sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,4396
EURO
10,0747
ALTIN
492,32
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
34°C
Ankara
34°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C

İSLAM KARDEŞLİĞİ

İSLAM KARDEŞLİĞİ
21.06.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Alemlerin Rabbine hamd olsun. Salat ve selam peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)’e, ailesine, ashabına ve tüm müminlerin üzerine olsun.

Ebu Hureyre(ra), Nebi(sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Bir kimse, bir müminin dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah da kıyamet gününde o müminin sıkıntılarından birini giderir. Bir kimse darda klana kolaylık gösterirse, Allah da ona dünya ve ahirette kolaylık gösterir. Bir kimse, bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da onun dünya ve ahiretteki ayıplarını örter. Mümin kul, din kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımındadır. Bir kimse ilim öğrenmek için bir yola girerse, Allah da ona cennetin yolunu kolaylaştırır. Bir cemaat, Allah Teala’nın evlerinden birinde toplanıp Allah’ın Kitabını okur ve onu aralarında müzakere eder, anlayıp kavramaya çalışırsa, üzerlerine sekinet iner ve kendilerini rahmet kaplar. Melekler onları kuşatırlar, Allah da onları kendi nezdinde bulunanlar arasında anar. AMELİNİN KENDİSİNİ GERİDE BIRAKTIĞI KİŞİYİ, NESEBİ ÖNE GEÇİRMEZ.” Müslim/Zikr

Bu hadis müminler için büyük önem ifade eden kaide ve edepleri toplamıştır. Müminlerin birbirine karşı engin hoşgörülü, insan saygısı ve sevgisinin öncelikle dikkat etmesi gereken özellikler olduğunu görüyoruz. Bir mümine yardım etmek için onun mümin olma niteliği yeterlidir. Zalim bile olsa, “mümin kardeşimiz” olma özelliği devam eder. Günahkar ve fasık da olsa mümine yardımdan geri durulmaması gerekir. Çünkü bu alaka ve yardımlaşma, onun imanını korumasına vesile olabilir. Her şeye rağmen müminler birbirlerini terk etmemeli, aralarındaki ilişkiyi kesmemelidirler.

Küçük ve önemsiz sayılan herhangi bir sıkıntıyı bile mümin kardeşinden gideren kimseden, Allah Teala kıyamet gününde daha büyük sıkıntıları giderir. Çünkü bir insana hangi şekilde olursa olsun yardımcı olmak iyiliktir. Zira Allah Teala;

“Kim iyilik getirirse, ona getirdiğinin on katı vardır.” Enam suresi/160

buyurmaktadır. İyiliğin karşılığının, yalnızca iyilik olacağı da Yüce Allah’ın vaadidir.(Rahman Suresi/60)

Müminlerin din kardeşlerine yardımları süreklilik arz etmelidir. Yardım ve iyilik sürekli oldukça, Allah Tealanın yardımı da ardı arkası kesilmeksizin devam eder. Bu yardımlar maddi ve manevi olabilir. İslam, kişinin fiillerini nasıl kalp dil ve el ile yapılanlar olarak ayırıyorsa, yardım da kalple, dille ve elle olabilir. Müminin kardeşinden bir zararı gidermesi veya ona bir fayda sağlaması da yardımdır. Zararı giderme ve fayda sağlama, kalbi bir amel olabileceği gibi bedeni bir fiil de olabilir. Burada asıl olan, yapılan iyiliklerin devamlı olması ve bir fiille yetinilmemesidir. Çünkü iyiliğin daha fazlası daha çok iyiliktir.

Hadisten de anlıyoruz ki iyi işler, cennete girmenin vesilesidir. Kişinin nesebi, soyu sopu onun cennete girmesini sağlayamaz. Yani bir kimse hasebi, nesebi, soyu, sopu nedeniyle cennete giremez. Bunlar cennete girmeye sebep olmadığı gibi dünyada üstün ve imtiyazlı sayılmaya da sebep teşkil etmez. Çünkü bir insanın ırkı, kavmi, hasebi ve nesebi sebebiyle üstün sayılmasının mantıki bir izahı yoktur. Zira herhangi bir ırktan, milletten, soy ve nesepten olmak, hiç kimsenin kendi elinde değildir. Bu sebeple dinimiz, üstünlüğün ölçüsünü kişilerin elinde olmayan özelliklere bağlamamış, bunun aksine herkesin yarışabileceği, kişinin iradesi ve davranışı ile alakalı vasıflara tahsis etmiştir. İslam’da üstünlüğün ve önde olmanın ölçüsü takva yani Allah korkusu saygısı olup bu, kişinin ulaşabildiği en üstün kulluk mertebesidir. Rabbimiz (cc) buyuruyor ki;

“Şüphesiz ki sizin Allah yanında en üstün olanınız, takvaca en önde bulunanınızdır.” Hucurat suresi/13

Rabbim derdi takva olan, kavmiyetçilik gütmeyen, samimi kullarından olmayı nasip etsin. Amin.

Kıpırdama bizden, Tevfik Allah (cc)dandır.

Velhamdulillahi Rabbilalemin

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.