sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
23°C
Ankara
23°C
Açık
Cumartesi Açık
26°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
23°C

ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)

29.11.2018
0
A+
A-

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

ÜMMÜ ŞERİK (R.ANHA)

 

Hamd, maddi ve manevi, görülen ve görülmeyen, zerresinden kürresine kadar kâinatı yaratan ve düzenleyen, hâkimiyeti bütün tasarrufu ile yed-i kudretinde tutan yüce Allah’a mahsustur.

Salat Âlemlere rahmet olarak gönderilen mahlûkatın etmeli ve önderi yeryüzünün en büyük inkılapçısı Hazreti Muhammed (s.a.v)’e selam, onun nurlu yolunun ve tevhidi inkılapla öncü cemaati ve sahabe-i kirama ve onları takip eden muvahhidlerin üzerinedir.

Resulullah (s.a.v) iman etmiş ve bu uğurda birçok sıkıntıyı katlanmış bahtiyar kadınlardan biri de Ümmü Şerikti (r.anha) bütün sıkıntılara rağmen inancında sebat eden Allah’a Teslimiyet ve tevekkülden ayrılmayan Bu mübarek kadın birkaç defa Cenabı Hakk’ın lütuf ve ikramına Nail olmuştur. Hicret esnasında onun şöyle bir kerametine şahit oluyoruz. Ümmü Şerik (r.anha) kendisi ile birlikte hicret edecek bir arkadaş bulamamıştı. Medine’ye giden bir Yahudi ailesine katıldı. Yolculuk esnasında suyu tükendi. Yahudi ailenin yanında su vardı fakat Yahudi Ümmü Şerike dininden dönmedikçe su vermeyeceğini söyledi. Hanımına da “ona su verirsen fena yaparım” diye tehdit etti. Hava çok sıcaktı güneş adeta kavuruyordu. Bu şartlarda susuz olarak yolculuk yapmak Ümmü Şerik’i (r.anha) iyice halsiz düşürmüştü. Zorlukla yürüyor, zorlukla konuşabiliyordu. Bu durum Yahudi’yi ümitlendiriyor Ümmü Şerik’in Biraz sonra dininden döneceğini tahmin ediyordu. Fakat Ümmü Şerik imanın adını almıştı bir kere dünyayı ahirete hiçbir zaman tercih etmeyecek kadar kuvvetli bir imana sahipti. Cenabı Hakk’ın mutlaka bir yerden yardım göndereceğine de İnancı sonsuzdu Nitekim geceliğin Allah’a olan teslimiyetinin peşin mükâfatını gördü herkesin uyuduğu bir sırada göğsünün üzerine bir miktar suyun konduğunu hissetti aldı içti. Suya kanmıştı. Biraz sonra yol arkadaşlarını uyandırmak için seslendi. Yahudi onun Gür sesini işitince Ben su içmiş birinin sesini duyuyorum dedi şaşırmıştı hanımını sıkıştırdı kızdı bağırdı. Ümmü Şerik ise suyu hanımının vermediğini söyledi. Cenabı Hakk’ın lütfuna Mazhar olduğunu bunu Rabbinin gönderdiğini söyledi Yahudi adam küfründe inat etmek yerine inandı ve gördüğü bu keramet karşısında kelime-i şehadet  getirerek Müslüman oldu. Böylece Ümmü Şerike (r.anha) hem dininde Sebahat etmiş hem de kendisini Yahudi olmaya zorlayan birinin Müslüman olmasına sebep olmuştur. Ayrıca Allah’ın (c.c) İhsanını kazanmıştı. Bu Hanım sahabi tevekkülü o kadar güzel almıştı ki en sıkıntılı anında dahi İsyan edip dininden dönmek yerine sabretti ve Rabbine tam bir teslimiyetle tevekkül etti ve her şeyi gören ve işiten Allah’ı (c.c) bu Mümin kulunu en zor anında yalnız bırakmadı. Peki, tevekkül neydi ki bunu hakkıyla yerine getirdiğinde dünyadayken bile mükâfatını alabiliyordu insan.

Tevekkül:  acizlik gösterme Allah’a güvenme onun hükmünün meydana geleceğine kesin olarak inanma ve alınması gereken tedbirleri almak anlamında Kuran’ı bir terimdir. Tarihten de Anlaşılacağı gibi tevekkül Müslümanın yapacağı işlerde tüm zahiri sebepleri sarılması alınması gereken tedbirlerin alınması çalışıp çabalaması ama gönlünü bunlara bağlamayıp sadece Allah’a dayanmasıdır tevekkül hiçbir zaman çalışmaya ve sebebe sarılmayı terkedip Allah’ın dediği olur diyerek kenara çekilmek değildir. Hz Peygamber devesini salı vererek Allah’a tevekkül ettiğini söyleyen bir bedeviye “ onu Bağla da öyle tevekkül et” buyurdu. (Tirmizi)

İslam alınması gereken önlemleri aldıktan sonra insanlara ve aracılara değil sadece Allah’a dayanma anlamında bir tevekkül emreder. Bir ayette ise Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

“Müslümanlar sadece Allah’a dayanıp güvensinler.”(Al-i imran 122)

Hz. Peygamber (s.a.v) Şöyle buyurmuştur:  Eğer Sizler gereği gibi Allah (c.c)’ya tevekkül etseniz muhakkak kuşların rızkını verdiği gibi sizin rızkınızı da verir kuş sabahleyin aç çıkar akşam Tok olarak yuvasına döner.” (Tirmizi, Hakim)

Şimdi insan sormadan yapamıyor biz Ümmü Şerik’in durumunda olsaydık aç susuz bitkin ve dininden dönmeye zorlanıyorsun yol boyunca horlanıyor ve dışlanıyorsun… Acaba bizim tavrımız böyle bir durum karşısında nasıl olurdu. Bir kuşun dahi rızkını veren Rabbimizin  o an Bize de rızık vereceğini vermese dahi sabretmemiz ve zalime boyun eğmememiz gerektiğini düşünüyor muyduk? Yoksa dünyalık bir bardak suyu ahiretimize tercih mi ederdik? Ümmü Şerik Allah’tan korkup ahirete de yakinen iman ettiği için tereddüt dahi etmeden ve imanından taviz vermeden bitkinde düşse sabretmiş ve tevekkül etmişti. Aslında tevekkül Müslümanların kadere olan imanlarının bir sonucudur. Tevekkül eden kimse Allah’a kayıtsız şartsız teslim olmuş Kaderine razı  kimsedir fakat nasıl kadere inanmak tembel tembel oturmayı her şeyden el etek çekmek gerektirmiyorsa tevekkülde tembellik ve miskinlik gerektirmez gerçek mütevekkil çalışmadan kazanamayacağına ekmeden biçilemeyeceğini amelsiz cennete girilemeyeceğini ihlasla ibadet ve itaatte bulunmadan Allah’ın rızasına kavuşamayacağını bilir. (Şamil İslam Ansiklopedisi)

Allah azze ve celle kadın olsun erkek olsun Bütün sahabelerden razı olsun hepsinin hayatında mutlaka kendimize de bir pay çıkartıp onları örnek edinmeli ve onlar gibi yaşamak için mücadele etmeliyiz. Ümmü Şerik’in başından geçen bir olay Aslında onun Allah’a olan bağlılığını sabrını  imanının kuvvetini ve hiçbir şeyin Allah’ın dininden daha önemli olmadığını göstermektedir. Neden Allah’a ve ahiret gününe inandığını söyleyen Bizlerde tevekkül sahibi bir kul Olmayalım ki?

“Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona kafidir.” (Talak 3

 “Çünkü Allah kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (Al-i imran 159)

 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.