MENÜ

‘’NE KADARCESURSUN?’’

354 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
‘’NE KADARCESURSUN?’’

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

İnsandan ve görünmez şeytanlardan Allah’a sığınırım.Hamd yaradana ki O alemlerin Rabbidir..Salat ve selam O’nun son elçisine,ailesine ve ashabına olsun…Ki onlar ne güzel örneklerdir..

Bu yazımızdaki muhataplarımız kadın erkek tüm müslümanlardır.Peki kimdir müslüman önce bi kısaca kimliğimizi hatırlayalım.Müslüman;hayat programını İslama ayarlayan kişidir.Bütün inanış,düşünüş ve davranışlarına vahyi ölçü alan kimsedir.Müslüman Allah’ın bildirdiklerine bilerek,bilinçli olarak ve gönül rahatlığıyla inanan,inandığının gereğini yerine getirmek emirlerine uyup yasaklarının dan kaçınmak için can-u gönülden gayret gösteren böylece dünya ve ahiret huzurunu,esenliği elde etmeye aday olan kişi demektir..

İşte bu vasıflara sahip olan müslümanlarda olmazsa olmaz dediğimiz bir özellik vardır ki oda cesaret’tir.Peki nedir cesaret?

Cesaret;aklını ve bütün imkanlarını kullanarak rakibini yenmeye çalışmaktır.Aklı dışlayarak,kaba kuvvetle,ahmakça saldırmak cesaret değildir.Cesaret korkmadan,kaçmadan,gerektiğinde,gerektiği şekilde akıllıca direnmektir.Müslüman cesur insandır.Çünkü o Allah’a güvenir,Allah’tan gayrisinden korkmaz!Çünkü o kişilikli,onurlu,akıllı ve ferasetli insandır,nerede ne zaman,nasıl davranacağını iyi bilir.

Cesaretli olacağız derken,büyüklenme hatasına da düşmekten korunmalıyız.Peygamberlerin onun ashabının ve diğer Allah(c.c.) yolunun yiğit erlerinin cesaretli davranışları tarihin sahifelerini süsleyerek hepimize örnek oluyor.Cesaretli davranan insan karşısındakinin kalbine korku salar.Korkak insan,saldırganın iştahını kabartır,ona cesaret verir.

Cesaret tebliğcinin ihlas ölçüsüdür.Bir elime güneşi bir elime ayı koysanız,yine davamdan vazgeçmem diyen, müşrikler amcası Ebu Talib’i sıkıştırıp ya davasından vazgeçsin,yada himayesini kaldır dediklerinde;‘davamdan vazgeçmem Allah’ın himayesi bana yeter’diyen,bütün hayatı bir kahramanlık öyküsü olan Allah elçisi ve onun yigit ashabı örnek olmalı bizlere.

Hz.Ömer’in İslamla tanışmasına sebep olan cesaretli,yiğit kız kardeşi..Esir olmasına rağmen Rus komutanı karşısında, Özür dilerse affedeceğini söyleyen Mısır devlet başkanına,bir Müslüman,bir kafirden özür dilemez diyerek idama razı olan Seyyid Kutup…Ve daha niceleri Allah yolunun cesur erleri örnek olmalı İslam tebliğcisine…

‘Onlar,Allah’ın gönderdiklerini tebliğ ederler,Allah’tan saygı ile korkarlar,Allah’tan başka hiç kimseden korkmazlar.Hesap görücü olarak Allah yeter.(ahzab_39)’

     Allah’ın(c.c.)ayetleri bir ok gibi saplanmalı kalbimize ve canımızı yakarak uyandırmalı bizleri.İşte müslümanların vasfı islamı tebliğ etmek,insanların kınamasından alay etmesinden,dışlamalarından korkmamak.Yeri geldiğinde arkandan deli de deseler kapılar yüzüne de kapansa cesurca sağlam adımlarla hakkı anlatmak ve yeri geldiğinde haykırmaktan asla çekinmemek.İşte bunun olabilmesi için imanların saglam olması ve cennet arzusuyla yanıp tutuşmamız gerekir.

Neyden korkuyoruz?Kimden çekiniyoruz?Ne dir bizi Allah’ın dinine davet etmeten alıkoyan?Cesaretin mi yok?O zaman Rabbin ile arandaki bağı bir gözden geçir,imanını sorgula.Yada yeteri kadar ilmin mi yok?O zaman öğren.Dilin mi dönmüyor konuşcak birşey mi bulamıyorsun islam hakkında?Ama konu boş konuşmak olunca o dilin pekde güzel dönmekte değilmi?Bunun sebebinide dön bir nefsine sor ve kendini kınamaktan çekinme.Şunu unutmayalım islam pısırıkların değil kahramanların yoludur.Müslüman İslamı öyle diri ve canlı yaşamalı ki kendisini öldürmeye gelenler onda dirilmelidirler.

Eğer cennete talip olduysan kenara çekilip oturamazsın.Başkaları yapar diye bekleyemezsin.Ben ne yapabilirim diye atılmalısın,kimin hidayetine sebep olabilirim demelisin ve insanların kınamasından çekinmeden,kalbinde imanla Allah’ın yardımını umarak cesurca kapı kapı gezip tebliğ yapmalısın.Çünkü Resul’den ve ashabından gördüğümüz buydu.Şu hadisi hep aklında tut.’Allah’a yemin olsun ki senin elinle Allah’ın bir adamı hidayet etmesi,senin için kırmızı develerden daha hayırlıdır.(buhari-müslim)

   ‘Kim bir doğruya davet ederse,ona tabi olanın ecri gibi ecir alır,onların ecrindende bir şey eksik olmaz(Müslim)’Ey Müslüman dön bir nefsine sor cennetle mi müjdelen din ki bu kadar rahatsın.Gaflettesin,ben biliyorum der gibi gafilce ve başıboş birşekiilde yaşamaktasın ama kalkıp mücadeleden bahsetmektesin..Peki senin mücadelen ne durumda?..Mehmet Akif lakayit Müslümanların haline bakıp şöyle demekte;’zevke dalmak şöyle dursun,vaktiniz yok mateme’diye haykırıyor…tabi işitenlere ve anlayanlara…

 

Sözlerimi tüm nesle örnek olan cihad meydanlarında cesurca savaşan ölüme giderken bile bizlerede tebliğde bulunup ölü kalplerin dirilmesine sebep olan Abdullah bin Revaha’nın tüylerimi diken diken eden şu sözleriyle bitirmek istiyorum inşallah…

‘Yemin ederim ki,ey gönül,bu meydana ineceksin,

       Ya rızanla ineceksin,yada mecbur edileceksin,

       Sen uzun zamandır rahat bir hayat geçirdin,

      Düşün nihayet sen bir damla pis sudan ibaretsin.

      Sana ne oldu ki Cennet’i beğenmiyorsun?

      Eğer burada öldürülmezsen bile nasıl olsa mutlaka öleceksin..!’

 Rabbim bu tüm içtenlikle söylenen sözleri anlabilmeyi ve onun gibi davasına sarılanlardan olabilmeyi hepimize nasip etsin inşallah..

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

RAVZA ÖNDERTüm Yazıları
Yorum Yaz