sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

MEDİNE’DE İSLAM’LA TANIŞAN İLK AİLE ÜMMÜ ŞERİK BİNTİ HALİD (R.ANHA)

MEDİNE’DE İSLAM’LA TANIŞAN İLK AİLE ÜMMÜ ŞERİK BİNTİ HALİD (R.ANHA)
31.10.2018
0
A+
A-

 

MEDİNE’DE İSLAM’LA TANIŞAN İLK AİLE ÜMMÜ ŞERİK BİNTİ HALİD (R.ANHA)

 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

 

Yaratan ve yarattıkları üzerinde hüküm koyma yetkisine sahip olması gereken tek Merci Rahman Rahim din gününün sahibi Allah azze ve celle mahsustur.

Salat ve selam Âlemlere rahmet olarak gönderilen kendisine tabi olunup izinden gidilmediği müddetçe cennetin kokusunun dahi alınamayacağı Son Nebi son Resul son uyarıcı olan Hz Muhammed (s.a.v) Efendimize onun ehli beytine Ve izinden gitmek için mücadele eden tüm müminlerin üzerine olsun inşallah.

Hazreclilerden olan Ümmü  Şerik’in annesi hind, babası Halid Bin Huneys’tir  Medine’de doğup büyüyen Ümmü Şerik gençlik çağında Enes bin Rafi ile evlendi bu evlilikten oğlu Haris dünyaya geldi.

Aile olarak Medine’nin en zenginlerindendi. Enes b. Rafi evslerle yapılan savaşlardan rahatsız biriydi kardeş kavgasına son vermek istiyordu Hazrecin  ileri gelenlerinden olan Enes yanına gençleri alarak Mekke’ye vardı.

15 gençten oluşan bu grup Medine’de İslam’ın yayılmasında ilk kıvılcımı yakan kişiler olacaklardır Allah’ın çizdiği bu takdirden habersiz olarak Mekkeli liderlerin yanına uğradılar.

Ancak Mekkeli liderler onların çağrısına cevap vermediler aracı olmaktan kaçındılar. Utbe Bin Rabia başta olmak üzere Mekkeli liderler onlara yardımcı olmayacaklarını belirttiler Aslında Mekkelilerin Bu soğuk tavrı Medinelilerin  yararına idi. çünkü onlar bu kapının kapalı olduğunu gördüklerinde İslam’a sarılacaklardı zulmeden işkence eden Mekkeliler farkında olmadan İslam’ın yayılmasına hizmet ediyorlardı.

Medineli gruptan haberi olan Rasulullah (s.a.v) onları izliyordu onların olumsuz cevap alması üzerine yanlarına vardı ve İslami onları anlattı gençlere yönelerek:

-Ben Allah’ın insanlara gönderdiği elçiyim insanları hiçbir şeyi eş koşmadan Allah’a ibadet etmeye çağırıyorum bana vahy  indiriyor. Buyurdu.

Onlara vahyden  ayetler okudu ileri görüşlü ve ferasetli olan İyas bin Muaz ayetleri dinleyince kurtuluşun İslam’da olduğunu anladı.

Evet, Kurtuluş İslam’dadır.

Yalnız  bunun slogan  olmaktan çıkıp Müslümanların yaşantıları ve halleriyle insanlara bunu tekrardan göstermeleri ve bir uyanışa sebep olabilmek için mücadele etmeleri gerekmektedir.

Şunu kabul etmek lazımdır ki insanlık şu anda büyük bir buhran içindedir bu buhrandan Müslümanlarda fazlasıyla nasibini almıştır.

Dünya yeniden Kur’an’ın yol göstermesine muhtaçtır. Bugün Müslümanlar İslam’ı iyi temsil edemedikleri için Kuran’ı hem kendileri hem de diğer insanlar için doğru anlaşılır bir biçimde temsil ve teklif edememektedirler.

Yaşadığımız zaman dilimindeki çatışmalar adaletsizlik-fitne mezhebi çatışmalar şunu gösteriyor ki Müslümanlar hala ellerinde bulunan doğru kaynağın ne anlama geldiğinin farkında değiller. Eğer ki insan akıl edip Allah azze ve celle’nin göndermiş olduğu Hak ve son din olan İslam’ı kitabından doğru kaynaklardan öğrenme mücadelesi göstermez ise uyumaya Uyutulmaya devam edileceklerdir. Uyutulmaya devam edenler izzet Şeref ve Kurtuluş’tan mahrum kalanlardır.

Evet, Kurtuluş İzzet Şeref İslam’dadır.

Hazreti Ömer (r.a)  dediği gibi:

 “Biz İslamiyet ile Şeref bulduk izzeti şerefi başka yerde aramayınız.”

 

Şehid Seyyid Kutub’un dediği gibi seçim bizimdir

 Ya bütünüyle İzzet Şeref ve özgürlük olan yüce Allah’a kulluk…

 Ya da tamamıyla Zillet ve mahkûmiyet olan Allah’ın kullarına kulluk… Dileyen dilediğimiz  seçsin. (Seyyid Kutup)

Tevhid ilminden mahrum kalanlar beşere mahkûm olmak zorundadır Kurtuluş’un İslam’da olduğunu anlayan İyas bin Muaz yanındaki arkadaşlarına:

– Vallahi Ey kavmim bu adamın söyledikleri Sizin şu Mekkeli Lider Utbe’ye yapmış olduğunuz tekliften çok daha iyi dedi.

Arkadaşlarını iknaya çalıştı. Ancak Efendimiz (s.a.v) hakkında ki yalan yanlış söylentiler onların kafalarını kurcalıyordu. Ümmü Şerik’in  kocası Enes İyas’ın söylediklerine kızdı.

– Bizi şu adamın söyledikleri ile meşgul etme dedi eğer onun sözlerine bakıp onu kabul edersek  kavmimiz daha büyük bir belaya maruz kalacaktır.

Araya girmesi ile görüşme oracıkta bitti ancak Allah Rasulü’nün sözleri Enes başta olmak üzere bütün gençlere etkiledi.

Gerçeği yakalamada daha atik davrananlar yeniliği benimseme de öncü olanlar elbette gençlerdi. Hazrecli altı genç İslam’ı kabul etti ve bir anda Medine’de ki hava değişti ve hatta onları İslam ile Şereflenmesi Mekke’yi sarstı.

Sonraki süreçte Enes bin Rafi oğluyla birlikte Müslüman oldu. Yüreğimdeki kıvılcım lamba olup Bütün bedenini aydınlattı baba ve oğul İslam’ı Ümmü Şerike anlattıklarında o da İslami seçti ve ebedi kurtuluş elde etti ancak Allah Resûlü (s.a.v) Medine’ye hicret etmeden Enes bin Rafi vefat etti. Ümmü Şerif kaldı ve ondan sonra evlenmeyip kendini İslam’a hizmete adadı. Zengindi ve mal varlığı vardı. Oğlu Haris de ona yardımcı oluyordu. Ümmü Şerik Efendimizin hicret etmesi ile gitti ona biat etti. Ve hizmet etmeye hazır olduğunu belirtti onun büyükçe bir Konağı vardı birçok misafiri bir defada ağırlamaya müsaitti kendisi cömertti ve ikram etmeyi severdi Bu yönüyle çevrede meşhur olmuştur. Misafirperver olan Ümmü Şerik İslam’ı öğrenmede de ön saftaydı. Allah’ın rızasını kazanma da ısrarlıydı. Oğlu Halisi de öyle yetiştirmişti. Oğlu Haris Yiğit ve savaşçıydı. Uhud Savaşı’nda oğlunu ciğerparesini Şehit olarak Rabbine sundu. Böylece şehit annesi olma şerefine nail oldu oğlunun şehadetinden sonra o Müslüman kardeşlerinin yanındaydı. En önemlisi İnsanların en hayırlısı Muhammed Mustafa (s.a.v) yeni başında bulunuyordu Allah Rasulu (s.a.v)’i seven ve ailesi ile ilişkileri iyi olan Ümmü Şerik zaman zaman Efendimize ikramda bulunurdu bir defasında bal ile dolu  kırmayı hizmetçisine verdi.

– Bunu Allah Rasulu’ne götür dedi.

Hizmetçi kabı Allah rasulü (s.a.v)’e götürdü. Aradan bir zaman geçti Ümmü Şerik o kabı istedi hizmetçi Rasulullah’ın yanına gidip kabı isteyince Efendimiz ailesine kabı bana getirin dedi kabı kendi eliyle hizmetçiye veren Efendimiz (s.a.v):

-Bunu eve götürdüğünde aynı yere as buyurdu. Hizmetçi denileni yaptı bir süre sonra Kaptan balın damladığını gören Ümmü Şerik şaşırdı bir an Rasulullah’ın Bana elini sürmeden geri gönderdiği vehmi ne kapıldı üzüldü soluğu Rasul’ün yanında aldı.

– Ya Rasulullah gönderdiğin balı ne için kabul etmeyip  geri gönderdiniz.

– Biz hediyeni kabul ettik ancak Allah onu bereketlendirdi boşalttığımız kabı yeniden doldurmuş.

Aldığı cevapla rahatlayan Ümmü Şerik heyecanla eve döndü kaptaki balı Ev halkına dağıttı daha sonra Efendimiz (s.a.v):

-Eğer onun tamamını bir anda boşaltmasaydınız. Dünya Durdukça ondan yemeğe devam ederdiniz buyurdu.

Ümmü Şerik’in Konağı çok önemli hizmetlerin yapıldığı yerdi. İlk zamanlar muhacirlerin sığınaklarından bir yer olmuştur. Ayrıca Medine’nin dışından gelen Müslümanların ve kabile heyetlerinin de ağırlandığı konaktı.

Ümmü Şerik’in Konağı misafir dolup taşıyordu o da misafir almaktan kaçınmazdı.

İlme meraklı olan Ümmü Şerik Efendimizin sohbetlerine katılırdı oradaki sohbetlerden 6 hadis rivayet etmiştir Ümmü Şerik ilim konusunda fetva verecek konuma gelmişti daha sonraki zamanlarda ilmini çevresiyle paylaşmıştı.

Rasulullah’ın (s.a.v) Ümmü Şerik ile evlenme niyeti olmuştu.

Allah Rasulü Medine’ye geldiğinden beri ensarlı hanımlardan hiç kimse ile evlenmemiştir. Ensar hanımları ile evlenmek düşüncesini ifade ederek

– Ensar hanımlardan biriyle evlenmek istedim evlenmek istediğim hanımda Ümmü Şerik idi.

Ancak daha sonra peygamber Efendimiz (s.a.v):

– Onunla evlenirsem Korkarım ki diğer Ensar hanımları kıskanırlar diyerek bu düşüncesinden vazgeçti.

Rasulullah (s.a.v)’in vefatının ardından Ümmü Şerik o güzel hizmetlerine devam etti ve vefat edinceye kadar ilim öğretti cömertçe ikramlarda bulundu.

Cenabı Mevla kendisinden ve tüm Hanım sahabilerden razı olsun. Bizleri onun güzel ahlakıyla ahlaklandırsın.

Allah azze ve celle bizleri onların eşsiz İslam anlayışlarıyla hareket edenlerden kılsın.  Âmin…

 

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.