MENÜ

LÜTFEN DÜŞÜNEREK OKUYUN

389 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
LÜTFEN DÜŞÜNEREK OKUYUN

          Bismillahirrahmanirrahim

Hamt âlemlerin rabbi rahman rahim din gününün sahibi küfür ile iman sınırını belirgin bir şekilde çizerek insanlığın esfel-i safilinden kurtulup ala-i illiyyine dâhil eden Allaha mahsustur.

Salât ve selam Âlemlere Rahmet olarak gönderilen mahlûkatın ekmeli ve önderi en büyük inkılâpçısı Hz Muhammed (s.a.v)e onun nurlu yolunun yolcusu tevhidi inkılâpla öncü cemaati Ashabı Kirama ve onları takip eden tüm müminlerin üzerine olsun inşallah.

Küfrünzararları:  Küfür örtmek ve şükrünü yerine getirmeyerek erişilen nimeti örtmek nankörlük etmektir. Bundan dolayı Arapçada karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye kâfir (örten) denmiştir. Terim olarak küfür imanın zıttı yani imansızlıktır.

İnsan yeryüzünde yaratıcısını tanımak bilmek ve ona kulluk etmek üzere yaratılmıştır. Amacından uzaklaşarak imandan mahrum olması ve küfür bataklığına düşmesi kendi cehaletindendir. Küfür cehalettir bilgisizliktir. Hatta asıl cehalet küfürdür. Yani insanın Allah’ı bilmemesi ve tanımamasından daha büyük cehalet olabilir mi? Bir kişi, evrenin böylesine muazzam çarkının gece gündüz döndüğünü görüyor, ama bu çarkı yapan ve çalıştıranın kim olduğunu bilmiyor; hangi İrade’nin kömür, demir, kalsiyum ve sodyum vb. maddelerle insan gibi eşsiz bir yaratık yarattığımdan haberi yok. Bir kişi bu dünyada her tarafta öyle şeyler ve işler görüyor ki. Ne var ki bu kişi ilim ve hikmet sahibi olan Allah azze ve celle’nin evrenin bütün bu işlerini yaptığını bilmiyor. Biraz düşünün taşının, bilginin “b” sini bilmeyen kişiye bilginin kapıları nasıl açılabilir. Böyle bir kişi ne kadar düşünürse düşünsün ve ne kadar araştırma ve inceleme yaparsa yapsın hiçbir bilgi dalında doğru ve güvenilir yolu bulamaz, çünkü o başta ve sonuçta karanlığı görecektir ve karanlıktan başka bir şey göremeyecektir. Küfür bir zulümdür,  Zulüm herhangi bir kişi veya nesneye doğasına ve iradesine aykırı iş yapmak demektir. Siz  farkına varmış olmazsınız ki, dünyada ne varsa onlar Allaha tabidir ve doğaları İlahi kanunlara uymaktadır. Bizzat insanın tüm bedeni ve bütün organ ve parçaları bu doğa üzerine kurulmuştur. Allah insana  bu nesnelerle ilgili olarak bazı yetenekler vermiştir. Elbette ki.  Her şeyin doğası ondan Allahın dileğine göre iş yapılmasını istiyor. Küfür eden insan ise bütün bu nesnelere doğalarına aykın iş yaptırıyor o kendi kalbinde başkalarının büyüklüğü sevgi ve korkusunun putlarını oturtuyor. Oysa kalbinin doğası Allahın büyüklüğü sevgisi ve korkusunun olmasını istiyor. O kendi azalarına ve dünyada tasarrufunda olan bütün şeylere Allahın iradesine aykırı işler yaptırıyor:           Oysa her şeyin tabiatı Allahın yasalarına göre çalıştırılmasını gerektiriyor. Şimdi söyleyin kendi hayatında her zaman her şeye hatta kendi vücuduna zulmeden bir kişiden daha büyük bir zalim kim olabilir? Küfür sadece zulüm değil aynı zamanda baş kaldırı itaatsizlik ve nankörlüktür.  Biraz düşünün insanda kendisine ait ne varsa beyni kalbi gözleri dili ve elleri ile ayaklarının ve diğer organlarının yaratıcısı kendisimidir yoksa Allah mı? Çevresinde bulunan bu nesneleri ve şeyleri insan için yararlı yapma ve insana bunları kullanma becerisi verme işi insanın kendisine mi yoksa Allaha mı aittir? Siz diyeceksiniz ki bütün bu şeyler Allah’ındır Allah yaratmıştır. Ancak O’nun lütfüyle insanın eline geçmiştir. Allah’ın vermiş olduğu beyni bu hakikatler üzerinde düşünmemeye zorlayandan daha asi kim olabilir? Allah’ın bağışladığı kalpte ona aykırı düşüncelere yer veren yaratmış olduğu gözleri dili elleri ve ayakları ve diğer şeyleri Allah’ın iradesine aykırı kullanandan daha büyük nankör kimdir? Eğer bir hizmetçi efendisinin ekmeğini yiyip ona sadakatsizlik yaparsa ona nankör diyorsunuz. Eğer bir kişi kendisine iyilik yapan birine sırt çevirirse ona kalleş ve kaypak diyorsunuz. Peki, insanın nankörlüğü hainliği ve kalleşliğine ve kaypaklığına ne diyeceksiniz? Sanmayın ki insanın küfrü ile Allaha zarar verir saltanatının sınırlarını bilmediğimiz en güçlü dürbünlerle bu sınırların nerede başlayıp nerede bittiğini görmediğimiz. Dünyamız, güneş, Merih ve benzeri milyonlarca yıldız ve gezegenin O’nun emrine göre birer top gibi döndü serveti bütün evrende yayılan ve başka kimsenin paylaşmadığı ve herkesin kendisine muhtaç olduğu gani bir hükümdara insan gibi hakir bir varlığın kendisini tanıyıp tanımamasında ne zarar gelebilir ki? Bir kimse O’na küfür ve isyan ederek ancak kendisine zarar verir. Küfür ve itaatsizliğin doğal sonucu insanın her zaman için hüsrana uğraması ve başarısız olmasıdır. Böyle bir kişi hiçbir zaman doğru yolunu bulamayacaktır. Bu dünyada rüsfay ahrette ise ebedi azap bulacaktır.

Rabbim bizleri bu sıfattan koruyup kendine layık kul eylesin Âmin.

Velhamdülillahi Rabbil Âlemin.

 

Yorum Yaz