MENÜ

İSLAMİ BİR HAYATIN SIRRI: “GÜZEL AHLAK”

290 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
İSLAMİ BİR HAYATIN SIRRI: “GÜZEL AHLAK”

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Yüceler yücesi her türlü kusur ve noksanlıktan münezzeh olan Allah’a aittir. Çünkü her şey O’nun dur, her güzellik, her iyilik, O’ndan gelir, her nimet O’na aittir.Salat ve selam Alemlere rahmet olarak gönderilen örneğimiz ve önderimiz yaşayan Kur’an, kendisine tabi olunmadıkça, onun ahlakıylada ahlaklanmadıkça kurtuluşun mümkün olmadığı Hz. Muhammed (sav)e aline, ashabına ve Ona tabi olan tüm müminlerin üzerine olsun inşallah.

Güzel ahlak deyince şüphesiz aklımıza Kur’an’ı Kerim’in hükümlerini en iyi anlayıp yaşayan Peygamberimiz  Hz. Muhammed (sav) in ahlakı demek olan İslam ahlakı gelir. İslam ahlakı; İslamın özü, esası ve bizzat kendisidir. İslam ahlakının asıl kaynağı Kur’an ve Onun ışığında oluşan sünnettir. Kur’an da Hz. Peygamber’in (sav)  davranışları büyük bir ahlak numunesi olarak gösterilmiş ve övülmüştür. Onun çabası insanı yaratılış gayesine yöneltmekti. Diğer taraftan bu faaliyet Islamı yaşatma gayreti idi. İslam ise güzel ahlaktır. İman yönünden mükemmel olmakta yine ahlakın güzel olmasına bağlıdır. İslam da ahlaka ne derece önem verildiğini anlamak o kadar zor değildir. Çünkü her ayet ve hadis ya iyiliğe teşvik ya da kötülüklerden sakındırmayı hedef almaktadır. Nitekim Hz Peygamber’de ( sav) dualarında hep iyi ahlak istemektedir. Bir Peygamberin Allah’a

(cc)  yakınlık dilerkende en fazla iyi ahlak istemesi konunun önemini açıkça ortaya koymaktadır.

“ Allah’ım senden iman içinde sağlık, güzel ahlak içinde iman peşinden gelen rahmet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum. Âmin.”

İnsana verilen şeylerin en üstünü mizanda en ağır geleni iyi ahlaktır. İnsanların en hayırlısı da yine iyi ahlak sahibi olanlardır. Ahlaken insanların en üstünü olan kötü ahlaktan Allah a sığınan Hz. Peygamber (sav) çok iyi ahlak sahibi olanları sever insanlara iyi ahlakla muamele edilmesini severdi. Bütün peygamberlerin insanlığa çağrısı ahlak öğretmeye yöneliktir. Bu sebepten ilk tebliğlerine tevhidle birlikle ahlak öğretmeye başlamışlardır. Onun için peygamberler toplumların ahlak ve inançları bozulduğunda gönderilmişlerdir. İnsanlığa sulh ve sükûn dolu bir hayat planı daima peygamberler tarafında sunulmuştur. Hepside adaletin doğruluğun insafın insanlara faydalı olmanın iyi, haksızlığın hırsızlığın yalan söylemenin insan öldürmenin ve zulmün ise kötü olduğunu anlatarak bulundukları toplumu ıslah etmeye çalışmışlardır. Hz. Peygamber (sav) güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiği çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. Allah (cc) buyuruyor ki: ‘Hiç şüphesiz sen büyük bir ahlak üzeresin.’ (Kalem 4) ve Hz. Peygamber’in kendiside “Ben ahlaki prensipleri tamamlamak üzere gönderildim.” buyurmuştur. ( İbn Hanbel, Müsned 381) aynı şekilde Rasullah’ın (sav) bütün hadisleri insanların birbirine karşı daha iyi davranmaları konusunda birer emir mahiyetinde olup, Müslümanlara görev yüklemektedir. Dolayısıyla İslam’ın gerektirdiği ahlak anlayışı her şeyden önce bir görev ahlakıdır.

Mekke’de İslama davet yeni başladığında Hz. Peygamberin durum ve tavrını incelemek üzere Ebu Zeri Gıfari kardeşini Mekke ye gönderir Ebu Zerin kardeşi yola koyulur ve Mekke ye gelir. Hz. Peygamberin dediklerini  dinler. Geri geldiğinde Ebu Zere şöyle rapor verir: ‘Onu iyi ahlakı emrederken gördüm.’

Kuran da Hz. Peygamberin vasfını Allah (cc) şöyle bildirmektedir: ‘O ümmilere içlerinden kendilerine ayetlerini okuyan onları temizleyen onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderendir. Halbuki onlar bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. ‘

İslam  ahlakı Kur’an’ı Kerim’e dayanır. Yani her yönüyle Cenabı Allah tarafından belirlenmiştir. Ashab Hz. Aişe’ye Hz. Muhammed’in (sav)  ahlakını sorar. Oda: “Siz hiç Kur’an  okumaz mısınız? O’nun ahlakı Kur’an‘dı” der. Bunun anlamı şudur: Rasulullah (sav) yalnızca Kur’an talimatları insanlığa tebliğ etmekle kalmamış, o talimatları kendi zatında da tatbik ederek buna örnek olmuştur. Eğer Kur’an bir şeyin yapılması için emir vermişse onu ilk önce kendi nefsinde uygulamış ve eğer bir şeyden menetmişse gene en fazla kendisi o şeyden sakınmıştır.

“Andolsun ki Rasulullah sizin için, Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.” Buyurmaktadır. (Ahzab 21)  O’nun ahlakı da  zaten Kur’ an dır. Kur’ an neyi emrederse yapar, neyi nehyederse ondan da kaçınırdı.

İslam, ahlaka çok büyük önem vermekte ve onu gerçekleşecek en büyük hedef olarak almaktadır. İslam ahlakının en büyük şartı İman etmektir. İkinci şartı ise inandığını uygulamaktır. Kısacası söylediği şeyi yapmak, yapamayacağı şeyi söylememektir. Yani özü-sözü,  içi-dışı, fikri fiili bir ve aynı olmaktır. İmanın gereğini yapanlar güzel ahlaka ulaşırlar.

Kısacası; İman + İbadet = Güzel Ahlak.

Allah(c.c.) güzeldir, güzeli sever ve her güzel hasleti kulları üzerinde görmek ister. Rabbim bizleri de Kur’an  ahlakıyla ahlaklanmayı, Kur’an üzere yaşayıp Kur’an zere ölebilmeyi nasip etsin. Amin.

Velhamdulillahirabbilalemin

Yorum Yaz