sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Kar Yağışlı
1°C
Ankara
1°C
Kar Yağışlı
Pazartesi Çok Bulutlu
-1°C
Salı Çok Bulutlu
-1°C
Çarşamba Az Bulutlu
1°C
Perşembe Az Bulutlu
1°C

EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN (RH.A.) BAKIŞ AÇISIYLA VAKIA SURESİ 10. VE 22. AYETLER

EBU’L A’LÂ MEVDUDİ’NİN (RH.A.) BAKIŞ AÇISIYLA VAKIA SURESİ 10. VE 22. AYETLER
29.11.2022
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

10- Yarışıp öne geçenler(7) de, öne geçmiş öncülerdir.
11- İşte onlar, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.
12- Nimetlerle-donatılmış Cennetler içinde;
13- Birçoğu geçmiş (ümmet) lerden.
14- Birazı da sonrakilerden.(8)
15- ‘Özenle mücevherlerden işlenmiş’ tahtlar üzerindedirler;
16- Üstlerinde karşılıklı olarak dayanıp-yaslanmışlardır.
17- Çevrelerinde ölümsüzlüğe ulaşmış gençler(9) dönüp dolaşır;
18- Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler,
19- Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.(10)
20- Arzulayıp-seçecekleri meyveler,
21- Canlarının çektiği kuş eti.(11)
22- Ve iri gözlü huriler,

AÇIKLAMA

7. “Sabikun” (sabıklar) iyilik ve hak için çaba sarf edenlerdir. Yani Allah ve Rasulü’nün çağrısına hiç tereddüt etmeden “Lebbeyk” diyenler, Allah yolunda cihad ve infak etmek, hakka hizmet, hayra davet ve tebliğ için, kısaca Marufu emr, Münkeri nehyetmek için fedakarlık eden ve bu yolda her sıkıntıya karşın yürüyenlerdir. Dolayısı ile ahirette en önde bu kimseler olacaktır.
Yani Allah’ın huzurunda sağda salihler, solda fasıklar ve en önde sabıklar bulunacaktır. Nitekim bu konuda Hz. Aişe’den (r.a) bir hadis rivayet edilir. Hz. Peygamber (s.a) ashabına: “Kıyamet günü Allah’ın gölgesine en önde girenlerin kim olduğunu biliyor musunuz? diye sorar. Ashab da “Doğrusunu Allah ve Rasulu daha iyi bilir” diye cevap verince Hz. Peygamber (s.a) şöyle der: “Onlar, kendilerine hak yolunda çağrıda bulunulduğu zaman hemen icabet eden, kendilerinde hakkı olanın hakkını ödeyen, başkaları hakkında kendileri için nasıl karar verirlerse, o şekilde karar veren kimselerdir” (Müsned-i Ahmed)

8. Müfessirler “evveliyn” ve “ahiriyn” ifadelerinin yorumu hakkında ihtilaf etmişlerdir. Birinci grup, Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen tüm ümmetleri “evveliyn”, Hz. Muhammed’den kıyamete kadar yaşayanları ise “ahiriyn” olarak kabul etmektedir. Bu yorum kabul edildiğinde, Rasulullah’tan binlerce yıl önce yaşayan insanlar arasındaki “sabıkların” sayısı, kendisinden sonra yaşayanlar arasındaki “sabıkların” sayısından daha çok olacak demektir. İkinci grup; bu ifadelerin sadece Hz. Muhammed’in (s.a) ümmetini tazammun ettiği görüşündedirler. Yani İslâm’ın ilk dönemlerindeki sabıkların sayısı, daha sonraki sabıklardan daha çok olacaktır. Üçüncü grup ise bu ifadelerin, her peygamberin ümmetini ayrı ayrı tazammun ettiği görüşündedirler. Yani, her peygamberin ilk dönemlerindeki sabıkların sayısı, daha sonraki sabıklardan daha fazladır. Bu üç görüş de makuldur ve her üçünün de doğru olması mümkündür.
Bir de dördüncü bir görüş daha vardır ki, bu görüşün de doğru olması mümkündür. Onlara göre, her devrin ilk dönemlerinde sabıkların sayısı nisbeten fazladır. Sonraki dönemlerde ise bu sayı azalır. Çünkü nüfus artışının hızıyla, sabıkların sayısının artma hızı aynı olmaz. Dolayısı ile toplam rakam oran olarak ilk dönemlerde daha fazladır.

9. Bu ifade ile, yaşlarının değişmeyeceği gençler kastolunuyorlar. Hz. Ali ve Hasan Basri’ye göre bu gençler, dünyada ne günahları ne de sevapları olmayan gençlerdir. Sevapları olmadığı için Cenneti, günahları olmadığı için de Cehennemi hak etmemişlerdir. Onların ebeveyni de Cennete girmemiştir. Çünkü Müslümanlara, çocuklarının da kendileriyle birlikte olacağı, Allah’ın bir va’didir. (Bkz. Tur: 21) . Bu hususu te’yid eden bir hadis, Hz. Enes ve Hz. Semire bin Cündüp’tan nakledilmektedir. “Rasulullah şöyle dedi: Müşriklerin çocukları Cennet ehline hizmet edeceklerdir.” (Ebu Davud, Tayâlisi, Tabaranî ve Bezzar.) Bkz. Saffat an: 26, Tur: 19)

10. Bkz. Saffat an: 27, Muhammed an: 22, Tur an: 18

11. Bkz. Tur an: 17

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.