MENÜ

KÜÇÜK BİR ANI, ALLAH’IM YARDIM ET!

270 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
KÜÇÜK BİR ANI, ALLAH’IM YARDIM ET!

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

Tanıdığım zalim bir adam vardı; her zulmü işler insanlara haksızlık eder, fuhuş, faiz, içki, kumar ne derseniz hemen hemen bu kişide mevcuttu. Gücü kuvveti yerinde sağlıklı biriydi. Ölümü falan hiç hatırlamazdı… ellisine yaklaşmıştı ve tabiki maddi durumu çok iyiydi. İnsanlar arasında gıpta edilecek bir yaşantısı vardı. Kadın, para, güç, sağlık… Bir giydiğini bir daha binmez!.. Tabi doğal olarak bu hallerden ötürü, toplumda kadri bilinen! Sevilen! Ve hürmet gösterilen biri olmuştu!?? Ha birde Müslümanım da diyordu! Diyordu demesine ama Müslümanlık dilinden öteye gitmemişti.

Belli bir zaman onu göremedim, çokta önemli değildi benim için. Aramızda 30-40 yaş vardı, benden yaşça büyüktü. Ben oğlu emsaliydim. Sadece karşılaşınca selamlaşırdık baban nasıl, deden nasıl bizim samimiyetimiz bu kadardı.

Bir gün bir işimden dolayı hastahaneye gittim, o şahsın oğlunu da orda gördüm. Babasının da hastahanede yattığını söyledi, ben de bir uğrayıp geçmiş olsun diyeyim diye yanına gittim… odasının kapısına geldiğimde şok geçirdim! Aman Allah’ım o da ne, o iriyarı adam erimiş bitmiş küçük bir çocuk haline gelmişti!.. bir ayda tanınmaz olmuş o eski halinden eser kalmamıştı. Bir an durakladım gerçekten bu baktığım o adam mıydı? Bir ayda bir insan bu kadar mı değişirdi? Evet o adamdı ve değişmişti…

Beni asıl etkileyen ve yıllardır hala unutmadığım onun o anda söylemiş olduğu iki kelimeydi… o ana kadar ondan hiç duymadığım iki kelimeydi?.. Öyle samimiyetle, öyle acizce öyle çaresizce ve öyle yalvarırcasına söylediği iki kelime…

Öyle çaresizce ve öyle yalvarırcasına söylediği iki kelime… “Allah’ım yardım et”! artık hiç kimsenin, hiçbir şeyin ona yardım edemeyeceğini anlamıştı galiba?

Her şeyi satın alan serveti ne yazık ki şifayı alamıyordu, övündüğü çocukları çareyi bulamıyordu, dostları, arkadaşları, akrabaları acısını hafifletemiyordu… “Allah’ım yardım et”! Bu sözden başka medet umacağı hiçbir şey kalmamıştı!..

Belki şunu diyebilirsiniz; Kardeş toplumlarda bu ve bunun gibi milyonlarca örnek var… Evet doğrudur.

Daha geçenlerde bende aynı olayı yaşadım da diyebilirsiniz… Ama ben başka bir olaya dikkat çekmek istiyorum; Sen en son ne zaman çaresizce, acizce, samimiyetle ve yalvarırcasına “Allah’ım yardım et”!  dedin…

Demediğimiz halde bunca yardımı ediyorken… Güneşi doğurup batırarak, yağmurları yağdırarak, nebadatı bitirerek, ağaçları meyvelerle donatarak, hayvanları boyun eğdirerek, mal, mülk, eş, çocuk… vererek

Peki dediğimizde ne olacak? İşte bu tasavvur bile edilemez…

“Allah’ım yardım et”! Akılların tam manasıyla kavrayabilmesi çok zor, bu gerçekliği. Her şeyin çok çok ötesinde…

Belki çoğu zaman söylüyoruz da bu kelimeyi, fakat hangi ruh haliyle ve en önemlisi, ne kadar tanıdığımız Allah(cc)’dan… Kainatın tamamı hal lisanıyla bunu söyler zaten!…

Yoksa; hangi tohum çatlayabilir, hangi ağaç meyveye doyabilir, hangi güneş ışığını yansıtabilir, hangi sema bulutu yağmuru taşıyabilir, hangi arz bunca yükü kaldırabilir?!!

Bunlarında ötesinde; hangi dil tadabilir?!!

Daha da ötesi; Hangi İnsan hidayeti bulabilir, hangi ordu muzaffer olabilir ki…

“Allah’ım yardım et”! Hangi müfessir bunu tefsir edebilir bilmem… Hangi Alim ciltlerce kitap yazabilir anlaşılması namına?.. Hangi hatip günlerce, yıllarca, asırlarca anlatabilir onu da bilmem… Ama şunu iyi biliyorum çaresiz ce, acizce, samimiyetle ve yalvarırcasına “Allah’ım yardım et”! diyen birini Allah(cc) yardımsız bırakmaz.

Şunu da belirtmekte fayda var, Allah’ın (cc) yardımına müstahak olmanın üç şartı var. Herhangi bir konuda yardıma kavuşmak için bu şartların yerine getirilmesi gerekir. Birincisi gerçek bir iman, ikincisi sabır, üçüncüsü namaz. Bu gerçeği Rabbimi bize şöyle bildiriyor;

“Ey iman edenler, sabır ve namazla yardım isteyin şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.” (Bakara 153)

Şimdi, evet hemen şimdi ve her anımızda çatlayan tohumla birlikte, meyveye dolan ağaçlarla birlikte, bulutları, yağmurları ve daha bilmediğimiz nice şeyleri taşıyan semalarla birlikte, milyonlarca ağırlığı yüklenen arz ile birlikte, güneş ile ay ile, kuşlarla balıklar ile… kıyamda, rükûda, secde de duran melekler ile… Sessizce ama tüm benliğimizle, kainat korusunun haykırdığı gibi haykıralım “Allah’ım yardım et”!.

Allah (cc) bütün Mü’minlere yardım etsin

Selam ve Dua İle

Beden gözünü kapat, kalp gözünü aç.

Göreceksin ruhun hakikate, ne kadarda aç.

İçinde bilmediğin biri daha var,

Belki de yıllardır hep, durmadan ağlar.

Bazen sen ve o sessizce konuşursunuz,

Konuşur anlaşamaz hep dolaşırsınız.

Cehalet ve karanlıklar ona dört duvar,

Kim bilir firar etmeye nasıl yol arar!

O ister ki karanlıklardan azad olmayı,

Cehalet zincirlerini kırıp atmayı.

Bazen adını söyler gizlice sana,

Fıtratım der ben fıtrat, haydi dön bana.

Haydi azad et onu, özüne dönsün.

Bu korkunç savaşın ateşi sönsün.

Bil ki o Hakk’ın sana hediyesidir,

Ebedi Kurtuluşun tek çaresidir.

     

 

Feyzullah KARASUTüm Yazıları
Yorum Yaz