sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
23°C
Ankara
23°C
Açık
Cumartesi Açık
26°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
23°C

KULLUK GEDİKLERİNİN KAPANMASI İÇİN

11.04.2022
0
A+
A-

Hamd Alemlerin Rabbi,Rahman,Rahim ,Tevvab, Vahid ve Kahhar olan Allah(cc)’a mahsustur. Salat ve selam son peygamber Kur’an’ı açıklayan,insanlığa Allah(cc)’a yaklaşma yollarını gösteren Hz.Muhammed(sav)’e ve selam tüm müminlerin üzerine olsun.

Kulluk görevini yerine getirmenin en önemli gerekleri ve ihtiyaçlarından birisi kişinin kalbinde amel,taat etme ve sakınma kuvvetini bulabilmesidir. Bu ise ancak kalbe zarar veren eylem ve düşüncelerden sakınma ile bu yönde ilim eksikliğinden kaynaklı durumların telafi edilmesi için ilim yolunda çaba sarfetmek ile mümkündür. Kur’an ve sünnette yer alan birçok uyarı Allah(cc)’a kulluk yaparken lazım olan davranış ve yardımcı unsurları da bizlere bildirmektedir. Bu hususta büyük önem taşıyanlardan bir tanesi de Allah(cc)’a tövbe etmek ve her daim O’na yaklaşma mücadelesi içinde olmaktır. Allah Resulu (sav) bir hadisi şerifinde “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’tan beni bağışlamasını diler, tövbe ederim.” (Buhârî, Daavât 3).

Bunun sebebi ise kişi ne kadar itaat ederse etsin, ne kadar ibadet ederse etsin kendisinden başka ilah olmayan Allah(svt)’nın haketmiş olduğu kulluk görevini tam olarak yerine getirememiş olacak. Çünkü Allah(cc) bütün eksiklerden münezzehtir. Bir diğeri de tövbeyi Allah(cc) emretmiştir.

Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. (Tahrim,8)

Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.  (Nur,31)

Arapça ta-be fiilinden türeyen tevbe kelimesi “Allah’a dönüş ve O’na yönelme anlamına gelmektedir. Tevbenin, Allah’a ve insana dönük iki yönü vardır. İnsan için kullanıldığında günahtan dönmeyi, vazgeçmeyi ifade ederken, Allah için kullanıldığında tevbeyi kabul etmesi, onu uygun bulması anlamını ifade eder. Tevbe Allah’ın emirlerine karşı gelmeyi ifade eden günahtan O’nun emirlerine saygı gösterip yerine getirmeyi ifade eden itaate dönmektir. Yani kişinin pişmanlık duymak suretiyle Allah’a yönelmesi tevbe etmektir. Bir kimsenin taat ve mubah olan bir şeyden pişmanlık duyması tevbe olarak isimlendirilmez.

Fahreddin er-Razi ,tevbe lafzının, hem Allah için hem de kul için kullanıldığı hususuna dikkat çeker. Tevbe, kul ile irtibatlı olarak kullanıldığında “kulun Rabbine

dönüşünü” ifade eder. Çünkü günah işleyen herkes, bir anlamda Rabbinden kaçıp uzaklaşan kimse durumundadır. Tevbe ettiğinde ise, bu kaçışından Rabbine dönmüş olur. Bu sebeple “Rabbine tevbe etti, döndü” ifadesi kullanılır. Râzî günah işleyen kişi bu durumuyla Allah’ın kendisinden yüz çevirmesine benzediğini ifade eder. Yüce Allah “tevbe” ile nitelendiğinde ise bu, “Allah’ın, kuluna rahmeti ve lutfu ile dönmesini” ifade eder.

Allah’ın tevbe eden kullarına tevbe ile dönmesi iki şekilde gerçekleşir.

  • Onları tevbe etmeye ve kalpleriyle kendisine yönelmeye muvaffak kılması
  • Tevbe etmelerinden sonra tevbelerini kabul etmesi ve hatalarını bağışlaması

Allah(cc) nun Tevvab olması bir rahmettir. Fakat bu ancak kendisine yönelip samimi bir şekilde tevbe ederek istifade edilebilecek bir rahmettir. Kul , Allah(cc) a karşı bir itaat kalesi ve surları inşaa etmek ve iman ve islam ile O’nun huzuruna dönmek zorundadır. Bu kalenin surlarının iç ve dış etkiler ile zamanla yıpranması ve bazı parçalarının görevini yerine getiremez olması söz konusudur. Bu hali ile surları yükseltip büyütme çabaları da anlamsız olacaktır. Çünkü gedikleri kapatılmamış bir surun yüksekliği fayda sağlamaz. Bu itaat kalesinin surlarında gedikleri kapatmanın en güzel vasıtalarından olan tövbe ameli akıl sahipleri için nice fırsatlar barındırmaktadır.

İbn Abbas(ra):” Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin.” Ayetini şöyle yorumlamıştır.

Samimi tövbe: Kalp ile pişmanlık duymak,dil ile istiğfar etmek,bedeni o günahtan alıkoymak,bir daha günaha dönmemeye kesin karar vermektir.

Kul , Allah(cc)’a yaklaşmak ve rızasını kazanmasının önünde engel olan tüm kötü fiil ve hallerinden tövbe edip onları terketmeli ve itaat kalesinin surlarını bunun üzerine inşaa etmeye devam etmeli. Bu hali korumalı ve tövbe fiiline devam etmeli ki, Allah(cc)’nun O’na olan yardım ve nimetlerinden istifadeye de devam edebilmesi bu hale bağlıdır.

Ebedi hayattaki konumunu belirleyecek tüm araç ve gereçlerden istifade etmek akıl sahibinin işidir. Kul her halinde Rabbine muhtaçtır. Bu hakikatin sonucu ise Allah(cc)’a kulluk yapmak olmalı, ve O’na yaklaşmak için tüm vasıtaları kullanmak adına çaba sarfetmelidir.

O halde Allah’a koşun.(Zariyat,50)

Yani iman ve salih amel ile, kulluk ile O’nun koruması altına girin.Sizin için hayırlı olan budur.

Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.(Taha,82)

Velhamdulillahirabbilalemin.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.