MENÜ

MUHASEBENİ İYİ YAP

154 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
MUHASEBENİ İYİ YAP

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd yerleri gökleri ve ikisi arsındakileri emsalsiz bir şekilde yaratan , kullarına  birçok nimetler bahşeden , indirdiği kitabı ve gönderdiği rasulleriyle bizlere hidayetin kapılarını gösteren tek sahibimiz ve tek rabbimiz  ALLAH’a (c.c.) mahsustur

Salat ve Selam son peygamber , kıyamete kadar en güzel örneğimiz , ve önderimiz HZ. Muhammed s.a.v e ve onu en güzel şekilde örnek alan sahabesine ve tum Müslümanların üzerine olsun.

Bugün aldığımız  en ufak bir ürünün  dahi  hesabını ödemekle sorumluyuz. ay sonu kullandığınız suyun , elektriğin , vb daha pek çok kullandığımız her şeyin hesabını ödemekte ve günü gününe bu hesap için çalışmaktayız. Öyle ya hesabın kolay olabilmesi, bir günün dahi rahat geçmesi  için çalışmak , hayattan fedakarlık yapmak gerek. Gece gündüz demeden daima hesap kitap halindeyiz. aklımız ay sonu yapacağımız hesapla meşkul.  Hatta bir işte değil iki üç işte birden çalışıyoruz daha rahat yaşamak için.  Daima dünya için hesap kitapla meşgul aklımız.

peki ebedi hayatta rahat yaşayabilmek için dünya ve içindekilerin hesabını ödeyebilmek ve yüce ALLAH ‘IN (c.c.) merhametini  kazanmak için  ne kadar çalışıyoruz hesaplarımızda ahiretimiz varmı ona göre bir muhasebe yaptık mı? yoksa bu hesabı daima erteliyor muyuz.?

farkında olmasak da bize verilen ömür sınırlı ve bir gun dünyada bize verilen her nimetten hesaba çekileceğiz. öyle bir hesap ki o gün  paranın geçmediği , geri dönüşün olmadığı  ve  bir kefilinde yardım edemeyeceği bir hesap günü .hesap soran Allah c.c  hesap veren ise acizmi aciz insanoğlu

yüce Rabbimiz kitabında şöyle buyuruyor;

Sonra o gün size verilmiş olan her nimetten sorguya çekileceksiniz ( tekasur 8)

Seyyid kutup bu ayeti kerime yi şu şekilde tefsir ediyor:

O nimetleri nereden elde ettiğimiz  ve nerelere harcadığımız  elbette bize  sorulacaktır, emre itaat ederek mi kazandınız, emre uygun yerlere mi harcadınız? Allah’a isyan ederek mi elde ettiniz ve Allah’a isyan ederek mi harcadınız? Helalinden mi kazandınız ve helal yollara mı harcadınız? Haramdan mı kazandınız ve haram yerlere mi harcadınız? Nimete şükrettiniz mi? Mala yüklenmiş olan zekat borcunu ödediniz mi? Başkalarına da verdiniz mi? Muhtaçlara vererek onları kendinize tercih ettiniz mi yardım etmediniz mi? Çokluğu ile övündüğünüz ve böbürlendiğiniz şeylerden sorguya çekileceksiniz. Daldığınız oyun, eğlence ve sapıklık yüzünden hafife aldığınız bir sorumluluktur bu. Ama bunun gerisinde ağır mı ağır bir üzüntü ve keder vardır.

Bu sure kendisi ile yine kendisini anlatan insanın hissine kendi anlamını ve etkisini bırakan, insanın kalbinden dünya hayatının değersiz uğraşıları ve boş kalplerin gönül verdiği küçük değerleri atıp onların yerine Ahiretin endişelerini yerleştiren ve kalbi bu endişelerle dolduran bir suredir.

peki nedir bizlere verilen nimetler ?

Etrafımıza  bir bakalım  kainatta herşey hazır olarak önümüze  sunulmuş  , hiç bir şey eksik yada olmaması gerektiği gibi değil ,herşey ölçulu ve tam olması gerektiği gibi. Hergün doğan güneş , mevsimlerin oluşması, aklımızın  alamayacağı ve sayamayacağımız  kadar, göze ve kalbe hitap eden nimetler , aldığımız nefes, bize verilen rızık, bütün insanlık  saymaya kalkışsa asla bir sonuca elbetteki varamazlar.

yüce ALLAH kitabında şöyle buyuruyor:

32- O Allah ki, gökleri ve yeri yarattı, gökten su indirerek, onun aracılığı ile size rızık olarak çeşitli meyvalar ortaya çıkardı, O’nun buyruğu ile denizde yüzen gemiyi yararınıza sundu, nehirleri yararınıza sundu.

33- Sürekli biçimde yörüngelerinde dönen güneşi ve ayı yararınıza sundu, gece ile gündüzü yararınıza sundu.

34- O size kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olursanız, onları bitiremezsiniz. Kuşkusuz insan çok zalim ve son derece nankördür.   

(ibrahim suresi)

Yüce Allah’ın gücünün ve nimetlerinin sergilendiği bu görkemli ve uçsuz bucaksız sahnede, harikalar yaratan sanat fırçası nimetlerin insanlara veriliş gayesine uygun çizgiler çizmektedir: Önce gökler ve yer çiziliyor. Ardından gökten inen su ve bu su sayesinde yerden biten meyvalar ve bitkiler çiziliyor. Sonra bu fırça yeni bir çizgi, yeni bir manzara eklemek için tekrar gök tablosuna dönüyor. Güneş ve ayı çiziyor, onları ekliyor tabloya… Yer tablosunda çizilen son manzara ise, güneş ve ayla bağlantılı bir manzaradır. Gece ve gündüz.. En sonunda gökler ve yeri kapsayan bir çizgi çiziliyor. Bu çizgi bütün sayfayı renklendirmeye gölgelendirmeye yetiyor.

Bu nimetler o kadar çoktur ki, insanların bir kısmı, hatta tümü sayıp bitiremez. Çünkü bütün insanlar iki zaman çizgisi ile sınırlıdırlar: Başlangıç ve son. Ayrıca zaman ve mekan sınırlarına bağlı bilgi sınırı ile de kuşatılmışlardır. Allah’ın verdiği nimetler ise çok olmakla beraber sınırsızdırlar. Bu yüzden insanın kavrama yeteneği bu nimetleri tümü ile algılayamaz.

Ebu Saîd ve Ebu Hureyre (radıyallahu anhümâ) anlatıyorlar: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kıyamet günü kul (hesap vermek üzere huzur-u İlahîye) getirilir. Allah Teala hazretleri:

“Ben sana kulak, göz, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları ve ekimi musahhar kılmadım mı? Seni bunlara baş olmak, onlardan istifade etmek üzere serbest bırakmadım mı? Acaba, benimle bugünkü şu karşılaşmanı hiç düşündün mü?” diye soracak. Kul da: “Hayır” diyecek. Allah Teala hazretleri: “Öyleyse bugün ben de seni unutacağım, tıpkı senin (dünyada) beni unuttuğun gibi!” buyuracak.” (Tirmizi)

sayılan nimetlere mazhar olan bir kimsenin, nimetlere şükürle mukabele etmemesi halinde kıyamet günü, Cenab-ı Hakk’ın da onu nisyana (unutulmaya) mahkum edeceğini bildirmektedir. Allah’ın kulu unutması, onu azaba terketmesi, rahmetini tecelli ettirerek, azaptan kurtarmaması demektir bu dunyadaki geçici muhasebe yerine ebedi hesabını ödemekle sorumlu olduğumuz akıbetimizn muhasebesi için biran önce mücadeleye başlanmalıdır.

 

ALLAH Rasulü(s.a.v)  kıyamet günü hesabı sorulacak nimetleri şöyle haber vermiştir.

kıyamet günü kula ilk olarak sorulacak nimetlerden biri şudur;

ona ; biz senin bedenine sıhhat vermedik mi? Seni sıcak günlerde soğuk suya kandırmadık mı? denir (Tirmizi)

o anki hesaplaşmayı bir düşünelim içtiğimiz soğuk sudan dahi hesaba çekileceğiz hiç    bir nimet sorgusuz kalmayacak ve nerede nasıl kullandığımızdan hesaba çekileceğiz

yine başka bir hadisinde şöyle buyuruyor; Hiç bir kul kıyamet günü şu beş şeyden hesaba çekilmeden bir adım dahi atamaz.

_ömrünü nerede tükettiğinden.

_ilmini nerede kullandığı ve onunla ne ameller işlediğinden

_malını nerden kazandığından

_malını nereye harcadığından

_gençliğini nerede yıprattığından

(Tirmizi)

uyandığımız her sabah bu nimetlerin hesabını düşünsek yalnızca ALLAH’ın (c.c.) razı olacağı yanı verdiği nimeti yalnızca onun yolunda kullanmak için muhasebe yapmaya başlarız . Aklını doğru kullanan kimse bir an önce ebedi hayatı için adım atmaya başlar ve muhasebesini ona göre yapar .

ALLAH (c.c.) ebedi  hayatımız için muhasebe yapıp gereklerini yerine getiren kullarından eylesin

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

SEVDE YILMAZTüm Yazıları
Yorum Yaz