MENÜ

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu?-KVKK-

157 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu?-KVKK-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd  Alemlerin Rabbi Rahman Rahim din gününün sahibi Allah cc’ya mahsustur. Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen örneğimiz önderimiz Hz.Muhammed (SAV)’e ehli beytine ashabına ve tüm müminlerin üzerine olsun.

Teknolojik aletlere baktığımızda bilgisayarlar veri depolama alanı olarak kullanılıyor aynı insan gibi. Benzerlikleri sayılmaya kalktığında çok fazladır ama en çok dikkat çekenlerden birisi geri dönüşüm kutularıdır. Dosyaları sil sil ama aslında sildiğini zannediyorsun, hepsi geri dönüşüm kutusunda yani yer kaplamaya devam ediyor ve ne oluyor sistem yavaşlıyor. Sistemden daha iyi yararlanabilmek için geri dönüşüm kutusunu da boşaltmak lazım. İnsanda da aynı öyle sende silmen gerekeni tam sileceksin. Eğer silmen gerekeni hafızanda, gönlünde tutmaya devam edersen sistemin öyle bir yorulur ki üzerine düşen görevi yerine getiremezsin.

Yine günümüzde kişisel verilerin korunma kanunu diye bir şey çıktı gidiyor. Her şey çok güvende sanki hiç dert tasa kalmayacakmış gibi algı oluşturulmaya çalışılıyor. Aslında kişi bir düşünse kişisel verilerini bugün istediğin kadarını ve istediğin şekilde koruyabiliyorken o gün geldiğinde hiçbir verin gizli kalmayacak. Bugün istediğin kadar siber özgürlük safsatasıyla boğuş ama o gün hiçbir verini gizleyemeyeceksin. Ahiret gerçeği ile karşılaşmak aslında Rabb olanın dilediği yerde senin kanununun geçmediğini en iyi anlamana sebep olacak inşaAllah.

“Herkesin yaptığı her hayrı ve işlediği her kötülüğü, önünde hazır bulacağı gün yaklaşmaktadır. O gün kişi, kendisiyle yaptığı kötülükler arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Allah sizi, kendisinden korkmanız için uyarıyor” (Ali İmran /30)

Allah cc tarafından insanların bu dünyada iken yaptıkları iyilik ve kötülüklerden dolayı ahirette hesaba çekileceklerine dair dikkat çekilen günün adı hesap günü olarak dilimize yerleşmiştir. Hesap gününe iman etmek İslamiyetin inanç esaslarından birini teşkil eder. Bu günün hak olduğu, bir gün mutlaka  gerçekleşeceği kitapla sabittir.

“Allah herkesi kazandığının karşılığını vermek üzere (diriltecektir). Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir” (İbrahim/ 51) buyrulmaktadır.

Ayetten açıkça anlaşılıyor ki, sorguya çekilmesi gereken herkesin, hesap günü ifadesi alınacaktır. Kendilerine peygamber gönderilen her ümmete peygamberlere itaat edip etmedikleri; peygamberlere de, tebliğ vazifelerini ne dereceye kadar yaptıkları ve nelerle karşılaştıkları sorulacaktır. Şu kadar var ki: “Biz bir resul göndermedikçe azap edecek değiliz” (İsra /I5) ayeti  hükmünce, kendilerine “Resul” gönderilmeyenler Şer’i hükümlerden muaf olacaklardır. Diğer insanlar da dünyadaki amellerine göre hesaba çekileceklerdir:

“O gün insanlar, yaptıkları kendilerine gösterilmek için bölük bölük dönerler” (Zilzal /6)
“Bugün herkese kazandığının karşılığı verilir. Bugün haksızlık yoktur. Doğrusu Allah, hesabı çabuk görendir” (Mümin /17)

Gerçekten öyle zamanlar olur ki, insanın yaptığının yüzüne vurulması veya yaptıklarıyla yüzleştirilmesi her çeşit cezadan daha ağır gelir. Ne var ki, böyle bir cezayı hak etmişse bundan kurtuluş da yoktur. Hesap günü, kişi yaptıklarıyla yüzleştirildikten sonra, tartıya vurulmayan, cezası verilmeyen zerre miktarı hayır ve şerrin bırakılmadığı ince hesap anına geçilir. Artık o gün:

“Kim zerre miktarı bir hayır işlemişse, onu görecektir ve her kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onu görecektir. ” (Zilzal /7-8).

“Amel defteri ortaya konunca, suçluların, onda yazılı olanlardan korktuklarını görürüsün, “Vah bize, eyvah bize! Bu defter nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmadan hepsini saymış!” derler. İşlediklerini hazır bulurlar. Rabbin kimseye haksızlık etmez.”(Kehf / 49)

Kitap da ortaya konulmuştur. Dünya hayatındaki dosyaları, sicilleri ortaya konunca mücrimler acele bir şekilde kitaplarına şöyle bir göz atarlar. Kitaplarının içindekilerden, hesaplarının zorluğundan dolayı korkularından tir tir titremeye başlarlar. Çünkü o zalimler Rablerini tanımamışlar, Rablerinin hayat programıyla ilgilenmemişler, hatta kendilerini Rabb bilmişler ve şimdi inkar ettikleri o Rabb onları hesaba çekecek. Derler ki, “Vah bize! Eyvah bize! Yazıklar olsun bu kitap da nasıl bir kitapmış ki ne büyük günahlarımızı koymuş, ne küçüklerini koymuş hepsini sayıp tespit etmiş! Ne gizlide işlediklerimizi koymuş, ne açıkta işlediklerimizi koymuş, hepsini yazmış! Halbuki biz şunları şunları hiç kimsenin göremeyeceği ıssız bir ormanda işlemiştik! Şunları şunları önemsiz zannetmiştik! Ne büyük koymuş, ne küçük koymuş, ne gizli demiş, ne aşikar demiş hepsini tespit etmiş. Halbuki dünya hayatında zalimlerin haberleri yoktu hiçbir şeyden. Haram helal aramamışlardı hayatlarında. Zulmetmişler, haksızlık etmişler, inkar etmişler, duymazdan gelmişler, müstekbirce davranmışlardı. Ne yapmışlarsa tüm amellerini karşılarında buluyorlar. Amellerinden dolayı değerlendirilecekler şimdi.

 

Hani dünyadayken bu zalimler amellerimizden dolayı bizi değerlendirmeye çalışmıyorlar mıydı? Dosyalıyorlardı ya müminleri. Şimdi de onların dosyaları alabildiğine kabarıktır. Zulmettikleri insan sayısınca dosyaları kabarık olacak. Bir milyon kişiye zulmetmişse bir milyonluk bir dosya, beş milyona zulmedenlerin dosyaları beş milyonluk, tüm yeryüzü insanlığına zulmedenlerin dosyaları o kadar kabarık… Dünyada Müslümanları dosyalamaya çalışan, çip takmaya çalışan, Müslümanlara dosyalar hazırlayanlara orada dosyalar hazırlanmıştır. Dosyaladığı Müslüman sayısınca orada onlara dosyalar açılmıştır. Dosyalar birer birer açılacaktır. Zulmettikleri insanların dosyaları, haklarını yedikleri insanların dosyaları, bombaladıkları insanların dosyaları, aç bıraktıkları, sömürdükleri insanların dosyaları birer birer açılmaya başlamıştır…

 

Bekliyoruz, siz de bekleyin o günü…

 

 

Kıpırdama bizden Tevfik Allah(cc)’dandır.

Velhamdulillahi Rabbil Alemin.

Firdevs MEVATüm Yazıları
Yorum Yaz