sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
26°C
Ankara
26°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
20°C
Pazartesi Sağanak Yağışlı
19°C
Salı Parçalı Bulutlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C

KIYMETLİ SERMAYE

08.10.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd; Alemleri yoktan var eden,  Rahman ve Rahim, Din günün sahibi, kendisinden başka bir ilah bulunmayan, yarattıklarını rızıklandıran, yegâne Hakimiyetin sahibi olan Allah (c.c)’ya mahsustur.

Salat ve Selam;  Alemlere rahmet olarak gönderilen, kendisine itaat edilmedikçe kurtuluşun asla mümkün olmayacağı, Allah (c.c)’ın dininden asla taviz vermeyen, , müminlere karşı şefkatli, kâfirlere karşı ise şiddetli olan Rasulullah(sav)’a, aline, ashabına ve onun izinden giden müminlerin üzerine olsun inşaAllah.

Doğruluk; Sözün öze, eylemin söze uymasıdır. Özün, sözün, eylemin; Hakk`ın süzgecine vurulmasıdır. Yalandan, hileden, üçkâğıtçılıktan beri olmaktır. Diliyle özünü ortaya koymaktır.

Doğruluk, İnsanda aranılması gereken en önemli vasıflardan bir tanesidir. Doğrulukla hareket etmeyenin heybesi deliktir. Peygamberlerin takipçisi olan Müslüman yalancı olamaz; yalan, dolan, hile ve sahtekârlıkla Müslüman yol alamaz. Doğruluk Müslüman için sahip olunacak en kıymetli sermayedir. Allah(cc) doğruluğu kişiyi dünya ve ahirette en yüce makamlara ulaştıracak bir özellik olarak nitelemiştir.

Allah dedi ki: “Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ budur.” [Maide 119 ]

Bu ayet de Allah’ın (cc) Peygamberlerini toplayacağı kıyamet gününde mü’minlerin sahip oldukları doğruluk sıfatından dolayı büyük nimetlere nail olacaklarını müjdelemektedir.

Mahşer gününde doğruluk fayda verecektir. Allah, âyetin birinci bölümünde “fayda” kavramına yer vermekte, insanları bu kavramla mo­tive etmektedir. Yüce Allah mahşerde özü sözü bir olmanın fayda vereceğini beyan etmekle, sadâkatin önde gelen ahlâkî ve dinî bir değer olduğunu vurgula­maktadır. Sadâkat, hakikatin arkasında durmak, özü sözü doğru olmak, çifte standartlı olmamayı ifade etmektedir. Başka bir ifade ile, gönlünde tevhîd inancına sahip olan, diliyle bunu ifade eden ve bunun arkasında duran insan fayda görecektir.

Göreceği fayda nedir? Bu soruya Allah(cc) yukarıdaki âyette iki madde ile cevap vermektedir.

“İçinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler vardır”.

“Allah onlardan razı olacak, onlar da Allah’tan razı olacaklardır”.

Cennet ve Allah’ın rızâsını kazanmak, sadâkatin mahşerde temin et­tiği fayda olacaktır. Ayetin başında fayda olarak nitelendirilen ödül, âyetin sonunda büyük kurtuluş ve kazanç adını almaktadır.

Doğruluk dünya ve ahirette kurtuluş anahtarıdır. Doğrulukla hayatını ihya eden yalandan, aldatmadan beridir. Doğruluk, hem için hem dışın temiz olmasıdır. Tüm azalarıyla insanın felah bulmasıdır.Doğru olma hali, Allah’ın emrine ve kanunlarına uygun bir yol izlemek ve insanların haklarına riâyet etmek demektir.

Ebu Hureyre’den rivayetle Rasulullah(sav) şöyle buyuruyor:

“işlerinizde orta yolu tutunuz, dosdoğru olunuz.Biliniz ki hiç biriniz ameli sayesinde kurtuluşa eremez.” Dedilerki:

-Sen de mi kurtulamazsın ey Allah’ın Rasülü?

-Evet bende kurtulamam. Şu var ki Allah(cc) rahmet ve keremi ile beni bağışlarsa o başka.

[Müslim –münafikun 76,78]

Kur’ân-ı Kerim, doğruluğa dair birçok âyet ihtiva eder. Sıdk, istikamet; hidâyet gibi çeşitli türevleri olan doğruluk, ahlâkî vasıfların tümünü kendinde toplar. Özünde Allah’a, meleklere, ahirete, kitaplara, peygamberlere inanan, namaz kılan, zekât veren, oruç tutan, sabreden, sözünde duran, cihat eden… müminlerin bütün bu vasıfları doğruluk hâlinin tezahürleridir. Doğruluk vasfı, Doğru yol’un anlaşılmasıyla gerçeklik kazanır.

Allah(cc) ayette şöyle buyurmaktadır.

” Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve doğru (sadık) olanlarla birlikte olun. ” [Tevbe 119]

İmân hiçbir zaman nifaka yer vermez; doğruluk hiçbir zaman yanlışla ve yalancılıkla arkadaşlık etmez. Kendini olduğundan başka göstermeye çalışanlar sadece budalalıklarını ortaya koymuş olurlar. O bakımdan ni­fak, imanın iflâsının; yalan, doğruluğu kaybetmenin görüntüsü sayılır.

Ayette birkaç incelik daha söz konusudur:

 Doğruluğun kaynağı hakiki imândır.

 İman, Allah korkusunun değişmiyen kapısıdır.

  Allah korkusu İse, iyi, doğru, yararlı ve faziletli olmanın değişmez terazisidir.

Doğruluğun karşısında yalancılık, bâtıl, dalâlet gibi özellikler bulunmaktadır.Yalancılık ise, dar anlamıyla insanın günlük hayatta söz ve davranışlarında doğruluktan uzaklaşması anlamına gelir. Geniş anlamda Allah’ın emir ve yasakları ile alay etmek, Allah’a iftirada bulunmaktır. Bu da müşriklerin sıfatıdır. Allah yalancı kâfirleri doğru yola iletmeyeceğini Kur’ân’da birçok âyette açıklamış, onları lânetlemiş ve büyük bir azaba uğrayacaklarını bildirmiştir.

Bir diğer yalancı grup, münâfıklardır. Bunların özelliği yalan yere yemin etmeleridir. Bunlar, sahtekâr kimseler olup küfürlerini gizlemişlerdir.

Doğruluğun, vahyî temellerinin anlaşılmasından sonra, düşüncenin eyleme geçirilmesinde en başta dile hakimiyet gelmektedir. Dil, düşüncenin iletim vasıtasıdır. Doğruluk; düşüncede, sözde, niyette, iradede, azimde, vefâ ve amelde doğruluk şeklinde tezâhür eder. Bütün bunların kaynağı, Kur’ân ve Sünnet’tedir. Öte yandan, düşünce ve eylem birliği doğruluğun esasıdır. Düşüncede ve inançta tam manasıyla İslâm’a yönelinmedikçe ve İslâmî hükümlere teslim olunmadıkça davranışların doğru olması mümkün değildir. Doğru olan ahlâk Hz. Peygamber’in ahlâkıdır; bunun dışında doğru bir yol yoktur. Zira Rasûlullah (s.a.s.) “dosdoğru ol” mesajı ile “Hûd sûresi beni kocattı” diye buyurarak doğruluğun önemini ve insana yüklediği sorumluluğu ifade etmiştir.

Rasulullah(sav) başka bir hadisinde şöyle buyuruyor :

“Doğruluğa sarılın!Doğruluk iyiyliğe iyilik de cennete götürür.Kişi doğru söyler ve doğru olmaya çabalar ta ki Allah katında sıddık diye yazılır.yalandan da uzak durun!çünkü yalan kötülüğe, kötülük de cehenneme götürür.kişi yalan söyleyip, yalan söylemeye çabalarsa sonunda Allah katında yalancı olarak yazılır”(Müslim-Birr,105]

Bugünkü toplumların bir kısmının işleyişi gerek toplumsal düzeyde gerek fert olarak, yalancılık temeline dayalıdır. Çünkü insanlarda Allah korkusu kalmamışsa insanlar arası ahlâkî ilişkiler de suni ve doğruluktan uzak olur. İslâm dışı fert ve toplum hayatında doğruluğun bir anlamı yoktur. Çünkü düzenler zulüm üzerine kuruludur ve insanlar şahsî çıkarları peşinde birbirlerini kandırmak için türlü oyunlara başvurmaktadırlar. Bu bozuk bir hayat düzenidir. İnsanlar her geçen gün doğru yoldan uzaklaşmaya, âhiret yurdunu aramaktansa materyalist dünyanın hevâ ve heveslerine uymaya başlamışlardır.  Bizzat müslümanların doğruluk düsturuna uymamaları bir toplumun helâk olması için yeterlidir. Çünkü hakkı tavsiye eden kimseler olmazsa  o toplum çökmüş demektir.

Bir sahabi Hz. Peygamber’e “Ya Rasulullah bana İslâm’ı öyle tanıt ki, senden başka birine sorma ihtiyacını duymayayım” deyince, Rasûlullah şöyle buyurmuştur: “Allah’a inandım de, sonra da dosdoğru ol.” Buyurmuştur. [Müslim-İman, 62; Ahmed b. Hanbel-III, 413)

İslâm’ın hayat yolu sırat-ı müstakim’dir; yani dosdoğru yoldur. O yola girenlere bir üzüntü ve korku yoktur. Her şeyden önce doğruluk müslümanın akîdevi özelliği olup kendisi için doğruluk vasfı en kıymetli sermayedir.

Ey Rabbimiz!Bir an bile doğruluktan ayrılmaktan sana sığınırız, azabından rahmetine sığınız. Bizi elinden ve dilinden emin olunan kullardan olabilmeyi nasip et inşaAllah…

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.