sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
26°C
Ankara
26°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
21°C
Pazartesi Çok Bulutlu
20°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
17°C

KAYLE BİNTİ MAHREME (R.ANHA)

KAYLE BİNTİ MAHREME (R.ANHA)
17.09.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

HAMD ALEMLERİN RABBİ OLAN ALLAH AZZE VE CELLE’YE SALAT RASULULLAH S.A.V ‘E SELAM BÜTÜN MÜMİNLERİN ÜZERİNE OLSUN. İNŞAALLAH

Gördüğünü detaylı bir şekilde nakletme ve düşüncelerini güzel bir üslub içerisinde anlatabilme kabiliyetine sahip, ifadesi net, fesâhatte örnek bir hanım… O, benî Temim kabîlesinin Anberoğulları koluna mensuptur. Annesi Safiyye binti Sayfi, Cahiliye devri şâir ve hatiplerinden Eksem ibni Sayfi’nin kız kardeşidir.

Kayle binti Mahreme, Bekir İbni Vâil oğulları heyetinin elçisi Hureys ibni Hassân ile birlikte Medine-i Münevvere’ye gelerek Resûl-i Ekrem  Efendimiz’e biat etmiştir. O, kabilesinden İslâm’a ilk giren hanımlardan biri olma şerefini elde eden bir bahtiyardır. Medine-i Münevvere’ye geldiğinde Peygamberimiz’in huzûrunda şâhid olduğu olayları ve gördüklerini etraflıca anlattığı uzunca bir rivayeti vardır.

Riyazüssalihîn’de geçen kendi rivayet etmiş olduğu hadis-i şerifte onun bu özelliklerini bâriz bir şekilde görmek mümkündür. Şöyle ki:Kayle binti Mahreme radıyallahu anha şöyle der:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i dizlerini karnına dayamış, ellerini koltuklarının altına koyup, kaba etleri üzerine oturmuş vaziyette gördüm. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’i böyle huşû ve huzû içinde mütevâzî bir vaziyette oturur görünce, korkudan irkildim. (Ebû Dâvud, Edeb 22)

Kayle radıyallahu anha, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin heybetinden korkup sarsılmıştır. O mecliste bulunan bir sahâbi durumu farketmiş ve Peygamberimize:

-Ya Rasûlallah! Şu fakir kadıncağız korkup sarsıldı, deyince, Peygamber Efendimiz arka tarafında durmakta olan Kayle’ye, kendisini görmeksizin eliyle işaret ederek:

“- Ey fakir kadıncağız! Sâkin ol ve gönlünü rahat tut,”  buyurmuştur. Kayle diyor ki:

– Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem böyle söyleyince, Allah kalbimdeki korkuyu ve irkilme hissini giderdi. (Riyazüssalihîn Tercüme ve şerhi, c. 4, s.364-366)

İki Cihan Güneşi Efendimiz her halinde olduğu gibi oturuşunda da mütevâzî idiler. Onun her hal ve hareketi oturuşu, kalkışı, yürüyüşü bir huşû ve hudû halini yansıtırdı. Kendisini görenler üzerinde bir saygı, sevgi ve kalbten gelen bir irkilme hissi uyandırırdı.

Kayle binti Mahreme (r.anha)’nın rivayet ettiği bir hadis-i şerif de Sünen-i Ebî Davud’da geçmektedir. Bu hadisde onun müslüman oluşu ile ilgili bilgiler, şahsiyet ve karakteri ile ilgili davranışlar ve Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin huzurunda fikir ve düşüncesini açıkça beyan edebilme hâli görülmektedir. Şöyle ki:

Kayle binti Mahreme radıyallahu anh’den şöyle rivayet edilmiştir:

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanına geldik. Bekir bin Vâil’in elçisi, Hureys ibni Hassan’ı kastederek dedi ki:

-Arkadaşım öne geçti. Kendisi ve kavmi yerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e İslâmiyet üzerine biat etti. Sonra şöyle dedi:

-Ya Rasûlallah! Bizimle Beni Temim arasında Dehna mevkii hakkında bir anlaşma yaz. Onlardan misafir ve komşu olanlardan başka tek bir kimse bizim tarafa Dehna’ya geçmesin.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem kâtiplerinden birine: “- Ey oğul! Dehna hakkında Hureys’e bir senet yaz” buyurdu. Ben ona Dehna’nın verilmesinin emrolunduğunu görünce,oranın kendi memleketim ve evim olması yönüyle beni bir üzüntü kapladı ve:

“-Ya Rasûlallah! Bu senden adaletli bir istekte bulunmadı. Gerçekten şu Dehna senin yanında develerin bağlandığı, salındığı yer, koyunların da merasıdır. Temim oğullarının kadınları ve oğulları hemen onun arkasındadır” dedim.

Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem:

“- Ey oğul, yazmaktan vazgeç. Bu kadıncağız doğru söyledi. Müslüman müslümanın kardeşidir. (Dehna’da bulunan) su ve ot (Bekir bin Vâil ile Beni Temim’den) her ikisine de yeter. (Orada fitne vericilere (şeytanlara) karşı birbirlerine yardım ederler.” buyurdu. (Sünen-i Ebî Davud, Hadis no: 3070)

Dehna: Beni Temim yurdunda suyu az, otu çok meranın adıdır. Bekir bin Vâil buranın kendilerine verilmesini, bunun da bir senetle tesbitini istemişlerdi. Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz önce vermek istemiş, sonra Kayle’nin hatırlatması üzerine bundan vazgeçmiştir.

Kayle binti Mahreme (r. anha) Fahr-i Kâinat sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin sevgisiyle gönlünü doldurmuş, onun tavsiyelerini ,emirlerini harfiyyen yerine getirme gayreti içerisinde yaşayan bir muhabbet eridir.

Onlar  Rasulullah s.a.v’ in göstermiş olduğu sırat-ı müstakim üzere sabit kalmanın getirisini ve o yoldan dönmeninde nasıl bir hezimete uğratacağını bilen iman eri Müslümanlardı. Allah azze ve celle insanoğluna akıl ve irade vermiş ona hak ve batıl yollarını göstermiştir. İnsan akıl ve nefis irade ve zafiyetler arasında seçim yapmak durumundadır, ve yapmış olduğu seçim sebebi ile de kendini inşaa etmek zorundadır. Evet insanın durumu ve varlık sebebi budur seçim yapmak ve seçimlerinin sonucunu yüklenmek. Allah azze ve celle insana aklı nasıl kullanması gerektiğini aklın neyi tercih edip, nelerden uzak kalması gerektiğini neyin hak, neyin batıl ,delalet olduğunu bildirmek için uyarıcılar yani peygamberler göndermiştir.

Nitekim  Allah azze ve celle BELED suresi 10. Ayette =BİZ ONA HAK VE BATIL OLMAK ÜZERE İKİ YOL GÖSTERDİK.  Buyurmaktadır.

Peygamberler insanoğluna hak ve batıl yolları tanıtmak göstermek için yollanmıştır. Bugün kitabımız ve Rasulullah’ın sünneti bize hak ve batılı tanıtmaktadır. Yani kısaca cennet ve cehenneme götüren Yollar apaçık bellidir. Bizlere düşen Allah azze ve celle’nin kitabına ve Rasulünün sünnetine bağlanmak dosdogru yolda sebat etmektir.

Allah azze ve celle NİSA suresi 115. Ayette = Kim kendisine dosdoğru yol belli olduktan sonra ,peygambere muhalefet eder, müminlerin yolundan dönerse, onu o döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme atarız o ne kötü bir varış yeridir.  Buyurmaktadır.

Ayeti kerime korkunç bir tehdit barındırmaktadır. Belki bugün diller Rasule muhalefet etmiyor yalnız fillerimiz ne alemde acaba eger dilimiz gibi yasantımız ,fillerimiz ,inancımızda muhalefet etmiyorsa sıkıntı yok demektir. Tersi ise işte bu ayete mahatap olmuşuz demektir.

İşte kayle binti mahreme imanının getirisi olarak Allah rasulünün getirdiği dine  hassasiyetle tas tamam uyan bir müslümandı. Onun bu hassasiyetini yatsıdan sonra yatağına uzandığı zaman yaptığı şu uzunca duâda görebilmekteyiz. Kızlarından Uleybe, annesinin şöyle dua ettiğini nakletmiştir:

“Bismillâh. Allah’a dayandım. Yan tarafıma uzandım. Günahıma tevbe ettim.”

Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra;

“Allah’a sığınırım. O’nun tam kelimelerine sığınırım ki, ne iyi ne de kötü kimse bu kelimeleri aşamaz. Gökten inen ve göğe yükselenlerin şerrinden, yere inen ve oradan çıkanların şerrinden, gündüzün şerrinden, gece gelip çatanların şerrinden Allah’a sığınırım. Ancak hayırla gelip çatanlar müstesna. Allah’a iman ettim. O’na sımsıkı bağlandım. O’na dayandım, O’na güvendim. Kudretine her şeyin teslim olduğu Allah’a hamdolsun. Yüceliğine, izzetine ve azametine her şeyin boyun büktüğü Allah’a hamdolsun. Hükümranlığı karşısında her şeyin boyun eğdiği Allah’a hamdolsun. Arşının izzetine hürmetine, kitabındaki sonsuz rahmet hürmetine, yüce şânın hürmetine, ism-i âzam hürmetine bize rahmet nazarıyla bakmanı niyaz ederim. Bize öylesine bir rahmet nazarıyla bak ki; Bu bakış bizim için affetmediğin bir günah, görmediğin bir ihtiyac, helâk etmediğin bir düşman, giydirmediğin bir çıplak, ödemediğin bir borç bırakmasın. Bizim için derleyip toparlamadığın, dünya ve ahırette bizim faydamıza olan hiçbir işi bırakmayan ey merhametlilerin merhametlisi Allah’ım!.. Allah’a iman ettim. O’na bağlandım. O’na güvenip dayandım.

Sonra 33 defa “Sübhânallah”; 33 defa “Allahu Ekber”; 33 defa “Elhamdülillah” derdi.

Ey kızım! Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin huzûruna kızı Fâtıma bir yardımcı istemek için gelmişti. Efendimiz o biricik kızına hizmetciden daha hayırlı bir şey söyleyeyim mi? buyurdu. O da: Evet dedi. Bunun üzerine yukardaki tesbihleri yatarken okumasını tavsiye etti. (Taberânî c.10, s.25)

Derin tefekkür ve rakik bir kalbe sahib olan Kayle binti Mahreme (r. anha) gönül âlemi zengin bir hanım sahâbîdir. Hayatının son dönemleri ve ölüm tarihiyle ilgili bilgilere kaynaklarda rastlanamamaktadır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.