Kur’an ve sünnetin emirlerini yerine getirmede sahabeler gibi büyük bir titizlik gösterebiliyor muyuz? Ve ya eşimizle İslâm yolunda ne kadar mücadele ediyoruz? Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kurtulmak için eşimizle, çocuklarımızla adn cennetlerinde güzel meskenlere yerleşebilmek için birbirimizle hayır üzerine mi yarışıyoruz yoksa; Müslümanlar çile çekip, kundaktaki bebekler öldürülürken, insanlar diri diri yakılıp Allah’ın hükümleri çiğnenirken bizim derdimiz hâlâ ceviz kabuğunu doldurmayacak dünyalık kavgalarsa, bizlere hiçbir fayda sağlamayacak. Hatta ziyana uğratacak şeyler uğruna birbirimizle yarışıyorsak işte o zaman yazık bize ki hâlâ bazı şeyleri anlamamışız demektir.

Kur'an Dinle

Çünkü Müslüman bir aileyi oluşturmadan, Müslüman bir toplum meydana gelmez. Bizler önce evlerimizi İslâm ile şereflendirmeliyiz ki sonra insanlara da örnek bir Müslüman olabilelim. Derdimizi İslam dini, hedefimiz ise Firdevs Cenneti olmalıdır. İşte bu iki sahabenin tek derdi cennette güzel bir ev sahibi olabilmekti.

Dahdah ailesinin maddi durumu iyiydi. Kendilerine ait iki hurma bahçeleri vardı. Birinde altı yüz adet hurma ağacı vardı ve Medine’nin en büyük ve en güzel bahçelerindendi. Fakat bu aile Allah’ın kendilerine verdiği mülkün emanet olduğunu biliyor ve ellerindekilerle böbürlenmiyor, verdiklerini de başa kakmıyorlardı.

Onların tek derdi Allah azze ve celle’nin göndermiş olduğu vahyi hayatlarına geçirip hakkıyla yaşayabilmekti. Bunu kendilerine gaye edinmişlerdi. Ebu Dahdah şu ayeti çok iyi anlamış ve iman etmişti; “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman Allah ve Resulüne icabet edin.” (Enfal-23). İşte bu yüzden ayetleri yerine getirmek için can atıyor ve bunu kendine dert ediniyordu ve yeni bir vahy gelmişti. Allah azze ve cellle’nin bir emri daha vardı ki bunun karşılığı cennetti. “Kim Allah’a güzel bir borç verirse Allah onun karşılığını kat kat verir.” (Bakara-245).

Ayeti iyice düşünüp manasını anlamıştı. Allah fakir kullarının adına, zengin olanlardan borç istiyordu ve bu borcun cennette karşılığı kat kat olarak ödenecekti. Ebu Dahdah kendisine düşen görevi yerine getirmek istiyordu. Rabbinin emrine itaat etmek için, âhirette huzura kavuşabilmek için can atıyordu. Çünkü onun derdi dünya değil gerçek yurt olan âhiretti. Birde bizlere bakıyorumda kimimiz Kur’an’ı hatmetmiş, kimimiz birkaç ayet ezberlemiş, kimimiz ise manalarını da ezberlemiş fakat hepsinin ortak noktası kimse hakkıyla bu ayetlere iman etmemiş. Çünkü kalplerimiz tek bir ayeti yerine getirememe korkusuyla dolup taşmıyorsa, Rabbimin emrine itaat etmediğimde cennetini kazanamam ve cehennem ehlinden olurum diyip içimiz içimizi yemiyorsa biz imanın tadını alamadık demektir ki; iman eden kişi yerinde duramaz cennet için mücadele eder.

Sesli Makale

İşte Ebu Dahdah dünyadaki malını mülkünü düşündü, sonra cenneti, oradaki inciden evleri düşündü ve hemen tercihini yaptı. Rabbine borç vermek için can atıyordu. Koşarak Resulullah’a gitti:

-“Anam babam sana feda olsun ya Resulullah Allah hiçbir şeye muhtaç değilken bizden borç mu istiyor?”

-“Evet bununla sizi cennete koymak istiyor.”  Ebu Dahdah duyduğu cennet sözüyle cevabı tekrar teyit etmek için :

– “Şimdi ben Rabbime borç verirsem bunun için beni ve çocuklarımı cennete koyacağını taahhüt mü ediyor?”

Resulullah gönlü imanla dolu sahabisinin duymak istediği cevabı vererek üzerine basa basa “Evet” buyurdu. Ebu Dahdah:

-“Öyleyse elini bana uzat ya Resulullah benim iki bahçem var. Biri yukarıda diğeri aşağıda, vallahi benim bundan başka bir şeyim yok. İkisinide Allah’a borç vermek istiyorum.”dedi. Resuslullah ise:

-“Onlardan birini Allah için bağışla. Diğerini kendin ve ailenin geçimi için bırak.”dedi.

-“Büyük olan ve çok sevdiğim 600 ağaçlı hurma bahçemi Rabbime borç veriyorum.”dedi. Resulullah fedâkar sahabesine müjdeyi verdi:

-“Allah buna karşılık sana cenneti verecektir.”buyurdu.

İşte iman budur, İslâm budur. Hiç düşünmeden canını ve malını Allah yolunda feda etmektir. Soralım kendimize sürekli ezberlediğimiz şu ayete ne kadar iman ettik; “Allah müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın aldı.” (Tevbe-111). Bugün bizler neyimizi feda ediyoruz cennet uğruna. Hani bizlerde her şeyimizi satmıştık Rabbimize. Hani bir söz vermiştik galu belada tek O’nu Rab kabul edip onun dinini yaşamak ve yaşatmak için mücadele edecek ve O’nun bize vermiş olduklarını, yine O’nun(c.c.) yolunda harcayacaktık. Bizler bırakın canımızı vermeyi zamanımızı bile dinimizi öğrenmek için vermiyoruz. O kadar cimriyiz ki dünyalık işlerimizden arta kalan zamanlarda ilim öğreniyor, boş vaktimiz kalırsa ancak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

Dünyaya bağlanan bu kalpler nasıl âhiret için atacak ki. Allah azze ve celle yaratmış olduğu bu dünyaya bir sivrisinek kanadı kadar bile değer vermezken biz nasıl olurda sadece geçici olan bu hayat için çalışırız. Resulullah(s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ahiret nimetleri karşısında dünya nimetlerinin durumu ve değeri ancak birinizin parmağını denizin içine koyması durumu gibidir. Artık parmağın o sudan ne ile döneceğine bir bakıversin.” Aklını kullanan insan ancak bu hadise iman eder ve artık âhirete gittiğinde bu dünyadan elinde bir şey kalmayacağını anlar. Aslında bununda bilincindeyiz fakat yakinimizi arttırmadığımız sürece bilginin bizlere hiçbir faydası olmayacaktır. Bırakalım artık şeytana uymayı da dünya için değil âhiret için yarışalım. Şairin dediği gibi: “Nefse ve şeytana muhalefet et ve onlara kafa tut. Eğer onlar sana sırf öğüt verirlerse dinle.

O düşmana kafa tutalım ki bizlerin ayağını haktan saptırmasın. Allah’ın verdiği malı da zamanı da gene O’nun yolunda harcayalım, kazanan bizler oluruz. Dahdah ailesi cenneti kazananlardan olmuştu. Ebu Dahdah karısına olan biteni anlatıp ayeti de okuyunca ona şunu söyledi:

-“Artık hurma bahçesinden çıkman gerekiyor. Ben onu Rabbime borç verdim.” Kocasıyla aynı ahlakı paylaşan Ümmü Dahdah ona şu cevabı verdi:

-“Karlı bir alışveriş yapmışsın ey Ebu Dahdah! Allah alışverişini mübarek kılsın.”dedi ve çocuklarını da alıp topladığı hurmaları bırakarak oradan çıktı. Cenneti kazanmış olmanın verdiği huzur ve mutlulukla hayatlarına devam ettiler. Peki bizler bugün bu kârlı alışverişi yapmak için hâlâ ne bekliyoruz? Bilmeliyiz ki yapılması gerekenler çoktur ve vakit gerçekten çok kıymetlidir. Eğer bize verilen nimetleri Allah yolunda değerlendirmezsek boşa geçen o vakitler kıyamet gününe kadar geri dönmeyecektir. Bu kârlı ticaret için tanınan süre her an bitebilir. Birimiz sabahını ailesinin yanında akşamını ise kabirde yalnız başına geçirebilir. Bu yüzden âhiret konusunda artık acele edelim. Vahyi yerine getirelim. “İşte onlar hayır işlerinde yarış ederler ve onlar hayır için önde giderler.”(Mü’minun-61).

Allah yolunda vaktimizi, malımızı, canımızı harcamak konusunda cimrilik etmeyelim çünkü o dehşetli kıyamet günü her yaptığımızın karşılığı verilecektir. “Mallarını Allah yolunda harcayanların örneği, her bir başağından yüz tane olmak üzere yedi başak çıkaran bir tane örneğidir. Allah dilediği için kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, bilendir.”(Bakara-261).

Rabbim İslâm dinini yeryüzüne hakim kılma mücadelesi veren, canını malını satan ve cenneti arzulayan kullarının yardımcısı olsun İnşâAllah.

Elhamdulillah.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.