MENÜ

RAHMAN’DAN BİR BAĞ: SILA-İ RAHİM

63 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
RAHMAN’DAN BİR BAĞ: SILA-İ RAHİM

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd göklerin ve yerin tek Hâkimi ve hükümdarı olan Yüce Rabbimize mahsustur. Salât ve selam âlemlere rahmet olarak gönderilen, önderimiz ve örneğimiz, kendisine tabi olunmadıkça kurtuluşun mümkün olamayacağı Hz. Muhammed’e, âline, ashabına, onun izinden giden tüm müminlerin üzerine olsun inşallah.

Sıla-i rahim

Kişinin akraba ve yakınlarıyla alakasını devam ettirmesi onları koruyup gözetmesi yani sıla-i rahimde bulunması dinimizin çok önem verdiği esaslardan biridir. Hatta doğrudan imanla alakalı bir hadisedir. Bu durumda bizlere düşen görevler nelerdir? İnsanlar arası ilişkilerimize önem vermek özellikle yakınlardan başlayarak anne ve babanın ve sırayla diğer akrabaların ziyaret edilip gözetilmesi son derece önemli görevlerimizden biridir.

Resulullah (sav) Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse akrabasına iyilik etsin buyurmuştur.(Buhari, Edeb 85, Müslim, İman 74-75)

Akrabalık münasebetleri Cenabı Hakkın Rahman sıfatının bir tecellisi olarak merhamet ve şefkat temelleri üzerinde bina edilmiştir. Şu hadisi şerif bu hususta mühim bir ölçüyü dile getirmektedir. Halid b. Zeyd  (Ebu Eyyüb el-Ensari) hazretlerinden rivayet edildiğine göre bir adam Hz. Muhammed’ (s.a.v)e gelerek:

“Ya Resulullah; beni cennete sokacak bir ibadet söyler misiniz?” dedi… Resulullah (sav) şu cevabı verdi:

“Allah’a ibadet eder ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namaz kılar, zekât verir ve sıla-i rahim edersin. (Buhari Zekat 1)

Peygamber efendimizin bu kadar önemle üzerinde durduğu ve yapıldığı zaman Müslümanların cennete girmelerine sebep olacağını haber verdiği sıla-i rahim her türlü hayır işlerinde akraba ve yakınların görülüp gözetilmesidir. Gerek ayetlerde gerek hadislerde, bunun namaz, zekât gibi farz ibadetlerden hemen sonra zikredilmesi, İslam’daki önemini göstermektedir. Âlimler sıla-i rahimde bulunmanın vacip olduğu görüşündedirler. Bunun terk edilmesi yani akraba ve yakınlarla olan ilgisinin kesilmesi büyük günah sayılmıştır.

Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’in de akrabalık ve diğer ilişkilerin önemi ile ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “Allah’a kulluk edin, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabalara, yetimlere, düşkünlere, yakın ve uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa yolcuya ve size hizmet eden kimselere iyilik edin.” (Nisa, 4/36)

Akraba ilişkileri konusunda en güzel örneğimiz olan Peygamber Efendimiz (sav): “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse akrabasını görüp onlara sahip çıksın.” (Buhari, Edeb,85) buyurmaktadır. Ayrıca “Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.” (Müslim, birr,18-19) buyuran Resulullah Efendimiz (sav) yakınlarını daima ziyaret eder, sıla-i rahim yapar, kendilerine ikramda bulunur ve onlara hediyeler gönderirdi. Akrabasıyla buluştuğunda gözleri güler, gönlünde büyük bir huzur duyardı. Ayrıca İslam dinini ilk önce yakın çevresine anlatarak tebliğ vazifesine akrabadan başlaması yakınlarını sadece maddi açıdan değil din eğitimi açısından da görüp gözettiğinin açık bir ifadesidir.

Akraba ziyaretinin dinimizin bir emri olduğu gerçeğini daima hatırlayalım. Bütün işlerimizde Allah’ın rızasını gözetmeye gayret ederek, hiçbir maddi karşılık beklemeden, samimiyetle ve içtenlikle gönül kapılarımızı açık tutalım.

“Akrabalık, Arş’ta asılıdır. Der ki: ‘Beni gözeteni Allah gözetsin; beni terk edeni Allah terk etsin.” (Müslim, Birr ve Sıla, 17)

( Yazımızın devamı gelecek İnşallah)

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yorum Yaz