sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6677
EURO
15,5460
ALTIN
783,53
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağışlı
11°C
Ankara
11°C
Yağışlı
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C

MÜ’MİNCE BİR BAKIŞ

07.06.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Eksik ve noksan sıfatlardan münezzeh olan, bütün Kemal ve Kamil sıfatların tek sahibi olan, Allah (c.c.)’ya sonsuz hamdü senalar olsun…

Peygamberimiz, önderimiz ve efendimiz Hz. Muhammed’e (sav), O’nun Aline, Ashabına ve tüm Mü’minlere de Salat ve Selam olsun…

“Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten ayetler vardır.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) ‘Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru.’” (Al-i İmran 190-191)

Mü’min, Allah (c.c.)’nun insanlar arasından seçip razı olduğu, kurtuluşa erdiği yeryüzünün inşaa ve imarını kendilerine emanet ettiği kulları için, seçmiş olduğu sıfattır. Bu sıfata sahip olmak veya bu sıfatın sahibi olduğunu iddia etmek, ancak bu sıfatın hakkını vermekle mümkün olur. bu sıfatın hakkı körü körüne bir taklit, anlamsız bir taassup boş ve gayesiz yaşamak değildir!.. Şu kocaman amaç ve gayesini, yerini ve kimliğini aramak bulmak anlayıp yaşamakla belki başarılabilir… kainat kitabını göz kulak ve idrak üçgenine alarak, iyi bir gözlem, berrak bir duyuş, saf ve temiz bir anlayış ile bu ilahi nizamın içindeki konum ve mevkiini değer ve önemini kavrayamayan birinin “Mü’min” olduğunu söylemesi biraz gülünç olur.

Şayet, Mü’mince bir bakış atmak gerekirse bütün evrene; duyduğun galaksilerden gördüğün yıldızlara bildiğin gezegenlerden yaşadığın dünyaya kadar…

Müşahade edebildiğin insanlar alemi bitkiler alemi melekler alemi… Ne varsa, ne duymuşsa, ne görmüşse ve ne hissetmişse bu Mü’min için bir ibret, bir hikmet bir ders niteliğindedir.

Hiç düşünebilir mi ki, galaksiler içinden samanyolu galaksisi, gezegenler içinden dünya, dünya içindeki mahlukattan insanlık ve insanlık içinden de Mü’minlerin seçilmesi, sıradan ve gereksiz olabilir mi?… Kendine ben Mü’minim diyen birinin bu muazzam döngü içerisinde, bu mükemmel işleyişin arasında, bu harika nizam ve intizamın ortasında, yalnız yaşaması, ferdi takılması hakikatlere gözünü kulağını ve kalbini kapatması veya heva ve hevesine göre mücadele etmesi olabilir mi?!!

Kainat, milyonlarca galaksiden, galaksiler milyonlarca yıldızdan, bulutlar milyonlarca buhardan, denizler milyonlarca damladan, ormanlar milyonlarca ağaçtan… oluşur. Kendine Mü’minim diyen kişi! Sen bu düzenin içinde neredesin??? Hangi galaksinin yıldızı, hangi bulutun buharı, hangi denizin damlası, hangi ormanın ağacısın?!!

Mü’min olmak, İslam galaksisinde bir davetçi, Rahmet bulutlarında bir abid, ilim denizinde bir talebe ve cihad ormanlarında bir Mücahid… olmak demektir!…

Dünyanın tozuna toprağına bulanmış, İslam’ın inanç ve ibadetlerinden uzak, Kur’ansız ve Peygambersiz bir yaşantının içinde kendine ben Mü’minim demek, kendini kandırmak ve oyalamaktan başka bir şey değildir!…

Ey kendine Mü’min diyen! Senin için seçilen ve senin de kabul ettiğin bu sıfatın hakkın ver… gözlerini kalbini ve kulaklarını İlahi ibret, hikmet ve nasihatlere aç. Kainattaki yerini, amaç ve gayeni, kaybolan kimliğini ara bul…

 

Bir hiç iken kendini, meydanda buldu.

Nasılda şımarıp azıyor teres…

Pis bir sudan bir beden oldu.

Sanırsın miskten oluşmuş teres…

 

Bir çuval pislik atsan atılmaz.

Çorbaya yemeğe katsan katılmaz.

Eti yenilmez, derisi de satılmaz.

Kendini nimetten sayıyor teres…

 

Kalbi necaset dolu, diliyse hile!

Temizlemez atsan, ne fırat ne de dicle.

Beş kuruş değerin yok, desen bile.

Kendini ağırdan satıyor teres…

 

Ölümde ne imiş, gezip tozuyor.

Bir yalan aleminde sefa sürüyor.

İman’ı, İslam’ı, Kur’an’ı bilmiyor.

Sorarsan cennete gidiyor teres…

 

Namaz yok, oruç yok Kulluk o da ne?

Şafii, Hanefi, Maliki onun neyine…

Bir kurtuluş fetvası vermiş Kendine!

Müctehitler kervanına katılmış teres…

 

Hepsine sözüm yok, sözüm çoğuna.

Bir ömür çalışır karın tokluğuna.

Dayanmaz aşın, suyun, havanın yokluğuna.

Nasılda kendini müstağni görüyor teres!!!

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.