MENÜ

ÖLÜM SENİN KALBİN DE OLSUN

233 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ÖLÜM SENİN KALBİN DE OLSUN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

  Hamd alemlerin tek Rabbi din gününün sahibi kulluk edilmeye tek layık olan Aziz,Cabbar, Kahhar, Rahman, Rahim olan Allah azze ve celle’ye mahsustur. Salat ve selam kainatın efendisi müminlerin önderi ve örneği olan son Nebi Hz.Muhammed(s.a.v.)e onun aline ashabına ve onun yolundan giden tüm müminlere olsun inşallah.

İnsanların ahireti ve kulluk vazifelerini unutmalarındaki en önemli etken kişinin uzun emel sahibi olmasından kaynaklanır. Uzun emel’in önemli bir sebebi vardır ki oda kişinin dünya’ya karşı olan aşırı sevgisidir.

İnsan dünyaya şehvetlerine lezzetlerine dünya ile olan ilişkilerine değer verdiğinde dünyadan ayrılmak kalbine ağır gelir. Kalbi dünyadan ayrılmasına sebep olan ölüm hakkında düşünmekten kaçınır. Kim bir şeyden hoşlanmazsa onu kendinden uzaklaştırır.

İnsan batıl kuruntuların hayranıdır. Daima maksadına uygun olanı temenni eder. Nefsine uygun olanda dünyada baki kalmaktır. Baki kalmanın çarelerini hayal eder durur. Bu bakımdan ölümün anılmasından gafil olur, ona yaklaşmaya bile gücü yetmez.

Aslında bu hal bir çok kişide bulunmaktadır. Bazı kişiler vardır ki ölüm kelimesini dahi duymak istemezler. Ölüm sözü edildiğinde şimdi içimizi karatma boşver, şimdi onun zamanı mı, güzel şeylerden bahsedelim derler. Ölümle alay dahi ederler. Bunlar ahireti unutup dünyayı fazlasıyla sevenlerdir.

Bu dünya hayatı ancak bir oyun eğlenceden ibarettir. Ahiret yurduna gelince işte asıl hayat odur keşke bilselerdi.(Ankebut-64)

  Hz.İsa şöyle demiştir:yarının rızkı için boşuna kederlenmeyin eğer yarın eceliniz den ise onda rızkınız ecellerinizle beraber gelecektir.Eğer ecellerinizden değilse başkasının eceli için ihtimam göstermeyin onlardan bir kısmının emeli de bir saati geçmez. Hz.Peygamber şöyle demiştir: Ey Abdullah sabahladığında akşamlayacağını, akşamladığında da sabahlayacağını düşünüp nefsine ümit verme.

   Konuyu şu şekilde toparlayacak olursak bir misalle anlatalım inşallah.

Kaybolan iki arkadaşı olup onların birinin yarın, diğerinin de bir ay veya bir sene sonra gelmesini bekleyen bir kimse, bir ay veya bir sene sonra gelecek arkadaşını karşılamak için değil, yarın gelmesi beklenilen arkadaşını karşılamak için hazırlanır.

Bu bakımdan hazırlanmak beklemenin yaklaşmasının neticesidir, öyleyse ölümün gelmesini bekleyen bir kimsenin kalbi o müddetle meşgul olur onun ötesini unutur.

Öyleyse ey miskin insan ölüm senin kalbinde olsun zira akıntı seni şiddetle sürükleyip götürür, oysa sen nefsinden gafilsin belki de sen menzile yaklaşmış mesafeyi zafere ulaşmak ancak sana ganimet olarak verilmiş olan her nefesinde amel yapmana bağlıdır.

Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. Tıpkı şöyle;bir yağmur ki bitirdiği bitki, çiftçilerin hoşuna gider, sonra kurumaya yüz tutarda sen onu sararmış olarak görürsün, sonrada çer çöp olur, ahirette ise dünyada ki amele göre çetin bir azap veya Allah’ın mağfiret ve rızası vardır, dünya hayatı aldanış metainden başka bir şey değildir.(hadid-20)

                    VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Rümeysa YILDIZTüm Yazıları
Yorum Yaz