sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

YUMUŞAK HUYLU OLMAK

YUMUŞAK HUYLU OLMAK
20.07.2019
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd yerleri, gökleri ve ikisinin arasındakileri emsalsiz bir şekilde yaratan, bizleri hidayet olarak kitabı vahy eden, kainatın efendisi, tek ve yegane İlah,Rab, ibadet ve itaat edilmeye layık olan Allah Azze ve Celle’ ye mahsustur.Salet ve selam peygamberlerin sonuncusu, yaşayan Kur’an , kendisine tabi olunmadıkça cennetin imkansız olduğu müminlere karşı şefkatli, kafirlere karşı ise şiddetli olan Hz.Muhammed Mustafa (sav)’ ya, aline , ashabına, bugüne kadar yaşamış, bugün yaşayan ve bugünden kıyamete kadar yaşayacak olan tüm müslümanların üzerine olsun

 

Rıfk: Arkadaşlarla iyi geçinmek, halkla münâsebetlerde iyi ha­reket etmek, yumuşak davranmak ve günâha girmemek kaydı ile dâi­ma her işte en kolay olanı seçmek, demektir. Şu tarife göre özetle­yecek olursak, Rıfk; halkla ilişkilerde güzel huylu olmaktır denilebi­lir.

 

“Cerîr bin AbdiIIah el-Becelî (Ra)’dan rivayet edildiğine göre; Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, de­miştir :

“Kim yumuşaklıkla muamele etmekten mahrum olursa hayırdan mahrum olur.” (Müslim, Ebu Davud, ibni mace, edep/9)

Yine bir başka hadiste: Ebû Hüreyre (Ra)’den rivayet edildiğine göre; Peygamber (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Allah şüphesiz refîk’tir (yâni kullarına lütuf edip kolaylık ih­san eder, güçleri dışında kalan görevleri yüklemez), kullarının (da) yumuşaklıkla muamele etmelerini sever ve sert davranmakla verme­diği (muvaffâkiyet ve sevabı) yumuşaklıkla davranma ile (kulu­na) verir.” (ibni mace)

Buna benzer bir hadisde Aişe annemiz rivayet ediyor: Âişe (R.anhâ)’dan rivayet edildiğine göre; Peygam­ber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur :

“Allah, şüphesiz refîk’tir (yâni kullarına kolaylık diler, güçlük dilemez, takatları yetmeyen işleri yüklemez), kullarının (da) her hu­susta yumuşaklıkla muamele etmelerini sever.” (buhari, müslim, ibni mace)

 

Bu hadislerin izahında alimler şöyler açıklamalarda bulunmuşlar;

Bu hadise göre dünyada amaçlara ulaşmak, arzulanan şeyleri gerçekleştirmek ve çevrenin memnuniyet ve rızâsını elde etmek, keza âhirette sevab ve ecir kazanmak için yumuşaklıkla muamele etmek, arkadaşlarla iyi geçinmek ve mutedil davranmak gerekir. Sert dav­ranmak, güçlük çıkarmak ve hırçınlıkla anılan müsbet sonuçlara varılmaz.

Devamla alimler der ki: Yâni ortam, halkı hem yumuşak­lıkla hem de sertçe irşad etmek, hidâyet yoluna çağırmak için müsâid iken bu hizmeti yumuşaklıkla ifâ eden kişi bunu sertçe ifa eden kimseden hayırlıdır. Şayet ortam bu iki yoldan yalnız birisini izle­meye müsâid ise o yol izlenir, demiştir.

Âişe (Radıyallâhü anhâ)’nın hadisi Buhari ve Müslim tarafından da rivayet edilmiştir.Buhari’nin rivayet et­tiği metin uzunca olup bu hadisin buyurulmasına sebep olan olay da anlatılmaktadır. Şöyle ki:

Yahudilerden beş on kişilik bir heyet Resûlullah (Sallallahü Aley­hi ve Sellem)’in huzuruna girerek O’na selâm vereceklerine “Es-Sâmü aleyküm” demişler (Bu cümle: “Ölüm üzerinize olsun” anla­mını ifâde eder), Âişe (Radıyallâhü anhâ), bu küstah heyetin söylediği sözü anlamış ve: “ölüm ve lanet sizin üzerinize olsun” di­yerek karşılık vermiştir. Aişe (ranh) demiştir ki: Bunun üzerine Resû­lullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem):

«Yâ Âişe, acele etme, ağır ol. Allah şüphesiz her hususta yumuşak davranmayı sever», buyurdu. Ben:

Yâ Resûlallah! Sen onların dedikleri lâfı işitmedin mi? dedim. Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) :

Ben de -Ve aleyküm = Sizin üzerinize olsun- dedim, buyurdu.”

 

Ve bizler Kur’an’a da baktığımızda bu gerçeği görmekteyiz.Bu konuda Allah cc şöyle buyurmaktadır;

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin yolundan sapanı bilendir ve hidayete ereni de bilendir.” (nahl 125)

Bu emir, İslâm’ın tebliği ile ilgilenenler için çok önemlidir. Onlar şu iki şeyi de gözönünde bulundurmalıdırlar: “Hikmet” ve “güzel öğüt”. Hikmet; kişinin tebliği sırasında dikkatli ve basiretli olması, bunu körükörüne yapmamasıdır. Hikmet, hitabedilen kişinin zihin, yetenek ve şartlarının gözönünde bulundurulmasını ve Mesaj’ın bunlara uygun bir şekilde iletilmesini gerektirir. Bundan başka aynı metod herkese veya her gruba uygulanmamalı, aksine önce muhatabın hastalığı teşhis edilmeli, ona göre zihin ve kalbi uyarılarak tedavi edilmelidir.
“Güzel öğüt” iki noktayı vurgulamak ister:
1) Kişi muhatabını sadece mantıki ikna metodlarıyla değil aynı zamanda duygularını cezbederek de inandırmaya çalışmalıdır. Aynı şekilde kişi sadece sapıklık ve kötülüklerin yasak olduğu konusu üzerinde durmamalı, aynı zamanda insan doğasında varolan kötülük aleyhtarı tutumu, karşısındaki insanda da uyandırmaya çalışmalıdır. Bu kötülüklerin sonuçlarıyla da muhatabını uyarmalıdır. Bunun yanısıra kişi karşısındakine hidayetin ve iyi amellerin mükemmel ve doğru olduğunu mantıken kabul ettirmeye çalışmakla kalmayıp aynı zamanda onu sevdirmeye de çalışmalıdır.
2) Öğüt, karşıdakinin mutluluğu ve refahını düşündüğünü gösterir bir tarzda olmalıdır. Öğüt verenin karşısındakini küçük gördüğünü veya kendi üstünlüğü ile övündüğünü gösterecek hiç bir davranışı olmamalıdır. Aksine karşıdaki kimse, öğüt verenin kendisini düzeltmeye ve mutluluğa ulaştırmaya çabaladığını hissetmelidir.
“En güzel şekilde mücadele et” emri, kişinin tatlı bir dile sahip olması, soylu bir davranış göstermesi, akli ve cezbedici fikirler öne sürmesi ve polemik, tartışma ve karşıtlıklar içine düşmemesi gerektiğini ifade etmektedir. Başkalarıyla en güzel şekilde mücadele eden kimse, suçlamalara, çarpık fikir ve iğneli sözlere yönelmez; karşısındakini matetmek ve tartışmada kendi üstünlüğünün alkışlanması için onunla alay da etmez. Çünkü bu tür davranışlar inatçılık ve dikbaşlılığa neden olur. Bunun tam tersine öğüt veren kişi karşısındakini alçak gönüllü ve basit bir şekilde ikna etmeye çalışır ve karşısındakinin çarpık fikir ve kısır döngülere girdiğini gördüğü zaman onun daha çok sapıtmaması için tartışmayı bırakır.(Tefhimu’l Kur’an)

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.