sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6732
EURO
15,5807
ALTIN
784,51
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
10°C
Ankara
10°C
Çok Bulutlu
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C

MANAYA YÖNEL

08.11.2021
0
A+
A-

Hamd yerleri, gökleri ve ikisinin arasındakileri emsalsiz bir şekilde yaratan, bizlere hidayet olarak kitabı vahiy eden, kâinatın efendisi, tek ve yegane İlah, Rab, ibadet ve itaat edilmeye layık olan Allah Azze ve Celle’ ye mahsustur. Salât ve selam Peygamberlerin sonuncusu, yaşayan Kur’an, kendisine tabi olunmadıkça cennetin imkânsız olduğu, müminlere karşı şefkatli, kâfirlere karşı ise şiddetli olan Hz. Muhammed Mustafa (sav)’ ya, Aline, Ashabına, bugüne kadar yaşamış, bugün yaşayan ve bugünden kıyamete kadar yaşayacak olan tüm Müslümanların üzerine olsun.

Kişinin yaptığı amellerin Allah (cc)’ın katında makbul olabilmesi ve ahirette mükafat görebilmesi için önce iman şartı aranır. Kur’an-ı  Kerim’e dikkat ettiğimizde Allah  cc amelden önce imanı emretmiştir. Ve yine Kur’an’a baktığımızda Allah cc insanları kendisine kulluğa davet ederken önce kendisini tanıtmış sonra insanları ibadete ve kulluğa davet etmiştir. Yani Allah cc bizlerden şuurlu, bilinçli bir kulluk istekmekte. Ne yaptığını bilmeden neden yaptığını anlamadan niçin yapması gerektiğinin şuurunda olmadan yapılan kulluk kişiye fayda vermez. Hz. Ali (ra) şöyle diyor; İçinde ilim olmayan ibadette hayır yoktur, içinde kavrama bulunmayan ilimde de hayır yoktur. Ve içinde düşünme ve tefekkür bulunmayan okumada da hayır yoktur. (Sünen-i Darimi).

Dediğim önce iman sonra amel olması gerekir. Ve dikkat edersek önce Allah cc kendisini tanıtıyor sonra amele davet ediyor ya da ameli emrediyor.

“Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah’ın azabından kendinizi kurtarmış) olursunuz. O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de (kubbemsi) bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye (yerden) çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah’a şirk koşmayın”. (Bakara 21-22) dikkat edersek Allah cc burda önce Halikiyetten , Rububiyetten, Uluhiyetten ve Mabudiyetten söz etmektedir. Yani önce kendisini tanıtıyor. İşte ibadet etmeniz , itaat etmeniz, boyun eğmeniz, emirlerine ve kurallarına, serbeslerine ve yasaklarına uymanız gereken Allah sizi yaratan sizden öncekileri yaratan. Yokluk alaeminden varlık alemine çıkaran. Senin bir tek Allah’a kulluk etmen için yeterli sebebdir seni yaratması. Fakat O (cc) seni yaratmakla bırakmamış yaşadığın arzı sana yaymış, üzerinde işlerini görürken hiçbir rahatsızlık çekmezsin. Allah (cc)’ın yeri bir döşek kılması, insanların onun üzerinde serilmiş bir döşek misali rahat bir şekilde oturmalarını , yatmalarını ifade eder. Arz ‘ın aslı su olmakla beraber Allah onun bir kısmını insanların yaşamasına uygun bir hale getirdi. Kaya gibi sert ve su gibi çok yumuşakyapmayıp beşiğin çocuk için hazırlanması gibi, arzı insanlara bir beşik kıldı. Göğü senin için koruyan bir tavan. Nasıl evinin tavanı olmadığında sıcaktan ve soğuktan korunamazsan, o evde rahat bir hayat yaşayamazsan aynen böyle göğü sana tavan yapan seni koruyan bir tavan yapan O (CC). Gökten su indirip yeryüzünde çeşit çeşit ürünler, sana rızık olarak besinler veren, çıkartan Allah (cc). Dolayısıyla bunları yapabiliecek başka bir varlık olmadığına göre ve sadece kulluk edilmeye layık olan bunları yapabilen olduğuna göre ibadet Allah’ın hakkıdır. Bunları bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. O’(cc)’nu bırakıpta başkalarına itaat etmeyin, boyun eğmeyin üzerinde hakimey hakkını, mutlak otorite hakkını Allah’tan başkasına vermeyin.

Allah (cc)’ın Kur’an’ da kullandığı bu metod yani önce Kendisini tanıtıp sonra kulluğa çağırması Kur’an’ın bir çok yerinde mevcut. Hatta hergün okuduğun, her namazın her rekatında okuduğun Fatiha’da da mevcut. . “Rahmân (ve) rahîm (olan) Allah’ın adıyla.
Hamd (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O, rahmândır ve rahîmdir. Ceza gününün mâlikidir. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden yardım umarız.” (Fatiha 1-5)
. Maalesef  gerek namazda gerekse namazdan haric zaman dilimlerinde okumalar sadece güzel okuma amaçlı olursa bir çok gerçek farkedilmez. Kalbimizin yumuşamasına, huşu duymasına, anlamasına musaade etmeliyiz. Kur’an’ da maksat sadece okumak değildir. Bu konuda insanların bir kısmı özellikle namazda  hızlı hızlı okuyarak manasına önem vermediğinden hataya düşer bir kısmı ise sadece okumasını güzelleştirmek için çaba verirken manadan uzaklaşır. Namazı hızlı kıldığında şunu unutma : Elde etmeyi veya kaçırmamayı istediğin her şey huzurunda durduğun Zat’ın kudretindedir. Dolayısıyla elde etmede doğru yer ve makam orası.

SELAM VE DUA İLE…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.