sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
Kur'an Dinle
Sesli Makale

ALLAH’I (c.c) TANIMANIN YOLLARI

ALLAH’I (c.c) TANIMANIN YOLLARI
06.11.2018
0
A+
A-

 

ALLAH’I (c.c) TANIMANIN YOLLARI

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

 

Kur'an Dinle

Hamd, göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunan her şeyi yaratan, yöneten, rızıklandıran ve İradesinin önüne hiçbir şeyin geçemediği, İlim sıfatı ile her şeyi kuşatan tek İLAH tek RABB tek MALİK ve MELİK olan Allah azze ve celleye mahsustur.

Salat ve selam son Resul ve Nebi Muhammed(s.a.v)’in ehli beytinin, pak zevcelerinin, insanlık için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmet vasfına sahip sahabesinin, derdi Allah kelamının hâkimiyeti olan Rehberi Kur’an, önderi Muhammed(s.a.v) olan tüm mümin ve müminelerin üzerine olsun.

Allah azze ve celle insanları yarattıktan sonra kendi hallerine bırakmamış ve kendisini tanıtmak için Kitaplar vahyetmiş ve insanlar içinde peygamberler seçmiştir. Kendisini tanıtmak dedik peki biz idrakı sınırlı olan insanlar olarak Allah’ı (c.c) nasıl tanıyailiriz? Allah’ı (c.c) tanımanın işaretleri nelerdir ve bizi o işaretlere götüren vasıtalar nelerdir? Ve biz o vasıta ve uzuvlara sahip miyiz? Elbette ki bize, Beni tanıyın diye emreden Allah(c.c), O’nu tanıyacak vasıta ve ucuvları da vermiş ve tanıma işaretlerini de belirtmiştir. Rabbani âlimlerden olan İbni Kayyım el-Cevziyye, Allah’ı(c.c) tanımaya götüren yolun iki tane olduğunu söylemektedir ve şöyle der:

Rabb Teâla, kendisini tanımaya dair bilgiyi Kur’an’da kullarına iki yol ile haber vermektedir. Birincisi; yaratmış olduklarına bakmakla, ikincisi ise, ayetleri üzerinde düşünmek ve tefekkür etmekle. İlki ŞAHİT olup bakılan ayetlerdir. Diğerleri ise; işitilen ve akledilen ayetlerdir.

Sesli Makale

Allah’ı (c.c) tanıtan ayetlerin ilki ŞAHİT olup bakılan ayetlerdir. Peki, bizler ayetin ne demek olduğunu anlamaz ve kavramaz isek Allah’ı (c.c) nasıl tanıyacağız? Ayet: açık alamet, iz, belirti, eser ve işaret anlamlarına gelmektedir. Allah’ı (c.c) tanımaya götüren iz, işaret açık alamet demektir ayet. Peki bu alametler, işaretler, belirtiler ve eserler nerede diye merak edip Allah’ı (c.c) tanıma isteğimiz varsa Hayat Rehberimiz Kur’an’ı Kerim bildiriyor bizlere mealen;

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah’ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgârları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten AYETLER vardır.  (Bakara suresi 164)

Dikkat edin Allah’ı (c.c) tanıtan birer AYET olan gök, yer, gece, gündüz, su, yağmur, rüzgar ve evrilip çevrilen bulut. Bakın bunlara diyor Allah(c.c), ibret gözüyle bakın, onlar için koyduğum kanun ve nizama bakın. Heybetçe, büyüklük ve genişlik olarak sizden kat be kat daha fazla yer kaplarken kendi kafalarına ve arzularına göre hareket etmezken, size ne oluyor da beni tanıtan bu AYETLERE ibret gözüyle bakmıyor anlamak istemiyorsunuz?

Dikkat ettiyseniz İbni Kayyim Allah’ı (c.c) tanıtan yolun ilki ŞAHİT olup bakılan Ayetlerdir diyor. Gözünü Bakara Suresi 164’ncü ayetlere kaldır da bak ve ben bunlara şahit değilim de. Diyemiyoruz değil mi?  Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.(Yusuf suresi 105) Sırtlarını dönüp giderler diyor Allah (c.c). Yani şahit olmasına, tanık olmasına ve gözlemlemesine rağmen sırtını dönüp gidiyor. Zaten hemen sonraki ayette ise bunlar şahit olup kendilerine pay çıkardılar, tefekkür ettiler ve kendilerini de başıboş bırakmadığımızı anladılar DEMİYOR Kİ. Onların çoğu, ancak ortak koşarak Allah’a iman ederler.(Yusuf Suresi 106)

Peki, AYETLERE bakıp ta ibret alanlar ve kendilerine pay çıkaranlar yok mu?  Elbette ki olmuştur. Biz Allah’ın(c.c) Kelamı olan Kitabını anlamak için okumadığımızdan göremiyoruz ya da görmek istemiyoruz. Belki de çoğumuzun okuduğu, ne yazık ki azımızın anladığı Al-i İmran Suresinin 190-191’inci Ayeti Kerimelerine tekrar tekrar anlamak için bakalım. Mealen; Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde TEMİZ AKIL sahipleri için gerçekten AYETLER vardır.

 Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.”

Kendilerine ders ve pay çıkaranların bakışı böyle olmalıdır ki Allah’ı(c.c) tanıya bilsinler. Temiz akıl sahipleri bu iki ayette ne tür tehdit gördüler ki hemen cehennem azabından Allah’a sığınıyorlar. Dikkat ettiyseniz bu iki ayette tehdit içeren ifadeler de yok. Bu ayetlerin tefsirinde Merhum Şehid(İnşaAllah) Seyyid Kutub’un sorduğu sorularla yazımı bitiriyor bir da haki yazımızda birlikte cevaplarız İnşaAllah.

Göklerin ve yerin yaratılışında ve gece ile gündüzün ardarda gelişindeki deliller nelerdir?

Ayakta, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı anan akıl sahiplerine, göklerin ve yerin yaratılışı, gece ve gündüzün ardarda gelişini düşünürken görünen deliller nelerdir?

Bu delileri düşünmek ile Allah’ı ayakta, otururken ve yanı üzerine yatarken anmak arasındaki ilişki nedir?

Bunları düşünmekten “Ey Rabbimiz sen bu evreni boşuna yaratmadın, sen böyle bir anlamsızlıktan münezzehsin, bizi Cehennem azabından koru…” diye devam eden alçak gönüllü ve ürpertici duaya geçiş nasıl meydana geliyor?

Son sözümüz de ilk sözümüz gibi Allah’ı Hamd etmektir.

 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.