MENÜ

ÖYLEYSE SİZDE ONU DÜŞMAN BİLİN

178 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
ÖYLEYSE SİZDE ONU DÜŞMAN BİLİN

Bismillahirrahmanirrahim

Hamd, tümüyle ve sadece Allah’a aittir. O’na hamdeder, O’ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden, işlediklerimizin kötülüklerinden O’na sığınırız. Doğru yola ulaşan yegâne kişi, Allah’ın hidayet ettiği kimsedir. O’nun delalete düşürdüğünü ise doğruya iletebilecek yoktur. Gündüz günah işleyenler tövbe etsin diye geceyi, gece günah işleyenlerin tövbesi içinde gündüzü var eden O’dur. Şahadet ederim ki, Muhammed (sav) O’nun kulu ve elçisidir. Salât ve selam peygamberlerin efendisi Hz Muhammed (sav)’me Ehl-i Beyt’ine ve tüm ashabının üzerine olsun.

Yüce Allah bildiği bir sır gereği insanoğluna azılı bir düşman musallat ederek onu imtihana tabi tutmuştur. Bu düşman insanı helak etme yollarını çok iyi bilen kötülük yolunda uzmanlaşmış deneyimli, hırslı, uyku ve uyanıklık halinde bile görevinden vazgeçmeyen, bıkıp usanmayan bir düşmandır. O, şu altı şeyden birine mutlaka ulaşmayı hedeflemiştir.

1­-) İnsanoğlunu bilgi ve imandan uzaklaştırmak. Şeytanın temel hedefidir. Bu hedefe ulaşmayı başardığı zaman insanın ilahi gerçekleri inkâr etmesini sağlamış olur. Böylece hedefine ulaşan şeytan, artık o insanla uğraşmaktan vazgeçer ve rahat eder.

2-) Eğer şeytan bu temel amacına ulaşamazsa hidayet yoluna giren insanın, inkârdan sonra gelen bidat yoluna sapması için çalışır. Bidat yolu şeytan için günah yolundan daha sevimli bir yoldur. Zira mümin tövbe ederek kolaylıkla günahlardan dönebilir ama bidatlardan dönmesi daha zordur. Çünkü bidat yoluna sapan kişi kendisinin doğru yolda olduğuna inanır.

Bazı İslam büyüklerinden rivayet edildiğine göre şeytan şöyle söyler: “Ben insanoğlunu günahlarla perişan ettim. Onlar ise günahlarından tövbe ederek, istiğfar ve Tevhit kelimesi (la ilahe illallah sözü) ile beni perişan ettiler. “ Bunun üzerine onlar arasında zevk aldıkları şeyleri yaymaya başladım. Artık onlar zevk uğruna günah işliyor ve bundan tövbe etmiyorlar çünkü güzel bir şey yaptıklarını sanıyorlar. Şeytan eğer bu planında başarılı olursa askerlerini o insanların arasına gönderir ve daha fazla zevklere dalmalarını sağlar.

3-) Eğer bu planında başarılı olmazsa büyük günahları işlemeyi amaçlayan üçüncü planı uygular.

4-) Eğer bunda da başarı sağlayamazsa dördüncü Plan olan küçük günahları onlara işletmeye çalışır.

5-) Bu da bir yarar sağlayamazsa beşinci Planı devreye sokar. Bu plan insanı daha yaralı olanı terk edip daha az yararlı olan şeylerle meşgul etmeyi esas alır. Şeytan bu planı ile insanoğlunu daha verimli işler yapmaktan men etmeyi amaçlar.

6-) Şeytan eğer bu plandan da bir başarı elde edemezse altıncı Ve son planını uygulamaya sokar. Bu plan şeytanın yukarıda saydığımız beş tuzağından kurtulan mümine eziyet edecek, aşağılayacak, onu şaşkına çevirecek. Duygu dünyasını çökertecek yani ruhsal bunalımlara sokarak aklını başından alacak ordularını ona musallat etmesidir. Bu planın amacı mümini derinde üzmek ve kalbini ilim, irade ve diğer hayırlı amellerden uzak tutarak onu meşgul etmektir. Bütün bu planlarından haberi olmayan düşmanını tanımayan ve korunma metotlarını bilmeyen bir kimse şeytandan nasıl korunabilir?

Bu azılı düşmanın saptırma yolarını bilmeyen, ordularını tanımayan, giriş ve çıkış noktalarından haberi olmayan, nasıl ve ne gibi silahlarla savaştığını, yaralarını ne ile tedavi edeceğini, onunla savaşmak ve onu başından def etmek için kimden yardım alacağını bilmeyen kimse o düşmandan kurtulamaz.

Şeytan ve askerleri ile mücadele etmek ancak ilim ile mümkün olur. İlimsiz kimseler bu büyük mücadeleden ve tehlikeden habersiz idiler. Bu yüzden kendilerini bekleyen tehlikenin farkına varamazlar.

Yüce Allah (cc) sık sık insanların dikkatlerini bu tehlikeye çekmektedir.

“Ey Âdemoğulları, ben size and vermedim mi ki: Şeytana kulluk etmeyin, çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır; Bana kulluk edin, doğru olan yol budur.” (Yasin 60-61)

“Şüphe yok ki şeytan sizin düşmanınızdır, sizde onu düşman bilin çünkü o kendisine uyacaklara yakıcı ateşin mahkûmlarından olsunlar diye çağrıda bulunurlar.(Fatır 6)

Bu nedenle Kur’an-ı Kerim’in birçok yerinde bu düşmandan söz etmekte, durumunu, askerlerini. Tuzaklarını ve saptırma metotlarını haber vermektedir. Çünkü insanlar düşmanı tanımak ve onunla mücadele etme yollarını bilmek zorundadırlar. Eğer bu konularda insanlar ilim sahibi olmazlarsa, hiç kimse o düşmandan kurtulamaz. Düşmandan kurtulmak ancak ilimle mümkün olabilir.

Rabbim biz aciz kullarını bu azılı düşmanın hile tuzaklarından koruyup muhafaza ersin âmin

Velhamdulillahirrabbilalemin

Yorum Yaz