sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

NİKAHI GÖKLERDE KIYILAN ANNEMİZ HZ. ZEYNEP BİNTİ CAŞH (R.A.)

NİKAHI GÖKLERDE KIYILAN ANNEMİZ HZ. ZEYNEP BİNTİ CAŞH (R.A.)
25.10.2019
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Alemleri yoktan var eden, çekip çeviren, yaratmış olduğu kullarına kurtuluş yolunu bildirmek için uyarıcılar gönderen Mü’minlere karşı merhametli, kafirlere karşı şedidul ikab olan Allah azze ve celle’ye mahsustur.

Salat ve Selam Âlemlere Rahmet olarak gönderilen, Mü’minlerin önderi ve örneği yaşayan Kur’an kendisine uyup izinden gidilmediği müddetçe kurtuluşun mümkün olmadığı son uyarıcı son Rasul Hz. Muhammed (sav)’e ve O’nun ehli beytine, Ashabına ve kıyamete kadar O’nun izinden gitmek üzerine olsun inşaAllah…

Takvası ve cömertliği ile İslam tarihinde önemli yeri olan, validemiz, Efendimiz ’in (sav) hanımı Zeynep binti Caşh (R.anha.)

Peygamberimizin halası Ümeyye binti Abdulmuttalib’in kızı, Uhud savaşında şehit olan Abdullah bin Caşh’ın kız kardeşidir. Hz. Zeynep validemiz ilk Müslüman olanlardan biridir. Nafile ibadetlere çok önem veren ve bununla birlikte el emeklerini satıp tasadduk eden bir Hanım’dır.

O’nun takvasıyla ilişkili şöyle bir hadise mevcuttur. Bir gün kainatın Efendisi(sav) Mescid-i Nebevi ’ye gittiğinde iki direk arasında bir ip gerili olduğunu görür ve sebebini sorar; Oradakiler: -Ya Rasulullah (sav) “Bu Hz. Zeyneb’in ipi, O takatten düşünce bu ipe tutunarak ayağa kalkıyor” diye cevap verdiler. Bunun üzerine Rasulullah (sav) “Sizden biriniz ibadetini takati yettiği kadarıyla eda etsin.” Buyurdu.

Zeynep validemiz elini dünyadan çekmiş, bolca infakta bulunan bir hanımdı.

Hz. Aişe validemiz onunla ilgili; Ben dinde Zeynep’ten daha hayırlı, ondan daha çok Allah’tan korkan, ondan daha doğru sözlü, akraba hakkını koruyan, Allah’ın rızasını kazanmak için fakirlere yardım da bulunan bir kadın görmedim sözleriyle onun övgülerine mazhar olmuştur. Bu durum Rasulullah’ında dikkatini çekmekte ve O’nunda övgülerine mazhar olmaktaydı.

Cahiliye âdetinde insanlar soy bağına göre değerlendiriliyordu. Zeyd b. Harise ile Zeynep validemiz Rasulullah tarafından bu âdeti ortadan kaldırmak maksadıyla evlenmişlerdir.

Rasulullah peygamberlik hayatı boyunca cahiliye adetlerinin ortadan kalkması için mücadele etmiştir.

Zeynep validemiz ilk iman edenlerdendi ancak o dönemin gelenek ve göreneklere rağmen kabullenmek kolay değildi. Dolayısıyla bu evliliğe bir çok kişi karşı çıktı. Hatta Zeynep validemiz Rasulullah(sav)’e bir gün;

“Ya Rasulullah ben senin halanın kızıyım ben Kureyşliyim ona varmaya razı değilim” dedi.

Çünkü o bir köleydi, kendisi hürdü. Bunun üzerine Allah azze ve celle Ahzap Suresi 36. Ayeti Kerime’yi nazil etti;

“Allah ve RAsulu bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman hiçbir Mü’min erkek ve hiçbir Mü’min kadın için kendi işleri konusunda, tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Rasulun’e karşı gelirse, şüphesisz ki o apaçık bir şekilde sapıtmıştır. ”(Ahzap 36)

Bunun üzerine Zeynep binti Caşh Rasulullah’a Ya Rasulullah sen bu evliliği istiyor musun? Diye sordu. Rasulullah “Evet” dedi.

Zeynep validemiz, Allah’ı razı etmek için Rasule itaat ederek bu evliliğe tamam demişti.

Karara varılmıştı. Zeynep binti Caşh Rasul’un kararına razı gelmişti. Ancak bu evlilikte kalpler ısınmadı. Kısa sürdü. Birçok kez Zeyd bin Harise Rasulullah’a gitmeye niyetlenip gitmemişti. Gittiğinde Rasulullah ona “Git, hanımını tut. Allah’tan kork.” Dedi.

Nitekim bu evlilik uzun sürmedi.Peygamberimiz onunla iddeti dolduktan sonra evlenmeye niyetlendi.

Fakat münafıkların; “Muhammed oğlunun karısı ile evlendi.” Demelerinden çekindi. Zeyd bin Harise’nin hayatına bakarsak bir dönem o, Allah Teâla evlatlık müessesini kaldırıncaya kadar Zeyd bin Muhammed olarak anılmaktaydı.

İşte bu cahiliye anlayışını kökten kaldırmak için Allahu Teala;

“Hem hatırla o vakti ki; o kendisine Allah’ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye ‘Hanımını kendine sıkı tut ve Allahtan kork’ diyordun da nefsine Allah’ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha layıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğullarının ilişkilerini hanımlarını nikahlama da Mü’minlere bir darlık olmasın. Allah’ın emri de yerine getirilmiştir.” (Ahzap 37)

Artık iddeti dolduğunda Zeyd Bin Harise’ye; “Zeyneb’e git ve benim kendisine evlenme teklifi ettiğimi söyle buyurdu.”

Hz. Zeyd Bin Harise hadisenin devamını şöyle anlatmıştır;

“Evine vardığımda Zeynep hamur yoğuruyordu. Onu gördüğüm zaman Hz. Peygamberin kendisini istemesinden dolayı nazarımda o kadar büyüktü ki ona bakamayacağımı anladım. Topukların üzerinde dönerek sırtımı ona çevirdim. Ve; “Ey Zeyneb! Müjdeler olsun! Hz. Peygamber sana evlilik teklif ediyor. Bunun içinde beni gönderdi. ” dedim”

Hz. Zeynep; “Ben Rabbime istihare etmedikçe bir şey yapmam!” cevabını verip hemen namaz kılma yerine gitti. Dua etti. Allahu Teala’nın Hz. Peygamberle Zeyneb’in nikahını kıymış olduğunu müjdeleyen Ahzab 37. Ayeti Kerime nazil oldu. Peygamberimizin Hz. Zeynep’le velisiz ve şahitsiz olarak peygamberine nikâhlanmıştır. Böylece Yüce Allah tarafından Hz. Peygamber’e nikahlanmış olunca Hz. Zeyneb’e diğerleri gibi bir Mehir verilmemiştir. Peygamberimize bu konuyla alakalı vahiy, Hz. Aişe validemizle oturup konuştuğu sırada gelmiştir. Hz. Aişe validemiz; “Zeyneb bize karşı bununla iftihar edecek, övünecektir.” Demişti ve gerçekten de Hz. Zeyneb bu özelliği ile övünmüştür. Fakat Peygamberimiz de, Hz. Zeyneb ile evlenirken, zevcelerine yapmadığı kadar mükemmel bir ziyafet vermiştir. Enes bin Malik’in annesi Ümmü Süleym toprak bir çanak içine Medine hurmasından koyarak yağ ile karıştırıp hay denilen yemeği yapmış oğluyla Peygamberimiz(sav)’in evine göndermişti. Az yemekten şaşılacak kadar çok kimse yemiş, yemek bir türlü bitmemişti. Hz. Enes anlatıyor; “Çanaktaki kaynarcasına çoğalıyor ve eski halini alıyordu. Odalarda ve sofralarda bulunan davetlilerin hepsi yedi doydu. Yine de yemek getirdiğim kadardı.”

Hz. Peygamberin evine gelen davetlilerin bir kısmı yemeklerini yemiş çıkmış gitmişlerdi. Bir kısmı da oturmuş sohbete dalmışlardı.

Hz. Peygamber ayağa kalktı onların arasından geçti. Oradan uzaklaştı. Peygamber Efendimiz geri döndüğünde o kimseler Hz. Peygamber Hz. Aişe validemizin yanına yürüdü. Hz. Peygamberi izleyen Hz. Enes olayın devamını şöyle anlattı. “Onların gittiği haber verildiğinde Rasulullah geri döndü. Ben onunla beraberdim ve şu Ayeti Kerimeyi okumaya başladı;

“Ey iman edenler! Yemeğe izin verilmeksizin, vaktine de bakmaksızın, Peygamberin evine girmeyiniz, fakat davet edildiğinizde girin yemeği yiyince, hemen dağılın, yemekten sonra sohbete dalmayın. Çünkü bu hareketiniz, Peygamberi rahatsız ediyor, lakin utandığı için size karşı bir şey söylemiyordu. Oysa Allah gerçeği açıklamaktan çekinmez. Eğer Mü’minlerin Annelerinden bir şey soracak veya isteyecek olursanız onu perde arkasından isteyiniz. Böyle yapmanız hem sizin hem de onların kalpleri yönünden daha nezihtir. Sizin Allah’ın Rasulunu rahatsız etmeniz ve kendisinin vefatından sonra onun eşlerini nikahlamanız asla helal değildir. Çünkü bu Allah katında büyük günahtır.”(Ahzap 53)

Bundan sonraki 5 ayette hitabın şekli tarif olunarak;

“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve Mü’min kadınlara söyle ev dışına çıktıkları zaman dış elbiselerini üzerlerine salıversinler. Böyle yapmaları onların iffetli tanınmaları ve kendilerine sarkıntılık edilerek incitilmeleri yönünden en uygun bir davranıştır. Allah Gafurdur. Rahimdir.”(Ahzab 59. Ayet)

Bu Ayete Perde Ayeti denilmektedir. Yani Ahzab 53. Ayete Perde ayeti denmektedir ve bu ayete göre yaşayanlara bugün çok abartıyorlar ben böyle bir şey Kur’an’da görmedim diye sarf edilen sözler aslında kulluğunu yapmak için mücadele edenlere değil. Allah azze ve celle’nin emrinedir, hükmünedir. Gerçekten Kur’an ve Sünnetten haberi olsa alenen Allah’ın ayetini inkar ettiğini görecektir. Aslında hayatlarda ne Kur’an kalmış ne Sünnet…

Kur’an’dan, Sünnettenmiş gibi ortaya atılan amelleri uygulayarak bir nebze vicdan rahatlatıyoruz.

Kur’an ve Sünnetten ne kadar haberimiz olduğunu Cenazemiz ve düğünlerimiz gösteriyor.

Cenazem Allah’ın istediği gibi osun. Aman ha düğünümün nasıl olacağına ben karar veririm deyip Şeytanın mescidini kurup ezanını okutuyorlar.

Sonra da dini yaşamak için mücadele edenlere bunlar abartıyor ben Kur’an’da böyle bir şey görmedim diyerek şeytanın tarafını savunuyorlar. Neden?

Çünkü bu devirde olmaz. Çünkü çoğunluk özgürlük adı altında çıplaklığı savunuyor. Çünkü çoğunluk göbek atıyor, eğleniyor, kadın, erkek karışık karşılıklı oynayıp eğleniyor. Sonuç o zaman bende yaparım.

Nasıl Müslümanız Allah aşkına bir bakalım.

Müslümanın helal haram sınırını Kur’an yani Allah’ın emri belirler. Eğer helal haram sınırlarımız Kur’an ve Sünnet belirlemiyorsa en azından Müslümanım deyip de dinimizi lekelemeyelim. Eğer çoğunluksa ölçümüz helal ve haramları çoğunluk belirliyorsa o zaman bakalım çoğunluk için ne buyurmuş Allah azze ve celle.

  1. İnsanların çoğu kâfirdir. (Nahl 83)
  2. Çoğu fasıktır. (Maide 49,81)(Tevbe 8), (Hadid 16,27)
  3. Çoğu Müşriktir. (Rum 42)
  4. Çoğu inanmaz iman etmez. (Bakara 100)
  5. Çoğu (Yunus 92)
  6. Çoğu Hak’tan hoşlanmaz. (Zuhruf 78)
  7. Kıyametin geleceğine çoğu (Mü’min 59)
  8. Çoğu Allah’a ortak koşar. (Yusuf 106)
  9. Çoğu nankördür. (Furkan 50)
  10. Çoğu yalancıdır. (Şuara 223)
  11. Çoğu Kur’an’dan yüz çevirdi. (Fussilat 4)

Rasulullah’a iman eden o azınlık gibi mi olacağız? Yoksa Rasulullah’a ve O’nun getirdiğine Hak’ka karşı gelen çoğunluktan mı? Karar bizim ölüm gelmeden tarafımızı belirlememiz gerekmektedir. Kur’an’dan uzaklaştıkça, şahsiyetli olmayı, ahlakı ve daha birçok şeyi unuttuk. Tekrar hatırlamanın yolu belli, açık.

Tek yapmamız gereken aklımızı kullanmak, Müslümanca yaşamanın derdine düşmek gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Yeter ki derdimiz bu dini tas tamam yaşamak olsun. inşaAllah.

Hz. Zeynep hicretin 20. Senesinde vefat ettiğinde 53 yaşındaydı. Cenazesi tabutla taşınan ilk Müslüman kadındı. Cenaze namazını Hz. Ömer kıldırmıştır. Kabrine inip onu kimin indireceğini Hz. Ömer Peygamber Efendimiz (sav)’in Zevcelerine sordurtmuştur.

Sağlığında onu görmek kimlere helalse, kabrine onlar girer, indirir demişlerdir.

Hz. Ömer’de onları tasdiklemiştir.

Rabbim onlardan Razı olsun. Bizleri de rızası uğrunda mücadele edenlerden eylesin. Rabbim Hakk’ı hakkıyla anlayan ve yaşayanlardan olmayı nasip etsin. İNŞAALLAH. Amin.

Velhamdulillahhi Rabbil Alemin.

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.