sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6677
EURO
15,5460
ALTIN
783,53
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağışlı
11°C
Ankara
11°C
Yağışlı
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C

SEHLE BİNTİ SAD (r.anha)

12.12.2020
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Allah’a(cc) yüce zatına, büyük makama yaraşır şekilde çok çok hamdü senalar, Peygamberlerin ve Rasullerin en şereflisi olan, insanlığa hayat, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’e salat ve selam olsun…

Sehle binti Sad , Sehl ibni Sad’ın kız kardeşidir. Müslüman olduktan sonra kendi kabilesi olan Beni Saide’ye mensup bir grup kadınla birlikte Peygamber Efendimiz (sav) biat etmiştir.

Hendek savaşı sırasında Rasulullah’ın (sav) çadırına girip peygamberimize ve müminlerin annesi Hz. Ümmü Seleme’ye bir tabak yemek ikram etmiştir.Ümmü Seleme validemiz yemekten bir miktar yedikten sonra Rasulullah (sav) dışarı çıkmış ve ashabtan bizi “ akşam yemeğine gelin” diye Müslümanları yemeğe davet etmiştir.

Müminler, Rasulullah (sav)’ın çadırına girmiş ve o bir tabaktan doyuncaya kadar yemek yemişlerdi.Fakat tabaktaki yemek olduğu gibi duruyordu. Rasulullah’ın bir mucizesi daha gerçekleşmişti.

Hz. Sehle, dinini öğrenmek için Peygamber Efendimiz (sav)’e çeşitli sorular yöneltmiştir.Sehle binti Sad es-Sadiye : ‘ Ya Rasulullah! Kadın kocasının gözüne girebilecek bir şey yapabilir mi? Diye sordu Efendimiz (sav):  “ Bu dünyalık bir eğlence ve menfaattir.Ahirette hiçbir larşılığı yoktur.”

Allah azze ve celle, ailemizle, toplumla, işimizle yani genel olarak sosyal hayatımız için gerekli hududları koymuş ve kitabımız olan, rehber edinmemiz için gönderilmiş,Kuranı Kerim’de bu hududları bizlere bildirmiştir. İlgili ayeti kerimeyi hatırlarsak, Allah’u TealaTevbe Suresi 24. Ayeti kerimede mealen buyurdu ki; “Onlara deki, eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah Rasulünden ve Allah yolunda cihattan daha sevimli ise, artık Allah’ın emri gelinceye bekleyin.Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet etmez.”

Kelime-i Şehadet getirerek ve akabinde gereği gibi yaşamak zorunda olduğumuz bu inanç sistemi görüldüğü gibi kalbi başka bir şeyle paylaşmayı kabul etmemektedir.Yani kalp ya bu dine aittir tümüyle, yada ona hiç baştan yer vermez. Yalnız şunu belirtmeden geçmeyelim, ayetlerde verilmek istenen mesaj müslümanın ailesinden, akrabalarından, eşinden, çocuklarından, malından yada dünyanın bütün güzel şeylerinden el-etek çekerek yalnızlık köşesine çekilmesi değildir. Bu dinin istediği kalbin tümüyle kendisine bağlı olması, sevgisine başka bir şeyi ortak etmemesi, egemen ve buyurucu konumda olması, hareket ettirici olmasıdır. Bu dine bu rol tanındıktan sonra Müslüman hayatın bütün güzelliklerinden faydalanabilir. Bunun bir sakıncası yoktur.

Yalnız Müslüman, bütün bu güzellikleri ve hazları, inancının gerekleri ile çatıştıkları anda tümü ile silkeleyip atmaya hazır olmalıyız. İşte bu kalbin sırf bu dine bağlı olması demektir ki, o zaman müslğmanın  bu nimetlerden faydalanması müstehaptır. Bu nimetleri kulları onlardan yararlansın diye bağışlayan yüce Allah’ın cömertliğini bir anlamda kabul etmektir.İşte ayette sözü edilen maddeler hayatın nimet ve hazlarınıifade ediyor. Yüce Allah terazinin bir kefesine bunları, diğer kefesinede Allah sevgisi, Peygamber sevgisi ve Allah yolunda mücadele aşkını koyuyor.Bunun sonunda ise ya yaratılmışa kul olup yaratılmışın rızasını ararken itilip kakılıyoruz aşağılanıyoruz izzet ve şerefin kalmıyor yada Allah’a kul olup,arınmanın hazzına gönül rahatlığı ve keyfine erip şerefinle yaşıyorsun .

İşte meselenin yani sıkıntımızın tümü burada açığa çıkıyor.Allah’ın (c.c) dini’ni ne yazık’ki  ‘’istiyorum,Allah için bir şeyler yapayım ama kocam izin vermiyor’’diyecek kadar hafife alıyoruz.

Kapanmak,tesettüre girmek istiyorum

Çarşaf giymek istiyorum

İlim öğrenmek istiyorum

Mücadele etmek istiyorum

AMA !

Kocam, izin vermiyor… Kendimizi kandırmayalım bayanlar, böyle bir inanç yok varsa da bu İslam dini değil. Böyle bir inanca sahip isekde Allah katında makbul değil. Yaptığımız seçimleri ve önceliklerimizi gözden geçirelim. Ne bu din hafif nede cennet ucuz.

Allah’ın (c.c) hükümlerini yaşamak nefsimize zor geliyor kendimize bunu itiraf edelim. Hoşumuza giden bir halı olduğu zaman yada bir perde vs yada bir yere gitmek istedik zevk için gönül hoşluğu olsun diye, eşimizde izin vermedi olumsuz cevapladı. Bir şekilde kılıfına uydurulup o halı yada perde alınmıyormu?

Zevk için gitmek istediğimiz o yere gitmiyormuyuz? O perde de alınıyor,gezmeyede gidiliyor. Fakat sıkıntı Allah yolunda çıktıysa kolay vaz geçiyoruz . çünkü böylesi ne yazık ki işimize geliyor.

Bugün sorsak, herkes cenneti istediğini söyler. Cenneti istiyorsak gereği gibi yaşıyacağız. Hayatlarımızı ve seçimlerimizi düzelteceğiz. Allah için sevip, Allah için buğz edeceğiz ki imanın lezzetini tadabilelim inşallah…

Rabbim bizleri teslim olan kullarından eylesin.     AMİN

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.