sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,4396
EURO
10,0747
ALTIN
492,32
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
34°C
Ankara
34°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C

İSLAM’DA TATİL VE İSTİRAHAT

İSLAM’DA TATİL VE İSTİRAHAT
21.05.2021
0
A+
A-

Hamd alemlerin Rabbi, Maliki, ölümü ve hayatı biz kullarının hangisinin daha iyi amel işleyeceğini belirlemek için yaratan, bizlere çeşitli ibretler ve öğütler ile yolunu gösteren Allah (cc)’a aittir.

Salat ve selam rehberimiz ve önderimiz, alemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed (sav)’e onun ehli beytine, dinin yaşanması konusunda bizlere örneklik teşkil eden Ashabına(ra), bugüne kadar yaşamış ve bugün yaşamakta olan tüm Müslümanların üzerine olsun.

İslam’da tatil günleri muhakkak vardır. Bizler için önemli olan ise tatil veyahut izinli olunan vakitlerinde meydana gelen boş vakitlerin değerlendirilmesi hususudur. Nitekim bu konunun İslami şuur çerçevesinde mutlaka değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerek meşru olan gerekse olmayan yönlerin belirlenmesi ve bir Müslümanın tatil zamanını, eğlence veyahut istirahat vaktini nasıl değerlendireceğini bu şuur ile irdelemesi, incelemesi ve değerlendirmesi gerekmektedir. Konunun uzun olması ve özünü anlatmak istememizden dolayı maddeler haline parça parça meselelere değineceğiz. Sizlerden istediğimiz ise ihtiyacımız olan dersleri almamız ve hayatımızı bu yönde imkân doğrultusunda ıslah etmemizdir. (İnşaallah)

1.Boş vakit telakkisi: İslam boşa geçirilecek bir vakit tanımaz. Nitekim inşirah suresine zorluktan sonra kolaylığın olduğu bildirilir ve hemen akabinde ‘O halde boşaldığın vakit yeniden yorul’ denerek müminin zaman tanziminine ışık olacak bir uyarı gelmektedir. Nitekim Rasulullah(sav) bu konuda birçok hadisinden birini zikretmemiz yeterli olacaktır;

“İki nimet vardır ki insanların çoğu bunun kıymeti hakkında aldanma içindedirler: Sıhhat ve boş vakit” (Buhari)

2.İslami tatil: Öncelikle bilinmelidir ki İslam’da tatil günleri bellidir ne artar ne eksilir. Ramazan Bayramı, cuma günü, Kurban Bayramı gibi. Bu nedenle Müslümanın kendi bayramlarını bırakarak başka millet ve toplulukların bayramlarına meyletmemelidir.

3: Günlük tatil vakti: Yıllık ve haftalık tatillerin yanı sıra günlük tatilin olduğunu söylenebilir. Nitekim bizzat Kur’an’da gündüzün rızkı kazanma zamanı olduğu belirtildikten sonra öğle vaktine ayrıca temas ederek istirahat vakti olduğu belirtilir.

  1. Dinlenme ve istirahat ihtiyacı: İslam İnsanın ihtiyaçları ve gücü doğrultusunda ona bu yolda devam edebilmesi için gerekli imkanları verir. Nitekim Rasulullah (sav) “Kalbi zaman zaman dinlendirin buyurmaktadır. Bu dinlendirmenin gayesini Hz. Ali’nin şu sözü ile açıklayabiliriz: “Kalplerinizi dinlendirin, onlar da tıpkı bedenleriniz gibi yorulur.” Anlayacağımız üzere hem kalplerimiz için hem de bedenimiz için dinlenmemiz gerekmektedir.
  2. Öğrenerek dinlenme, çalışarak istirahat: Başlıktan da anlayacağımıza göre İslam’da dinlenme ve istirahat işinin kendine has yöntemi vardır. Nitekim ana prensip daha öncede zikrettiğimiz gibi “Bir işten boşalınca tekrar yorul” ayetidir. Yani bir işi bitirdiğinde diğerine yönel. Yani dinlenmeyi muhtevaca farklı yöntemlerle uygulamak mümkündür. Örneğin Kur’an okuduktan sonra veyahut kitap okuduktan sonra tefekkür etmek gibi yani asıl gaye boşa geçirilmemesi gereken tek bir saniye.
  3. Bayram telakkisi: Rasulullah (sav) bayramı yeme, içme ve Allah’ı zikir günleri olarak tarif etmiştir. Nitekim namaz ve hutbe ile başlayan bayram günleri yeme, içme muhabbet ile devam etmektedir. Rasulullah bayramda oruç tutmayı yasaklamıştır.

Ancak bu yeme içme israf ve gafil sofralar kurmak için değil İslami muhabbeti güzelleştirmek kalbi ferahlatmak içindir. Bayramlar aynı zamanda eğlencenin, oyunların oynandığı zamanlardandır. Nitekim Rasulullah ’tan bu yönde birçok mesele aktarılmıştır.

  1. Dinlenme vasıtası: uyku: Kur’an’a göre dinlenmenin en müessir vasıtası uykudur. Nitekim ayette Allah(cc) “Size geceyi örtü, uykuyu dinlenme, gündüzü de çalışma vasıtası yapan Allah’tır.” (Furkan 25/47) Anlaşılacağı üzere dinlenme için tercih edilen hiçbir vasıtanın uyku kadar müessir olmayacağı aşikardır.

9.Kaylule hakkında: Rasulullah (sav)’in ehemmiyet verdiği bu istirahat çeşidi öğlenleyim veyahut kimi zaman öğlenden önce yapılmaktadır. Bu istirahat gün içerisinde zinde olmaya ve gece ibadetine yardımcı niteliğindedir. Çünkü gündüz yapılacak işler ve gece ibadeti için gerekli uyku ve enerjiyi bu kısa istirahat ile karşılayabilmekteyiz. Nitekim Nur süresi 58. Ayette gün ortasında uyku için ayrılan belli bir zamandan bahsedilmektedir.

  1. Sükûnet ve istirahat zamanı gece: Gündüz kaylule vaktinde dinlenmenin her ne kadar faydalı olduğunu söylesek de Kur’an’da asıl dinlenme zamanının gece olduğu belirtilmektedir. Nitekim ayette: “O, geceyi içinde sükûn ve istirahat etmeniz için (karanlık) gündüzü de (çalışıp kazanmanız için) aydınlık olarak yaratmıştır.” (Yunus 10/67)
  2. Dinlenme ve istirahatin mahalli ev: Kur’an en iyi dinlenme şeklinin uyku olduğunu belirtmiş ve binaenaleyh en iyi istirahat mekanını da belirtmiştir. Kur’an en iyi dinlenme yerinin ev olduğunu belirtmiştir. Ayette şöyle buyrulmaktadır; “Allah sizin için meskenlerinizi huzur ve sükûn yeri kıldı” (Nahl, 16/80)
  3. Eğlencede ve mizah ’da meşru hudut: Rasulullah (sav) “Allah’ı zikretmek maksadıyla yapılmayan her şey oyun ve eğlenceden ibarettir. Ancak şu dört şey müstesna;1. Kişinin ehliyle mülatefesi(latifesi) 2. Kişinin iki hedef arasında yürümesi. 3. Kişinin atını tedip(eğitmesi) etmesi. 4. Kişinin yüzme talimi yapması. Zira bunlar haktandır. (TİRMİZİ) Yine Rasulullah “Çocuğu olan onunla çocuklaşsın” buyurmaktadır. Bu ve benzeri hadisler İslam’da eğlence ve mizahın hudutlarını göstermektedir. Nitekim yine Rasulullah ifrat tefrit ölçüsünü belirleyerek Müslüman şahsiyeti betimlemiştir. Mizah da aşırıya gitmek hususunda; “Çok gülme zira gülmenin çoğu kalbi öldürür” (Tirmizi) buyurmakla beraber aynı zamanda mizah yapanları da şöyle uyarmaktadır; “İnsanları güldürmek için konuşup yalan uyduranlara (Maskaralık yapan) yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun” Ancak mizah sırf insanları güldürmek ve yalan uydurulmadığı müddetçe caizdir.
  4. Sportif oyunlar: İnsanın bedenini güçlendiren, zindeleştiren onun hazırlıklı bir Müslüman olmasını sağlayan spor dalları caizdir hatta Rasulullah tarafından bizzat tavsiye edilmiştir. Sportif oyunların veyahut idmanların gayesi hazırlıktır. Ancak bunları yaparken de dikkat edilmesi gereken hususlar vardır bunlar: Edebe dikkat, gayri akil davranışlardan kaçınma dürüstlük gibi. Ancak eğlence ve hazırlık gayesi ile yapılan bu sporlarda işi rekabet ve hırsa akabinde iddia ve kumara götürmemek işin bu raddeye geldiğini gördüğümüzde gayeden uzaklaştığımız anlamak gerekmektedir.

Bir sonraki yazımızda kalan birkaç madde ile zamanı değerlendirme hususunda birkaç meseleye değineceğiz (İnşaallah)

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.