MENÜ

KELİME-İ ŞEHADET

109 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
KELİME-İ ŞEHADET

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

Kelime-i şehadetin; Gönülde bir inanç, günlük hayatta bir ibadet, pratik hayatta da bir şeriat olarak benimsenmesi şarttır.

Kelime-i şahadetin manasını kısaca hatırlamaya çalışalım.

EŞHEDÜ EN LA İLAHE İLLALLAH ve EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDUHU ve RASULUHU

(İlah; iyiliği beklenen, rızası gözetilen, yardım istenilen, aşırı sevilen ve yarattıkları üzerinde hükmetme yetkisine tek sahip olan vs.) (Kur’an-ı Kerim’de ilah kelimesi bu gibi manalarda kullanılmıştır.)

EŞHEDÜ en: Şahitlik ederim ki

LA İLAHE: Bütün sahte ilahlara hayır diyorum ve kalbimde, dilimde ve amellerimde onlara karşı hiçbir meyil göstermeyeceğim.

Eğer kişi Allah’ı ilah kabul etmekle beraber ilahlık vasıflarından birini veya bir kaçını başka varlıklara da verirse cehenneme atılacağını Kur’an bize haber veriyor.

İSRA 39- İşte bunlar, Rabbinin sana vahyettiği hikmetlerdendir. Sakın Allah’la beraber başka bir ilah uydurma. Aksi halde kötülenmiş ve Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılmış olarak cehenneme atılırsın.

 

Ve ilah diye uydurulan varlıklardan ebedi olan ahirette de hiçbir fayda görülmeyeceği de yine Kur’an da bildirilmiştir.

 

İSRA 56- De ki: “Allah’tan başka, ilah olduğunu sandığınız şeyleri çağırın, size yardım etsinler. Onlar, ne sizden sıkıntıyı kaldırabilirler, ne de değiştirebilirler.

 

O yüzden ilahlığa layık tek mercinin yani; iyiliği beklenen, rızası gözetilen, yardım istenilen, aşırı sevilen ve yarattıkları üzerinde hükmetme yetkisine sahip olanın birtek Allah cc olduğunu bilmek ve kalben tasdik etmek gerekir. Onun için LA İLAHE deyip sahte ilahları kalpten attıktan hemen sonra İLLALLAH deriz.

 

İLLALLAH: Bir tek ilah olarak Allah’ı kabul etmek. Burada gözden kaçırılmaması gereken bir mesele var. O da Allah’ı ilah kabul etmek iman değildir. Çoğu kişi Allah’ı ilah kabul eder. Burada asıl mesele Allah’ı bir tek ilah kabul etmektir. İşte imanın makbul olmasının asıl şartlarından biri de budur.

Allah cc İbrahim suresinde Kur’an’ın indirilme sebepleri zikredilirken de bu meseleye değinilmiştir.

 

İBRAHİM 52- Bu Kur’ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir.

 

ve EŞHEDÜ enne: Ve yine şahitlik ederim ki

MUHAMMEDEN ABDUHU  ve RASULUHU:  İnsanlığa hidayet bulmaları için, insanlar içinden seçtiği ve kendisine tabi olunmadıkça cennetin imkansız olduğu Allah’ın elçisine sadece inanmak değil, aynı zaman da yoluna uyulması gereken tek merci olduğunu bilmek gerekir.

Gerçek ilahın sadece Allah cc olduğu ve bunun dışında ilahlık taslayanların sahte olduğunu bilmek ve kalbimizle, dilimizle ve amellerimizle de Allah’ı tek ilah kabul ettiğimizi gönderdiği  Rasulu (sav)’ne tabi olarak ispatlamak gerekir.

 

ARAF 158- De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah’ın resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O’nundur. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Öldüren de, dirilten de O’dur. Bundan dolayı gelin, Allah’a ve resulüne iman edin. Allah’a ve Allah’ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.

 

NİSA 64- Biz hangi peygamberi gönderdikse, sırf Allah’ın izni ile itaat edilmek üzere gönderdik…

 

AL-İ İMRAN 31- De ki, siz gerçekten Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bağışlayıcıdır.

 

AL-İ İMRAN 32- De ki, Allah’a ve Peygamber’e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.

 

Ayetlerde de görüldüğü gibi Muhammed (sav)’i peygamber olarak kabul etmek tek başına yeterli değildir. Ya Allah azze ve celle nin çağrısına kulak verip elçisine tabi oluruz. Ya da şeytanın ve onun safında olan şeytanlaşmış insanların yoluna uyarız.

(Şeytanlaşmış insanlar şeytan gibi Allah’ın belirlediği hükme veya hükümlere karşı direnip, o hükümleri beyenmeyip kendince farklı bir hüküm çıkaranlardır.)

 

Allah azze ve celle Nuh ve Ankebut suresinde müminleri aldatmaya çalışan şeytanlaşmış insanlardan bahsetmektedir.

 

NUH 23- Dediler ki: “Sakın ilahlarınızı bırakmayın, ne Vedd’i, ne Suva’ı ve ne de Yeğus’u, Yeûk’u ve Nesr’i.”

  1. Çok kişiyi yoldan saptırdılar. Sen de o zalimlerin sadece şaşkınlıklarını artır.
  2. Hatalarından dolayı boğuldular, ateşe sokuldular, kendilerine Allah’a karşı yardımcılar da bulamadılar.

 

ANKEBUT 12- Kâfirler, iman edenlere, “Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim” derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Gerçekte onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

 

Tabi ki bu ve benzeri ayetlerden ibret alıp ders çıkarmayanların kıyamet günü mutlaka yaptıklarından hesaba çekilecekleri bildirilmiştir

 

ANKEBUT 13- (Fakat gerçek şu ki) elbette kendi yüklerini, kendi yükleriyle birlikte nice yükleri (başkalarını saptırmanın vebalini) taşıyacaklar ve uydurup durdukları şeylerden kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.

 

Ahmed ERZURUMİTüm Yazıları
Yorum Yaz