sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6732
EURO
15,5807
ALTIN
784,51
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
10°C
Ankara
10°C
Çok Bulutlu
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C

Yolculuğa Hazır mısın? HZ ATİKE EL-ĞANEVİYYE(R.ANHA)

19.11.2021
0
A+
A-

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيم

Hamd Alemlerin Rabbi, gökleri ve yeri örneksiz yaratan, gökten yağmuru indiren, dilediği zaman, dilediği yere, dilediği kadar isabet ettiren, dualara cevap veren, bizi yeryüzünün halifeleri kılan, mülkünde ortağı olmayan, kainatı kendi koyduğu kanunlara boyun eğdiren Allah’a mahsustur. Salat ve selam örneğimiz, önderimiz, son rasul, son nebi Hz Muhammed(s.a.v)’e, sahabesine ve derdi yalnızca Allah’ın rızası olan bütün Müslümanların üzerine olsun inşAllah.

“Ey nâs (ey insanlar)! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibâdet/kulluk edin. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah’ın azâbından kendinizi kurtarmış) olursunuz.” (2/Bakara, 21)

Bizleri insan olarak yaratan Allah azze ve celle insanoğlunu yaratırken bilemeyeceğimiz kadar bir çok hikmet sebebiyle bazı özellikler ile yaratmıştır. Bu özelliklerden biri de insanın “unutkan” olma özelliğidir. Bazı Alimler İnsan kelimesinin nesy = unutmak fiilinden geldiği söylenir. Bu durumda insan, unutkan demektir. Kur’an’da insandan (Adem) söz edilirken, “Andolsun, önceden Adem’e ahid verdik de unuttu.” (20/Tâhâ, 115) buyrulur. Bu yüzden belki bildiğimiz ama dünya hayatı meşgalelerinin bizlere unutturduğu bazı hakikatleri ki bu hakikatler kurtuluş reçetimizdir, bir hanım sahabe vesilesiyle yeniden hatırlama vaktidir.

Şu senetle biz el-Kureşi anlattı, dedi ki … Dırar et-Tufavi denen bir meclis arkadaşımız anlattı dedi ki: Ğani oğullarından Atike adında çok ibadet eden bir kadınla karşılaştım. Şöyle dedi: “ Ey Dırar, mümkün olan, doğru vesilelerle Allah’a yaklaşmaya çalış, başına büyük işler geldiği zaman onu hazır bulursun…”

Ey iman edenler, Allah’tan korkup sakının ve (sizi) O’na (yaklaştıracak) vesile arayın; O’nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.( Maide 35) 

Bu vesilelerin ne olduğu, bir kulun Allah’ın razı olacağı makama nasıl geleceğini Kuran ve Sünnet sınırları belirlemiştir. Eğer bir insan Allah’ı razı etmek istiyorsa bu sınırlar içerisinde, Allah azze ve celle’nin belirlemiş olduğu, insanlardan yapmalarını istediği amelleri yapması gerekmektedir. Yoksa dinde olmayan, sonradan ortaya çıkartılmış, ibadet diye bu dine sokulmuş, herhangi bir kaynağı olmayan uydurma şeylerle oyalanmayı bırakmak gerekmektedir.  Evet hanım sahabe nasihatına devam ediyor..

“Bütün ihtiyaçlarında O’na başvur. Bil ki dünyada Allah’a itaat edenler, O’na daha çok itaat etmekle yaklaşarak kalplerinde duydukları lezzetten daha fazlasını duyamazlar. O’na itaat eden bir kimsenin duyduğu lezzet bütün dünyayı elde edenlerin duyduğu lezzetten daha büyüktür. “

Gençler! Lezzet, zevk, mutluluk için oradan oraya koşturan, her türlü yola başvuran, ama hiçbir zaman istediğini elde edemeyen Gençler! Size sesleniyorum! Kafeden kafeye koşmayı bırak, her dönem değişen şu müzikleri bırak, inandığını söylediğin hakikatler ile dalga geçen, binbir rezilliğin olduğu, her geçen gün evlatlarımızın ahlakını zedelemek için çabalayan dizileri bırak! Sen sabah işe gidip, akşam eve dönüp televizyon karşısında haram ile meşgulken uyuya kalmaktan ibaret değilsin! Sen bu kadar değersiz değilsin. Sen Allah azze ve celle’nin halife olarak yarattığı bir mahluksun. Sana Allah cenneti vaad ediyor. Allah seni değerli kılmışken kendini bu şeylerle değersizleştirme! Değerli olmak,  mutluluk, kalp ferahlığı ancak itaattedir. Dünya ve içerisinde ki her şeyi de elde etsen, Allah’a itaatsiz olan bir hayat sana lezzet vermeyecektir.

Ey iman edenler, Allah’a itaat edin; peygambere itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, artık onu Allah’a ve Resulüne döndürün. Şayet Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu, hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir.(Nisa 59)

Eğer lezzeti itaatte bulamıyorsak sorun bu dinde değil, kalplerdedir.!  Hanım sahabenin nasihatının son kısmını da dinleyip bitirelim inşAllah…

“ Bir Müslüman Allah’tan sevap umarak bıraktığı bir şeyi asla kaybetmiş değildir. Kardeşim iş ciddiye binmeden ciddi çalış, fırsat kaçmadan onu ganimet bil. Dünyada rahat yoktur. Onun içine ancak cahiller bilmeden kendilerini atarlar. En sonunda bilirler. “

Allah’ın rızası için elinin tersiyle ittiğin ne varsa sakın kaybettim zannetme. Arkana bile bakma! Çünkü öyle bir gün gelecek ki sırf bu din için, Allah’ın rızası için vazgeçtiğin ne varsa sana fazlasıyla geri gelecektir. Hatta kazanacaklarımızı bilseydik Allah için feda edemeyeceğimiz tek bir şey kalmazdı. Dünya gözüyle görmedik ama gayba imanımız gereği bildik ki Cennet süslenmiş, hazırlanmış sevgililerini beklemektedir. Bu dinin yeryüzünde hakimiyeti için artık vazgeçme vakti, yarın kazanmak için(ahiret), bugün vazgeçme vakti. Dünya ve süsünden, rahatlığından vazgeçme vakti.

Cennet için bedel gerek

Kah can kah da mal vererek .. Peki sen Cennet için neyini verdin? Dikkat et zaman geçiyor ölüm geliyor, bugün zamanını ganimet bilmezsen, asıl kaybettiklerini yeniden kazanma imkanın olmayacak. Son bir misalle bitirelim inşAllah. Bir tren düşünün, bu trenin varacağı bir yer vardır değil mi? Bir insan misalen Sakaryadan trene biner ve varmak istediği yer Konya’dır. Kişi gider Sakarya/Konya biletini alır ve varmak istediği yere gitmek umuduyla trene biner. Aynen bu misal gibi varmak istediğimiz yer Cennettir. Varmak istediği yere gitmek için biletini elinde bulunduran kimse gibi, Cennete gitmek için İman ve İtaat biletimizi elimizde bulundurmak zorundayız. Eğer biletin hazırsa, tren seni bekliyor! Unutma bileti olmayan bu trene binemez ve varılacak yere ( Cennet) varamaz.!!! Yol uzun, yok engebeli hazırsan, azığın varsa Yolculuk Başlıyor! Senin yolculuğun başlıyor!

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.