sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,6693
EURO
10,3507
ALTIN
495,78
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Gök Gürültülü
27°C
Ankara
27°C
Gök Gürültülü
Perşembe Mevzi Sağanak
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C
Cumartesi Çok Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
30°C

RASULULLAH (SAV)’İN SÜT KARDEŞİ HZ. ŞEYMA (R.A.)

RASULULLAH (SAV)’İN SÜT KARDEŞİ HZ. ŞEYMA (R.A.)
20.03.2020
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd âlemlerin yoktan var eden idare eden çekip çeviren yaratmış olduğu insanoğluna kurtuluşun yolunu Kur’an ve Sünnet ve vasıtası ile gösteren Allah Celle Celalühü’ya mahsustur.

Salat ve Selam âlemlere Rahmet olarak gönderilen Mü’minlerin yegane önderi yaşayan Kur’an kendisine uyup izinden gidilmediği müddetçe kurtuluşun hayal dahi edilemeyeceği Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e Ehli Beytine, Ashabına ve onun izinden gitmek için mücadele edenlerin üzerine olsun inşaAllah.

Mekke ve çevresi nice eziyetlere katlandığı binlerce yürek parçalayan olayın yaşandığı yer. Allah (cc)’nun ayetleri indikçe kiminin kini kiminin nefreti artıyor, kimisinin de muhabbeti artıyordu. Mucizevi atmosfere sahip olan Mekke sokakları kainatın Efendisi ile O’nun yoluna başa koyan, sabırla yolculuk eden Mücahitlere, bu yolculuktaki kesişmelere şahit oluyordu.

Bu kesişen yollardan biri de Hz. Şeyma (R.A.) ile fahri kainat Efendimiz Rasulullah (sav)’e aitti. Yıllar sonra nihayet karşılaştılar.

Emzirmek için çocuk alanlardan biride Hz. Halime idi. Hz. Halime ve eşi Peygamberimizi öz evlatlarından daha çok seviyorlardı. O’nun gelmesiyle evlerine bereket ve bolluk gelmişti.

Hz. Halime’nin 3 çocuğu vardı. Özellikle Şeyma bu olağan üstü sütkardeşini çok severdi. Yaşça ondan büyüktü. O’na arkadaşlık eder, O’nunla birlikte oynar, adeta bir gölge gibi peşi sıra dolaşırdı. Sütkardeşinden ayrılmayan Şeyma O’nun her halini annesine haber verirdi.

Hz. Halime “sıcakta oynuyorsunuz.” Diye söylendiğinde “Anneciğim bizi merak etme başımızın üstünde bulut geziyor, sıcaklamıyoruz.” Dedi.

Bu olağanüstü tanıklık 5 yıl kadar sürdü. Daha sonra Rasulullah (sav) onların yanından ayrıldı ve oradan yıllar geçti. Hz. Hatice ile evlenmiş ticaret sebebiyle meşguliyetleri artmıştı. Ama süt annesi ve süt kardeşlerini hiç unutmadı. Onlara hediyeler gönderdi. Dolayısıyla onlarda Mekke’den geleni heyecan ile beklerdi. Rasulullah’ın vefası ve cömertliği duygulandırdı onları. Mekke çevresinde kıtlık yaşandığı bir dönemde Hz. Halime Rasulullah’ı bulmuş ve evine bir deve kırk koyun hediye ile geri dönmüştü.

Akabinde zaman hareket zamanıydı ve tebliğ görevi başlamıştı. Hz. Halime eşi ve iki çocuğu ile iman edenler kervanındaydı. Grup grup hidayete nail olanlarla İslam ordusu kurulmaktaydı. Ebu Cehil’in oğlu İkrime’de İslam ordusunda yerini çoktan almıştı. Bu ordunun büyük başarı kazandığı savaşlardan biri Huneyndir. Mü’minler 6 bin kişiyi esir almıştır.

“Ben sizin Efendinizin sütkardeşiyim beni onunla görüştürür müsünüz?” niyazını duydu. Rasulullah (sav)’e haber verildi. Hz. Şeyma huzurdaydı artık ve Rasulullah (sav) “delilin nedir?” diye sordu.

Şeyma (R.A.) “Küçüktün bir seferinde seni sırtımda taşırken omuzumu ısırmıştın diş izlerin hala durmakta” Şeyma (R.A.) o günlere dair konuşmaya devam etti. “Sirer vadisinde, ailemizin koyunlarını otlatıyorduk. Seni memeden ben ayırmıştım hatta. Hatırladınız mı şimdi Ya Rasulullah.” Dedi. Peygamber Efendimiz (sav) onu tanımıştı.

Hz. Şeyma (R.a.) göklerin dahi kendisine hizmet ettiği Peygamberi o zamanlarda tanımış, mutluluğunu ve farklılığını yaşamıştı. Araya mesafe girse de aralarında kopmaz bir bağ vardı. Rasulullah (sav) hemen ridasını çıkarıp yere serdi ve Hz. Şeyma’yı üzerine oturttu. İkram ve lutüfta bulunup şu sözleri söyledi; “İstersen yanımda kal, ikram ve sevgi gör, istersen sana mal vereyim kabilene dön.” Döneceği bir kavim olmadığından, “Ya Rasulullah yanlarına dönebileceğim bir ailem, kabilem yok. Hepsi şu anda burada esir. Lütfen emir buyurunda onlara iyi muamele yapılsın.” Dedi.

Bunun üzerine Rasulullah (sav) İkrime (R.a.)’a kaç esirimiz var? Diye sorunca, altı bin cevabını aldı. Sonra Rasulullah (sav) “Esirlerin altı binini de diyetsiz serbest bırakın. Herkes dilediği yere gidebilir.” Diye emir buyurdu.

İkrime(R.a.) şaşkınlık içerisinde “Emredersiniz ya Resulullah” diyerek harekete geçti.

Hz Şeyma’nın gözlerinden yaşlar boşaldığını gören Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem;

 

“Memnun değil misin ey Şeyma? Neden ağlıyorsun?” diye sordu. Hz Şeyma (R.a.) ibret verici, akli melekeleri yerinde olan insanları düşündürüp ibret almalarına sebep olacak şu kelimeleri söyledi;

 

“Evet başlangıçta istediğim buydu. Ancak şu an düşünüyorum da onlar aslında sizlerin değil kendi nefislerine esiri. Şimdilik bu zahiri esirlikten kurtulacaklar da ne olacak? Bir zaman sonra yine nefislerinin esirleri oldukları halde bu dünya’dan göçüp gitmeyecekler mi? Çünkü onlar sana başkaldırıp asi gelecek kadar nasipsiz insanlar…”

 

Esaret aksine başıboş Haykırdığımız “Hürriyet” aslında tam manası ile neymiş Hz Şeyma (R.a.) cevabında çok net.

 

Özgürlük, özgürlük naralarıyla esarete koşan bir nesil var maalesef şuan. Bugün dünyanın hiçbir ülkesinde insanlar sınırsız özgürlüğe sahip değildir. Çünkü sınırsız özgürlük hayvanlıktır.

Dünyanın bütün anayasalarında ve yasalarında onlarca yasaklar vardır. Şunu unutmamak lazım ki, toplu halde yaşamak zorunda olan insanların özgürlüğü başkasına zarar vermeyecek sınırlarla çevrilidir. Çünkü başkalarının da zarar görmeme özgürlüğü vardır. Eğer insanlara sınırsız özgürlük tanınırsa bu başka bireylerin zarar görmesi demektir.

 

İnsanoğlunu yaratan Allah azze ve celle kadar insanoğlunun tanıyan onun biyolojik ve psikolojik açıdan nasıl rahat ve huzur içerisinde yaşayacağını bilen yine yaratandır. Allah’ın kanunlarının hepsi hikmetle dolu prensiplerdir.

 

Yaratandır kısaca yarattığı varlığın hangi kanun kurallara göre yaşanması gerektiğini bilen ve Müslüman’ın anayasası olan Kur’an-ı Kerim’i Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e bu sebeple vahiyden…

 

“Bugün sizin için dininizi Kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı seçtim.” (Maide 3) diye buyurmuştur. Rabbimiz(c.c.).

 

Mevdudi rahmetullahi aleyh bu ayetin tefsirinde şöyle söylemiştir;

 

“ Kalıcı bir hayat tarzının gerekli tüm öğeleri ile donattım. İlkeler koydum. Talimatlar verdim. Artık bundan böyle başka bir kaynaktan kılavuz ve talimat aramanıza gerek yoktur.”

 

Yani Allahu Teala kulunu yaratırken bir Fıtrat üzere yaratmış ve bu fıtrata uygun imkanlar sunmuştur. Sınırlar çizmiştir. Bu yine ancak insan içindir. Fakat gelgelelim ki insan hâşâ bu sınırları beğenmemiş, gereksiz yahut eksik görmüştür. Kölelik olarak nitelendirmiştir. Âsi gelerek özgür bir birey olduğunu zannetsede şeytanın bir oyuncağı olduğunu fark edemiyordur. Ne yazık ki yaratıcısı Onu üstün bir varlık olarak yaratmışken köle olmayı tercih etmiş fıtratın dışına çıkıp Kur’an ve Sünnetten ayrılarak esfeli safiline (aşağıların aşağısına) düşmüştür. Atladığı ya da bilmediği bir gerçek var ki insanın inandığı şeyi inandığı şekilde yaşaması gerekir hür olması için. Bugün bizler yaşayabiliyor muyuz? Evet Şeyma(R.a.) söylediği gibi zahiren bir cesaret yok fakat herkes dünyalık sevgilerin beklenti ve heveslerin esiri olmuş ahireti ise öteye itelemekte maalesef zahiren esir  olmasakta bugün Bizler de esiriz peki ne yapacağız?

 

Batıni Esaret altında olanlara binaen Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Şeyma(R.a.) aynı soruyu sordu; “ Ne yapayım?”

 

Hz. Şeyma (R.a.); “ Sen Rahmet denizisin dua buyur Allah onları imanla şereflendirsin.”

 

Alemlerin Efendisi (sav); “ Ey Rabbim, onları nefislerinin esaretinden kurtar.” diye dua etti ve imanla müşerref oldular.

 

Şikayet ederken iflah olmaz derken dua etmeyi unutuyoruz. Öyleyse bolca dua edeceğiz. Önce kendimiz sonra ehlimiz için.

 

Rabbim bizleri Tevhid inancıyla huzuruna varanlardan eylesin. İNŞAALLAH.

 

VELHAMDULİLLLAHİ RABBİL ALEMİN

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.