MENÜ

KADINLARIN HAFİFE ALDIĞI HARAMLAR

484 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
KADINLARIN HAFİFE ALDIĞI HARAMLAR

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Din günün sahibi olan Allah azze ve celle’ye mahsustur. Salat ve Selam son Nebi H.z. Muhammed (sav)’e Ashabına ve tüm Mü’minlerin üzerine olsun inşaAllah…

Muhakkak ki bugün İslam’ın en garip dönemlerinden birini yaşanmaktadır. İslma’ın öğretileri helal ve haramları Müslümanlar tarafından maalesef dikkate alınmamakta ve İslam’ın direktifleri en arkalara atılmaktadır.

Müslüman olmanın bir gerçeği olarak dine uymak dinin hududlarını aşmamak gerekirken bugün adetlere nefse hevaya uygun bir hayat yaşamayı tercih ediyoruz.

Ve ne kadar acıdır ki dinden fersah fersah uzaklaşmayı ilericilik özgürlük çağdaşlık olarak kabul ediyoruz.

“İslam ülkelerini sömürme ve bu yoldaki güçlüler” isimli Londrada 1923 yılında düzenlenen konferansta delegelerden biri: “50 yıl durmadan çalıştık sadece beş kişiyi Hristiyan yapabildik. Bu durum her şeye rağmen Müslümanların ne kadar zor Hristiyan olduğunun kanıtıdır. Fakat 50 yıl içinde milyonlarca insanı Müslümanlıktan uzaklaştırabildik. İslam’a ve İslami prensiplere karşı Müslümanları lakayt hale duyarsız hale getirebildik. İşte bu durum bizleri çok sevindirmektedir.”

Daha sonra alınan karar şudur: “Bundan böyle Müslümanları, Hristiyanlaştırmaya uğraşmayalım. Onları İslam’dan uzaklaştıralım ve İslami hükümlere düşman yapalım.”

Toplum olarak durumunuz tam da bundan ibaret Hristiyan olmadık ama İslami hükümlerden çokça uzaklaştık. Kimse bizden Müslüman ismini alamadı ama isimden başka her şeyimizi kaybettik. İnancımız ahlakımız hukukumuz hayamız takvamız ne varsa yitirdik. Geriye sadece Müslüman isimleri ve batıyı taklit etme hastalığımız kaldı. Genelde tüm insanlık özelde ise kadınlar olarak bu hastalığa öyle bir tutulduk ki İslami emir ve yasaklardan uzaklaşıp haramlara daldık.

Allah’ın haramlarını çiğnemeyi özgürlük sandık…!

Toplumun yarısını oluşturan diğer yarısını da yetiştiren kadınlar olarak “hafife aldığımız” “Bundan da bir şey olmaz” dediğimiz öyle haramlar var ki bu haramlar neticesinde çok ciddi tehditler olduğunu Rasulullah(sav) bizlere haber vermektedir.

Ayrıca cehennem ehlinin çoğunluğunun kadınlardan olduğunu haber vererek biz kadınları İslam’ı yaşamada daha hassas daha dikkatli olmamız hususunda teşvik etmiştir.

“Cenneti gördüm cennetliklerin çoğunluğunun fakirler olduğunu gördüm. Cehennemi de gördüm cehennemliklerin çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm.”(Buhari – Müslim)

“Ey kadınlar sadaka veriniz çünkü sizlerin çoğu cehennem odundur.

Bir kadın ayağa kalkarak: Neden ey Allah’ın Rasulu? Dedi. O (sav): Çünkü siz kocanızın iyiliklerine karşılık nankörlük edersiniz. buyurdu”

Burada kadınların çoğunun cehennem ehli olduğunun bildirmesi kadınların değersiz olduğu için değil aksine kadınların itaat ve takva hususunda daha temkinli olmalarını sağlamak içindir.

Kadınların cehenneme girmesine orda azap görmesine sebep olan ameller nedir diye baktığımızda karşımıza kadınların hafife aldığı haramlar çıkmaktadır.

  • Bayanların örtünmelerine dikkat etmemeleri

“İlk cahiliyenin ki gibi açılıp saçılarak salınıp yürümeyin.”(Ahzab 33)

Zannettiğimiz gibi açıldıkça açılmak medeniyet değil cahiliyettir.

Örtü emrine kulak vermeyen ezip geçen kadınlar bütün bakışları üzerine toplamak için adeta yarışıyorlar sanki. Haya sahibi hiçbir kadın (ki haya imandandır) insanı fitneye düşürecek yerlerini kocasından başkasının görmesine izin vermez. Bakışları üzerine toplamaktan hoşnut olmaz.

Rasulullah (sav) buyuruyor:

“Cehennem ehlinden iki sınıf vardır ki onları görmedim. Yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar bulunup onlarla insanları döven bir kavim, giyinmiş çıplak kırıtarak yürüyen, başları horasan develerinin hörgüçleri gibi bir takım kadınlar. Bunlar cennete giremeyecek ve onun kokusunu duyamayacaktır.”(Müslim)

Cennete girmek şöyle dursun kokusunu dahi almamak! Bu ne büyük tehdit! Vücut hatlarını belli edecek kadar dar kıyafetler giyen iç gösteren bakın diyen kıyafetler giyenlere Rasulullah (sav) giyinmiş çıplaklar diyor.

  • Süslenip koku sürünerek dışarı çıkmak

Koku kadın olsun erkek olsun her insan tarafından sevilen meyledilen ilgi duyulan bir şeydir. Dolayısıyla bir kadın dışarı çıkacağı zaman güzel kokular sürdüğünde kendisine haram olan bir çok erkeğin ilgisini çekmeye sebebiyet vererek hem kendini hem de diğer insanları harama düşürmüş olur. böylece kendi günahını ve kaç kişiyi harama düşürdüyse onların da günahını yüklenmiş olmaktadır.

Rasulullah(sav) kadınların güzel koku sürünerek dışarı çıkmalarını şu sözleri ile sakındırmıştır. “Bir kadın güzel koku sürünüp erkekler topluluğundan geçerse o şöyle ve şöyledir. Yani zina edendir.”(Müslim)

Yani bu kadın bu yaptığı ile zina günahı kadar bir günah işlemiş gibidir. Bazı kadınlar evlerinde hiçbir koku kullanmayıp dışarı çıkarken süslenip kokular sürmesi ne acayiptir..!

Evde kocasının karşısına ilgi çekmeyen bir halde çıkar adam hanımından yemek kokusu soğan kokusundan başka bir koku alamaz.

Her Müslüman kadın Allah’tan korksun ve sevdiği kıyafetleri güzel kokuları evinde kullansın. Rasulullah(sav)’in şu sözleri ne kadar da doğru ve isabetli; “Benden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı bir fitne kalmadı.”(Buhari-Müslim)

Çarşıda sokakta öyle kadınlar görüyorum ki bende bir kadın olarak utanıp gözümü çeviriyorum ve onların bu hallerini buraya yazıp tasvir etmekten haya ediyorum.

  • Kadının Yabancılarla konuşurken sesini inceltmesi ve yumuşatması .

Allah Teala buyurdu ki; “Sözü (Yabancı erkeklere karşı) yumuşak söylemeyin ki kalbinde hastalık bulunan kimse kötü ümide kapılmasın”(Ahzab 32)

İbni Kesir(Rh.A.) diyor ki: “Bunun manası yabancı erkeklerle ince ve nağmeli bir eda ile konuşmamalıdır. Yani yabancılarla kocası ile konuştuğu gibi konuşmamalıdır.”

Ama bugün maalesef kadınlar kocalarının karşısında saygısızca esip gürlerken dışarda ise gayet mütevazi görüntü sergileyip kendini inceltebiliyor. Kocasıyla konuşmadığı incelikte dışarıda konuşuyor.

  • Yaratılışa müdahale etmek

“Kadınlara benzetmeye çalışan erkeklere, erkeklere benzemeye çalışan kadınlara Rasulullah (sav) lanet etti.”(Buhari)

“Allah saç eklettirene ve ekleyene, dövme yapan ve yaptırana lanet etti.”(Buhari)

“Allah Rasulu dövme yapan ve yaptırana dişlerini kestiren ve törpüleyerek seyrekleştirenlere lanet etti.”(Buhari-Müslim)

İbni Mes’ud Diyor ki; “Allah kaşlarını alan ve aldırana lanet etti. Rasulullah’ın onlara lanet ettiğini zikretti.”(Buhari – Müslim)

Bu fiillerden herhangi birini yapan veya yaptıran kişilere Allah ve Rasulu lanet etmiştir. Fakat ne yazık ki bu kadar ağır tehditlere rağmen bu fiiller toplum tarafından kabul görmüş hafife alınmaktadır.

Oysa İslam Müslümanların insan fıtratından uzaklaşmalarını istemez. İslam dini fıtrat dinidir.

  • Dalga geçmek ve Gıybet etmek

Bu ikisi en çok hafife alınan haramlardandır. Kadınların alay etmeleri erkeklerin kendi aralarında alay etmelerinden daha çoktur. Bundan dolayı bu fiili Allah(cc) herkese yasakladıktan sonra özellikle bayanlara bir daha yasaklamıştır.

“Ey iman edenler. Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki de alay edilen topluluk alay edenden daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki alay edilen kadınlar alay eden kadınlardan daha hayırlıdır”(Hucurat 11)

Yine Allah Teala gıybet hakkında da şöyle buyurmuştur. “Birbirinizin gıybetini yapmayın. Sizden biri ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Ondan tiksindiniz değil mi?”(Hucurat 12)

Hiç kimse kendi arkasından kötü bir şekilde zikredilmesinden hoşlanmaz. O halde biz niye hoşlarına gitmeyecek şekilde insanları zikredip onları gıybet edelim ki?

Hz. Aişe (r.anha) dedi ki; Rasulullah’a Safiyye şöyle şöyledir. Yani kısa boyludur dedim. Nebi (sav) buyurdu ki; “Sen öyle bir kelime söyledin ki denize atılsa onu bulandırırdı.”

Meselenin ehemmiyetini anlayan akıl sahipleri tek bir ayet bile kafidir.

Şu söz ne kadar da güzel;

“Mü’min günahlarını üzerine düşecek bir dağ gibi görür. Facir ise günahlarını burnunun üzerine konmuş üfleyince uçacak bir sinek gibi görür.”

Allah azze ve celle’den korkan ve O’nun rızasını isteyen bir kul için günahın büyüğü küçüğü diye bir şey olmaz.

Rabbim günahın büyüğünü de, küçüğünü de hafife almayan hepsinden aynı derecede itinayla korunup sakınan muttaki kullarından olmayı hepimize nasip eylesin.

Elhamdulillahi Rabbil Alemin

Maşite GALİBTüm Yazıları
Yorum Yaz