MENÜ

UMEYR BİN HUMAM (R.A.)

186 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
UMEYR BİN HUMAM (R.A.)

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

‘’ Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Ondan başka ilah yoktur. O, Aziz ve Hakim olandır.’’ Buyruğuyla; ilim ehlini kendi vahdaniyetine şahid olarak kabul edip, bu şekilde onları şerefli kılan Allah’a (cc) yerler ve gökler dolusunca hamd olsun. Ulemanın rehber edindiği; mücahidlerin lideri, muttakilerin imamı Hz. Muhammed ( S.A.V)’ e, onun şerefli ehline ve ashabına salat ve selam olsun. Allah’ın (cc) bahşedeceği esenlik, kıyamete kadar ümmeti tevhid üzerine davet eden Alimleri  ve bütün davetçileri kuşatsın.                                                         Allahumme Amin

Üç şey dünyayı seven kimsenin peşini bırakmaz !

Eksik olmayan dert ,

sürekli yorgunluk ve bitmek bilmeyen üzüntü;

Çünkü dünyayı seven kimse ondan bir şey elde ettiği zaman  mutlaka elde ettiğinden daha fazlasına göz diker …

Görüldüğü gibi dünyadaki arzuların sonu yoktur.  Bir işçi daima daha yüksek konumda bir iş ister. Bir fabrikatör daha büyük bir fabrikanın sahibi olmak ister. Fravunlar dünyanın, bütün insanların emrinde olmasını ister . Bunlar batıl şeylerdir . Bir müminde  cenneti ister çünkü bu onun akidesinin zirvesidir. Sahabe ondan dolayı hiç bitmeyen bir eforla , her şey den vazgeçecek bir kalple mücadele etmiştir.

Sahabe kendilerini şehadete yaklaştıracak her şeyi sevmiştir. Kendilerini ondan uzaklaştıracak her şey den de rahatsız olmuşlardır. Vakitlerini boşa harcamamışlar , daima hayırlı ve faydalı işlerin peşinden koşmuşlar ve kendilerini davadan , mücadeleden alıkoyacak bütün sebebleri gözünün yaşına bakmadan terk etmişlerdir.

Rasulullah (sav)’ min kendisi hakkında  cennet ehli dediği bir kimse var. Bu büyük bir şereftir değil mi ? Doğrusu kendisinin cennet ehli olduğunu bilen bir kimsenin yaşadığı mutluluğu anlamamız imkansız bir duygu. Ancak onun hangi amellerde bulunduğunu Allah’ın yardımıyla tespit edebiliyoruz.Umeyr bin humam (ra) Müslüman oldu , İslam üzere yetişti ve vahyin kaynağından beslendi.Kuranı ve İslamı doğrudan Allah’ın elçisinin ağzından öğrendi. Kalbi daima Allah’ın müminler için hazırladığı  içi nimetlerle dolu cennetine ulaşmak için çarpıyordu.

Yukarda zikrettiğimiz sözü hatırlayalım . Dünyayı seven kimsenin peşini bırakmaycak şeyler : dertler ,yorgunluk ,mutsuzluk . Sahabe ahireti dert ediniyor bu yolda yorulmuyor , canını veriyor. Ne diyordu Abdullah bin huzafe (ra) neden ağlıyorsun diye sorulduğunda: Allah için verecek bir başım var daha fazla yok diye ağlıyorum.

Nebi (sav) şöyle buyuruyor : ‘’Bir şeyi haddinden fazla sevmen seni kör ve sağır eder.’’

Sahabenin durumu buydu. Onlar Allah’ın dinine , akidelerine öyle değer veriyorlar ,öyle önemsiyorlardı ki Allah azze ve cellede bütün önemsiz şeyleri  onların kalbinden sildi. Ne mal düşündüler , ne can , ne dünya , nede rahat bir yaşam Allah (cc) asıl yurdun ahiret yurdu olduğunu onların sinelerine işledi.

Bedir günü  onun ebedi saadetle olan randevusunun günüydü. Allah (cc) ona hasret kaldığı cenneti o savaşta nasip etmişti. Nebi (sav) buyurdular : ‘’Genişliği yerle gök arası kadar olan cennete koşun’’ . Sonra hemen cennetten bahseden ayetleri hatırladı. Cennet ehlinden olabilmek için de canını cennet karşılığında feda etti.

Enes ra anlatıyor :  Rasulullah (sav) Buseseyi (ra) ebu sufyan ın kervanını gözetlemesi için gönderiyor . O gözetleme işini yapıp geri döndüğünde içeride sadece Nebi (sav) ve ben bulunuyorduk. Dışarı çıktı ve şöyle dedi : Üzerinde gidebileceği bineği olanlar bizimle birlikte çıksınlar. Mücahidler hazırlandı ve bedire vardılar.

Müşrikler geldiğinde Nebi (sav)   şöyle dedi: Sizler ben emir vermeden sakın hareket etmeyin ! Müşrikler yaklaştığında Rasulullah (sav) nida etti : GENİŞLİĞİ YER VE GÖKLER ARASI KADAR OLAN CENNETE KOŞUN ! Bunun üzerine Umeyr bin humam (ra) şaşkın bir şekilde şöyle dedi : Ya Rasulullah ! genişliği yer ve gökler arası kadar mı Nebi (sav) Evet dedi . Bunun üzerine Umeyr bin humam vay canına(diğer rivayette beh beh ) dedi. Nebi (sav) ona neden böyle dediğini sorunca  : Yanlızca oranın ehlinden olmayı ümit ederek böyle dedim ya Rasulullah dedi.’’Sen oranın ehlindensin ya Umeyr. Bunun üzerine Umeyr (ra) cebinden birkaç hurma çıkarıp yemeğe başladı. Sonra bir durdu ve şöyle dedi :  Eğer bu hurmaları yiyinceye kadar yaşarsam uzun yaşamış olurum dedi elindeki hurmaları attı ve savaşın tam ortasına kadar gidip şehit olana kadar çarpıştı. Ve çok istediği şehadeti tattı.

Bir insanın ahirete imanı yakin olmadan dünyasını , zevkini , vaktini , canını Allah (cc) için feda etmesini düşünemeyiz.Eğer ki bir insan Allah’ın önemli dediği hususları sever ve değer verirse Allah azze ve celle onun kalbinden bütün önemsiz şeylerin sevgisini siler atar. O bir hurmayı yerken ki zamanı bile çok yaşamış olurum diye gördü acaba bizim halimize ne demeli ?  Bu evi alana kadar , bu evliliği yapana kadar , şu işim olana kadar , rahat bir yaşama kavuşana kadar gibi düşüncelerimize ve amellerimize ne demeli ?

 

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Fatih YAKINTüm Yazıları
Yorum Yaz