MENÜ

ZAMANLA İLGİLİ TELAKKİ VE TEDBİRLER

79 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ZAMANLA İLGİLİ TELAKKİ VE TEDBİRLER

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd alemlerin Rabbi, Maliki, ölümü ve hayatı biz kullarının hangisinin daha iyi amel işleyeceğini belirlemek için yaratan, bizlere çeşitli ibretler ve öğütler ile yolunu gösteren Allah (cc)’a aittir.

Salat ve selam rehberimiz ve önderimiz, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (sav)’e onun ehli beytine, dinin yaşanması konusunda bizlere örneklik teşkil eden Ashabına(ra), bugüne kadar yaşamış ve bugün yaşamakta olan tüm Müslümanların üzerine olsun.

Bu yazımızda zamanla ilgili telakki yani görüş ve düşünceler ile birlikte uygulanması gereken tedbirlere değineceğiz. Yazımızı iki ana başlık altında sunmaya çalışacağız bunlardan ilki;

  1. A) ZAMANLA İLGİLİ BAZI TELAKKİLER: Burada değineceğimiz telakki konusunun amacı İslam’ın, Müslüman ferdin vicdanına koymuş olduğu tedbirlerdir. Nitekim bu telakkiler sonucu iş pratiğe dönüşecektir.
  2. Zaman İzafi Değildir; Yılın Bazı Ay ve Günleri, Günün Bazı Saatleri Daha Kıymetlidir: Bu konu başlığı ile anlatılmak istenen Müslümanın her günün aynı olmadığı aksine belli zamanların oldukça önemli olduğudur. Hakikaten Kur’an ve Sünnete baktığımızda bu aşikar bir şekilde görülmektedir. Gerek ‘Andolsun fecre, on geceye, hem çifte hem teke’[1] ayetinin baş kısımları gerekse Rasulullah’ın kadir gecesi hakkında veyahut diğer meselelerde verdiği malumatlardan anlıyoruz ki belli gün ve zamanlar ehemmiyet verilmesi açısından daha önemlidir. Bu Müslüman bir bireyi her an teyakuzda tutma ve vaktini hayırlı bir şekilde değerlendirmesini sağlamak ile birlikte monotonluğu kırmaktadır.
  3. Geçen Her Andan Uhrevi Hesap: Müslüman zamanının kıymetini bildikten sonra şunu iyi bilmelidir ki her anının hesabını verecektir. Ne büyük bir hesap ki insana başıboş olmadığını göstermektedir. Nitekim Allahu Teala Kur’an’da her şeyin yazıldığını, insanın başıboş bırakılmadığını bildirmektedir. Yine Allah Resulü (sav) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır; ‘Kıyamet günü, ademoğlu beş şeyden hesap vermeden Allah’ın huzurundan ayrılamaz: 1: Ömrünü ne yaparak tükettiğinden 2: Gençliğini ne işte harcadığından 3: Malını nerede kazandığından 4: Malını nerelerde harcadığından 5: Öğrendiği ile ne derece amel ettiğinden.’[2] Görüldüğü üzere insanoğlu attığı her adımın hesabını verecektir.
  4. Ömür, İçinde Bulunduğun Gündür: Müslüman fert her an ölebileceği şuuru ile yaşamalıdır. Peki bu ne demek? Her ölebilecek şuurda yaşamak demek bugünün işini yarına bırakmamak, yapılması gerekeni en güzel şekilde yapmak, dünyada bir yolcu gibi yaşamak demektir. Uzun emeller ile dünya hayatına kazık dikecekmiş gibi yaşamak kişiyi bu şuurdan uzaklaştıracaktır. Bulunduğu anı ömür sermayesi olarak bilen kimse hep bir şeyler yapmak için çabalar, o ânın hesabını verebilme endişesi ile hep bir hareket içerisinde olur.
  5. Her Gün Terakki (Gelişme) Gerek: Rasulullah (sav) ‘Beni Allah’a yaklaştıran ilmimin artmadığı bir gün yaşayacak olsam o günü, hayırla geçirilmeyen bir gün sayarım’[3] Buyurmaktadır.

Müslüman yerinde duran, kendini geliştirmeyen, iki günü bir olan kimse değildir. Müslüman kendini her daim gerek ilim gerekse ibret ve nazar ile geliştiren, kuvvetlendiren kimsedir. Zaman ihmal edilecek bir mefhum değildir. Çünkü kazanılması mümkün değildir. O halde bir Müslüman vaktini asla boşa geçirmemelidir. Bizlerin ara vakit olarak adlandırdığımız ufak zaman dilimleri aslında üst üste konulduğunda bir dağ kadar büyük olabilir. Bu ufak zaman dilimlerinin de en iyi faydalanılacak hale getirilmesi ve Müslüman ferdi geliştirecek bir aracı haline dönüştürülmesi elzemdir.

  1. B) ZAMANLA İLGİLİ BAZI TEDBİRLER: Bu kısımda daha çok fiili tedbirler söz konusudur.
  2. Ömrün Tanzimi: Bu bölümde daha çok 5 ayrı merhalede incelenebilecek ömür sermayesinin düzenlenmesi söz konusudur. Bunlar; Çocukluk, gençlik, olgunluk, ihtiyarlık, düşkünlüktür. Her bir merhalenin kendine göre planlanması ve tanzim edilmesi gerekmektedir. Bunların arasında en önemli olanı ise çocukluk dönemidir. Müslüman anne ve babanın bu konuda sorumluluğu bulunmaktadır. Anne ve babanın bu konuda dikkate alması gereken 3 husus vardır 1. Erken tedris: Eğitim ve öğretime öncelik verilmesi gerekmektedir. 2. Faydalı bilgi prensibi: Çocuğa verilmesi gereken temel bilgileri kapsamaktadır. 3. İstihdam tahdidi: Bu husus da anlatılmak istenen çocuğun kar elde etmek adına çalıştırılmayacağı aksine gelirinin ona ait olduğudur. Yani çocuk için faydalı olan ne ise onu yapmak gerekir. Çocuğu bir gelir aracı olarak görmemek gerekir.

Her bir evre birbiri ile bağlantılıdır. Nitekim çocukluk gençliğe gençlik olgunluğa bir adımdır. Bu sebeple çocukluk başta olmak üzere her bir evrenin iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir.

  1. Zamanın Tanzimi: Zamanın belli bir plan dahilinde tanzim edilmesi gerekir. Kısaca bakacak olursak bunu 4 başlık altında işleyebiliriz: 1 İbadet 2. Rızkın kazanılması 3. Hayatımızı murakabe ve tefekkür 4. İstirahat.

Görüldüğü gibi bu 4 hususu birbiri ile bağlantılı bir şekilde yürütmemiz gerekmektedir. Nitekim Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur;

“Aklını kullanabilen akıllı kişi vaktini üçe ayırır: Bir bölümünde Rabbine ibadet eder. Bir bölümünde muhasebe eder yaptığı işleri gözden geçirir. Bir bölümünde de helal rızkını kazanmak için çalışır.”[4]

  1. Arkadaş Seçimi: Zamanın değerlendirilmesi konusunda dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da arkadaş seçimidir. Bu konu hakkında birçok ayet ve hadis bulunmaktadır. Nitekim Müslümanların kendilerine yarar sağlayan Müslüman fertler ile dostluk yapması gerekmektedir.
  2. İşin hayırlısı Az da Olsa Devamlı Olanıdır: İstikrar zamanı değerlendirmede önemli bir husustur. Nitekim Allah Resulü (sav): ‘Allah’a en hoş ve en sevimli olan amel, az da olsa devamlı olanıdır.’ Buyurmaktadır.
  3. Az Uyku: Zaaf olarak nitelendirebileceğimiz uyku, zamanı tanzim hususunda en çok aldandığımız bir husustur. Ancak az uyku uyumak kişiyi Rabbine daha çok ibadete teşvik edecektir. Nitekim Rasulullah’a sabaha kadar uyuyan birinden bahsedildiği zaman ‘Şeytan kulaklarına işemiş’ demiştir. Uyku eğer kişinin istirahatini gidermiş ise fazla yatmak zaman israfı olmaktadır.

6.İş Planlarken Zaman ve Mekan Şartlarını Hesaba katmak: Yapacağımız bir işi planlarken, onu önceden düşündüğümüz zamanı içinde en kaliteli bir şekilde yapıp, mekan şartlarını da göz önünde bulundurmamız gerekir. Nitekim bu şekilde planlı ve doğru adımlar atabilme imkanı artacaktır.

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

 

 

[1] Fecr, 89/1-5)

[2] Türmizi, Kıyamet, 1

[3] Keşfu’l Hafa, 1/75

[4] Ed.- Durru’l Mensur 6/341.

Yılmaz GÜVENTüm Yazıları
Yorum Yaz