sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,4396
EURO
10,0747
ALTIN
492,32
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
34°C
Ankara
34°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C

TESLİM OLMA VAKTİ! HZ ĞAMİDİYYE(R.ANHA)

TESLİM OLMA VAKTİ! HZ ĞAMİDİYYE(R.ANHA)
12.07.2021
0
A+
A-

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيم

Hamd Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Din gününün sahibi Allah azze ve celle’ye mahsustur. Salat ve Selam kendisine itaat edilmediği sürece kurtuluşun asla mümkün olmadığı son rasul, son nebi Hz Muhammed(s.a.v)’e, O’nun ehli beytine, sahabesine ve derdi yalnızca Allah’ın rızası olan bütün mümin kulların üzerine olsun inşAllah.

Dünya hayatında yaşam süren, Allah azze ve celle’nin kendilerini mükellef, sorumlu tuttuğu insanlar ve cinler aleminin kurtuluşunun anahtarı şu kavramı anlamaktan geçmektedir. Peki nedir bu? TESLİMİYET!

Rabbi ona “Teslim ol” dediğinde, “Âlemlerin Rabbine teslim oldum” demişti. (Bakara 131)

Barış mı istiyoruz, huzur mu istiyoruz, güven mi istiyoruz, esenlik, şeref, kurtuluş mu istiyoruz, o halde “ Alemlerin Rabbine teslim oldum” cümlesi hayatlarımızda yerini bulmak zorundadır. Bugün  teslim olmanın ne demek olduğunu, nasıl teslim olunacağını bizlere öğreten hanım sahabe Hz Ğamidiyye(R.anha)’dan biraz bahsetmeye çalışacağım Allah’ın izniyle.

Cüheyne kabilesinin bir kolu olan Ğamid boyundan Ğamidiyye adlı bir kadınla ilgilidir. Bu kadın zina ettiğini ve bunun sonucunda hamile kaldığını dört kez itiraf etti. “ Ey Allah’ın Rasulu beni temizle” dedi.  İlk itirafında Hz Peygamber(s.a.v):”  Yazıklar olsun sana! Git Allahtan bağışlanma dile ve tevbe et!” dedi. Fakat kadın “ Ey Allah’ın Rasulu beni Maiz gibi terslemek mi istiyorsun? Ben zina sonucu gebeyim.” diye karşılık verdi. İtirafın yanı sıra hamilelikte söz konusu olduğundan Hz Peygamber(s.a.v) Maiz olayındaki gibi ayrıntılı bir sorgulamada bulunmadı. “ Pekala madem tavsiyemi kabul etmiyorsun; o halde git çocuğun doğumundan sonra gel!” dedi. Kadın doğumdan sonra çocukla birlikte gelerek, temizlenmesi ricasında bulundu. Hz Peygamber(s.a.v) bu kez “ Git ve çocuğunu emzir; çocuğun sütten kesilmesinden sonra tekrar gel” dedi. Kadın çocuğun sütten kesilmesinden sonra tekrar geldi; yanında bir parçada ekmek vardı. Hz Peygamber(s.a.v)’in önünde bu ekmek parçasını çocuğa yedirerek “Ey Allah’ın Rasulu! Çocuk sütten kesildi ve artık ekmek yemeye başladı” dedi. Hz Peygamber(s.a.v) çocuğu bakıp büyütmesi için bir adama emanet edip kadının recmedilmesini emretti.

Hz Ğamidiyye teslim olmuştu, Allah azze ve celle’nin dinine boyun eğmişti. Bu öyle bir teslimiyetti ki Allah’ın dinini ayırmadan, parçalamadan, bir kısmını alıp bir kısmını bırakarak değil, Allah’ın dininin tamamında olan bir teslimiyetti. Allah azze ve celle’nin hükümlerini ayırt etmeden, hem ferdsel hem sosyal hayatında, ben kendi özgürlüğümden vazgeçtim ya Rabbi demekti. Müslüman olmak kendi düşünce, davranış ve seçme özgürlüğünü Allah ve Rasulüne teslim etmek demektir. Hiçbir insan iki karşıt davranışı birleştirmeye kalkmaz. Müslüman olan Allah ve Rasulunun emrine boyun eğmek zorundadır.

Allah ve Rasulunun hükümleri bizlerin hayatlarının sadece belli başlı bölümlerini içeren bir din değildir. Bu din, insanın hem ferdsel hemde sosyal hayatının tamamını kapsayan bir dindir. Hz Ğamidiyye buna iman etmişti. Fakat insandı, bir beşerdi. Allah azze ve celle ondan hatasız, günahsız olmasını beklemiyordu. Ve bir beşer olarak hataya düştü. Ama yine iman etmişti ki bu hatanın düzeltilmesini de Allah azze ve celle’nin dininde arayacaktı. Yani suç sayılabilecek amelleri ve bu amellerin niteliğine göre verilecek ceza oranını tayin etme hakkını ancak Allah azze ve celle’ye vermişti. Evli bir kadının zina yapmasının cezasını da çok iyi biliyordu. O işlediği hatanın cezasını çekmeyi kurtuluş kabul etmişti. Hayat bulmak kabul etmişti.

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allahın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız. ( Enfal 24)

O bu cezanın karşılığını dünya hayatında ödemeyi tercih etmişti. Çünkü biliyordu ki ahiret hayatı şiddetli olacaktı ve zerre kadar olan şeyler bile Allah’a gizli kalmayacaktı. Şimdi nefislerimize soralım bizler ne kadar bu dine teslim olduk? İslam dininin tamamına, ayırt etmeden, nefsimize ağır gelsede, bencelerimizden vazgeçerek teslim olduk mu?

Halid İbnul Velid’in attığı taşın kadında açtığı yaradan yüzüne kan sıçrayınca, Halid(R.anh) kadına küfretti. Hz Peygamber(s.a.v) müdahale ederek:” Yapma! Ruhumu kudret elinde tutan Allah’a yemin olsun ki, o öyle bir tevbe de bulundu ki, öylesini alışveriş sahtekarları yapsaydı affa uğrarlardı.” buyurdu, cenaze namazını kıldırdı ve defnedildi.

Şüphesiz Allah sizden pisliği giderip sizi tertemiz yapmak ister.(Ahzab 33)

Allah Rasulu bu sözüyle biz Müslümanlara çok şey öğretiyor. Karşımızdaki müslümanların günahlarına bakıyoruz ama tevbelerini göz ardı ediyoruz. Hata, kusur, yanlış bulmak kolaydır, çünkü beşer olmamız sebebiyle hatalı, günahkar kullarız. Bir Müslüman kardeşimizin bir günahını görünce hiç şöyle düşündük mü. “Belki de o bu günahı için Allah’a tevbe etmiştir de Allah onu temizlemiştir. Peki benim günahlarım ne olacak? Allah benden razı mı değil mi.”

Hz Ğamidiyye(r.anha)’nın mübarek kanının Halid İbnul Velid’in yüzüne sıçradığı gibi, bazen aynı davayı omuzladığımız kardeşlerimizden kalbimize üzüntü, kırgınlık sıçrayabilir. Bu durumlar da Allah Rasulunun Halid İbnul velid’e öğrettiği gibi, birbirimize kızgınlıkla, öfkeyle değil , merhametle yaklaşmalıyız. Şeytan ve şeytanın yoldaşları planlarına devam ederken, bizi birbirimize düşürmek isterlerken biz birbirimize düşmeyi değil birbirimize her şeyden çok düşkün olmayı öğrenmeliyiz. Herhangi bir olay mı yaşadın, dur kardeşim dur. Kendi haline bir göz at, kendi nefsini bir sorgula sonra elini vicdanına koy şimdi tepkini ver!

Allah azze ve celle bizleri Hz Ğamidiyye gibi, Halid İbul Velid gibi huzursuz dünya insanlığını, İslam’ın esenlik iklimiyle buluşturma niyetiyle Allah azze ve celle’nin dinine yardımcı olanlardan eylesin.

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.