sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6677
EURO
15,5460
ALTIN
783,53
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağışlı
11°C
Ankara
11°C
Yağışlı
Perşembe Çok Bulutlu
10°C
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C

Muhtaç olduğun güç

14.02.2021
0
A+
A-

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ                 

 

Hamd âlemlerin Rabbi Rahman ve Rahim, ölüden diriyi- diriden ölüyü çıkartan, geleceğinde hiç şüphe bulunmayan günün sahibi, mümin kullarına merhametli, inkârcılara şiddetli, indirmiş olduğu Kur’an ile bizlere izzet bahşeden ALLAH(CC) aittir

Salât ve selam âlemlere rahmet olarak gönderilen kendi döneminde ve kendisinden sonra var kılınan mükelleflerin ona(sas) itaatten başka kurtuluşunun mümkün olmadığı önderimiz komutanımız Hz. Muhammed sas’e âline ashabına, bugünden önce yaşamış bugün yaşamakta olan ve kıyamete kadar yaşayacak, hakkın gönüllerini aydınlattığı mücahid müminlere selam olsun.

Allah (cc), akıl sahibi insanların huzura İlahi’ye yine kendi istediği hal ve amel ile dönmelerini istemiştir. Bu sebeple her insanın zaruri vazifesi Allah’ın kendisinden nasıl razı olacağı hakkında malumat sahibi olmasıdır. Rasulullah(Sas)’in kendi dönemindeki fertlere veya kendisinden sonraki dönemlerde yaşayan her mükellefe yapmış olduğu izahlar ve göreceli eğitim bu konuda başvurulması gereken yegâne kaynak olma özelliğini korumaktadır. Bu itibarla zaman ve mekân fark etmeksizin hem kendi adımıza hem de yaşamış bulunduğumuz toplumun problemlerine cevap verme adına yapılacak her girişimin makbul oluşu, problemin çözümü konusunda samimi ve gayretli olduğunu iddia etmekle değil hakikatte o problemin Kur’an ve Sünnetteki karşılığını bulup gereken tavrı sergilemekle gerçekleşir. Dolayısıyla, hedef ve maksada yaklaştırıcı çözüm, sorunların, hastalıkların veya problemin varlığını bilmek veya çözme konusunda samimiyet iddiasında bulunmak olmamalı. Bilakis doğru metoda mebni edilmiş çalışma, geçmişte de şimdide en isabetli hareketin kaynağı olmuş ve olmaya da devam etmektedir.

Allah Rasulü Hz. Muhammed(Sas) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir; Ey ashabım, sizler fakihlerin çok kurra ve hatiplerin az, alimlerin çok soru soranların az olduğu bir dönemde yaşıyorsunuz bundan dolayı bu gün amel ilimden üstündür. İnsanların üzerine öyle bir zaman gelecek ki o gün fakihler az kurra ve hatipler çok, alimler az soru soranların çok olduğu bir dönemdir. İşte o gün ilim amelden üstündür.[1]

Günümüz coğrafyası ve hatta küresel olarak yeryüzü dikkate alınırsa Bu Hadisi Şerifin işaret ettiği üstünlüğü kavramak her akıl sahibi için çok kolay olacaktır. Kur’an’ı okuma ve soru sorma yönüyle insanoğlu cahilliğin pençesine düşmektedir maalesef. Hadiste dikkat çekilen diğer husus ise bugün ilmin önemi ve Allah’ın razı olduğu dinin kaynağı olan vahyi bilmenin kişi adına üstünlük sebebi oluşudur. Ne yazık ki İslam’ın asli öğretileri olan inanç ve amel, içtimai ve ahlaki yönünden uzak olarak yaşamanın bedelini insanoğlu ağır yüklerin altında ezilerek ödemektedir. Bu din İlahi bir dindir. Her yönüyle beşeri düşünceden ve yansıması olan sosyal düzeninden kurtulup kainatın Rabbi olan Allah’ın egemenliğine girmedikçe bu vahim durum son bulmayacaktır. İnsanoğlu vahyin nurundan uzaklaşmasıyla, neyin doğru neyin yanlış, neyin hak neyin batıl, neyin iyi neyin kötü olduğunu ayıramaması kaçınılmaz olmuştur. Bu itibarla bugün Allah’ı bilmek, Resulü’nü bilmek, dinini bilmek bir fert adına hayattaki en önemli yeri teşkil etmelidir.

Allahu Teala Fatiha suresinde bizden kendisine “Gazaba uğrayan ve dalalete düşenlerin yoluna iletme” niyazında bulunmamızı emretmiştir. Bu öğreti kıyamete kadar her ferdin üzerinde hassasiyetle durması ve mucibince kalbi olarak amel etmesi zaruri görevlerindendir. Öyle ki gazaba uğrayan ve dalalete düşenlerin düşme sebeplerine baktığımızda konumuzla alakalı kısmını keşfetmiş bir anlamda kendi adımıza problemin tespitini kolaylaştırmış oluruz. Gazaba uğrayanlar kendilerine verilen ilimle amel etmeyenlerdir. Dalalete düşenler ise İlim olmadığı halde amel etmeye çalışanlardır. Öyleyse İbni Kesir(Rha)’in izahı müminler için ölçüdür; “ Bu din hem ilme hem de amele dayalı bir dindir”. İlme dayalı olmayan ameller makbul olmadığı gibi amel olmadan da ilim fayda vermeyecektir. Allah (cc) İlmi elde etmek için hayret eden ve gereğince amel eden kullarından eylesin. Amin.

Selam ve dua ile   اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

[1] TAberani,( İ. Gazali İlme teşvik)

Yazarın Diğer Yazıları
20.09.2021
29.07.2021
25.09.2020
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.