sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
9,2620
EURO
10,7921
ALTIN
526,44
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Sağanak Yağışlı
26°C
Ankara
26°C
Sağanak Yağışlı
Pazar Sağanak Yağışlı
21°C
Pazartesi Çok Bulutlu
20°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
17°C

İZZET VE ZİLLET

03.05.2018
0
A+
A-

 

İZZET VE ZİLLET

 

Hamd âlemlerin Rabbi, Maliki olan, ihtiyaçları karşılayan Aziz ve Âlim olan Allah(c.c)’ya aittir. Salat ve selam âlemlere rahmet, uyarıcı ve müjdeleyici olarak gönderilen Hz.Muhammed (s.a.v)’e aline, ashabına ve bu yolda mücadele eden tüm mü’minlerin üzerine olsun.

İnsanlığın başlangıcından bu yana iman ve küfür nasıl var olduysa izzet ve zillet’te aynı şekilde var olmuşlardır. Çünkü iman edip gereğini yerine getirenler İslam ile izzet bulmuş küfredip inkâr edenler ise zillete düşmüştür.

Nitekim Allah(c.c) ayette şöyle buyurmuştur;

“Deki:’Ey mülkün sahibi Allah’ım! Dilediğine mülk verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın ve dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil! Hayır yalnız senin elindedir, muhakkak ki sen her şeye kadirsin!” (Al-i İmran Suresi 26.Ayet)

“Aziz Olanlar iman edip gereğini yerine getirenler, zelil olanlar ise küfredenlerdir.” (1) Tıpkı bu vasıfları üzerinde barındıranların birbirine oldukları gibi bu iki kavramda birbirine zıttır.

İzzetin kelime anlamı: insanın yenilmesine (mağlub) olmasına engel olan şeydir. (2) bu da onun hakkında üstünlük, şeref, haysiyet, kuvvet ve güç sahibi olmayı ifade eder bunun zıddı olan zillet ise; horluk, aşağılık, hakirlik manasına gelmektedir.

“Diyorlar ki: “Eğer Medine’ye dönersek, daha üstün olan, daha alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır.” İzzet(üstünlük)ancak Allah’a, O’nun peygamberine ve müminlere mahsutur. Fakat münafıklar bilmezler” (Münafikun Suresi 8.Ayet)

Seyyid Kutub (rh.a) (fi’zilal-il kur’an) adlı tefsirinde  bu ayet hakkında:

“Hiç kuşkusuz bu olağanüstü dereceye sahip bir bağıştır ve ancak yüce Allah(c.c) bu bağışta bulunabilir ve bu üstünlük ve şeref ancak bunlara sahip zatın üstünlüğünden ve şerefinden kaynaklanır bu şeref ne yıpranır nede zayıflar buna sahip olan bükülmez, ezilmez iman sarsılmadıkça en zor anlarda bile dayanır.”

İşte İslam kendisine tabi olup Allah’a itaat edenleri zilletten kurtarıp izzeti verir, onu zilletin makamı olan “esfele safilin’den” (aşağıların aşağısından) (3)” çıkarır. Esasen İslam insana fıtratında, yaratılışında kendisinde bulunanı ve insana hak ettiği üstünlüğü ve şerefi verir. O halde insanın kendisinde var olan bu izzeti nereden bulacağını, nasıl elde edeceğini araması ve bilmesi gerekir ki bu izzetin kaynağı Aziz olan Allah(c.c)’dır. Ve bu şerefi İslam’a tabi olan müminlere de bahşetmiştir. O halde bu izzeti elde etmenin yolu Allah (c.c) dinine teslim olup emirlerini yerine getirmekle mümkün olur.

Şeref ve üstünlüğü (izzeti) dünya ve dünyalıklar içinde ve cahiliyet taassubunda arayanlar hüsrana uğrayacaklar, kibirlenip böbürlendikleri şeyler kendilerine fayda vermeyecektir.

Kibirlenip böbürlendikleri şeyler kendilerine fayda vermeyeceği o gün;

“Çünkü biz size yakın bir azabı ihtar ettik. O gün, kişi ellerinin ne hazırlayıp sunduğuna bakacak ve kâfir ise diyecek ki: “Ah, ne olurdu, keşke ben bir toprak olsaydım” (Nebe Suresi 40.Ayet)

Bir insan keşke kelimesini bir şey, bir imkân elinden kaybolup gidince, elindeki fırsatlar bitince ‘keşke şu şekilde yapmasaydım da böyle olmasaydı’ diye kullanır. İşte aynı şekil de kâfirler yani Allah(c.c)’ın dinini inkâr edenler hayat nizamında onun hükümleriyle hayatlarını ikame etmeyenler ‘keşke Allah’a ve emirlerine uysaydım, keşke kısa olan o dünya hayatına aldanıp da Allah’a isyan etmeseydim’ diyecektirler ve o kadar alçalacaklar zillet duygusuna o denli kapılacaklar ki toprak ya da değersiz bir nesne olmayı isteyecekler.

Şunu da belirtmek gerekir ki izzet ve kibir birbirine karıştırılmamalıdır. İkisi birbirinden başka şeylerdir. Ebu Hafs es-Sühreverdi bunu şöyle açıklamıştır: “İzzet, kibrin dışında bir şeydir. Çünkü izzet, insanın kendi nefsinin hakikatini tanıması ve onu acele kısmetler(dünyalık maksatlar) için hakarete düşürmeyip(alçalmayıp) kerim ve kıymetli tutmasıdır. Nitekim kibir insanın kendini bilmemesi ve onu kendi mevkiinin üstünde tutmasıdır. İzzetin zıddı zillet, kibrin zıddı da alçakgönüllülüktür.” (4)

Münafikun 8. inci Ayetin sonunda ki “Fakat münafıklar bilmezler.”

münafıkların bilmemesini ise Seyyid Kutub (rh.a) (fi’zilal-il kur’an) adlı tefsirinde şöyle açıklıyor:

 “Nasıl bilebilirler ki, onlar bu onuru tatmamışlar ki. Onurun, üstünlüğün asıl kaynağına ulaşmamışlar ki!”

Allah(c.c) bizleri bu onuru ve şerefi hakkıyla tadıp muhafaza eden kullarından eylesin.

Hamd âlemlerin Rabbi, meliki olan Allah(c.c)’a salat ve selam hayat önderi Hz. Muhammed (s.a.v) ‘e ehline, ashabına ve onun yolunda mücadele eden bütün mümin kullarının üzerine olsun.

(İNŞALLAH)

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Kaynakça:            

1: Fahruddin razi (tefsir-i kebir)

2: Rağıb el-isfehani, müfredat, – Hüseyin k. Ece, İslam’ın temel kavramları

3: Tin Suresi 6.Ayet

4: Hak Dini Kur’an Dili – Elmalılı H. Y.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.