sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,4396
EURO
10,0747
ALTIN
492,32
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
34°C
Ankara
34°C
Açık
Pazar Az Bulutlu
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Sıcak
36°C
Çarşamba Sıcak
35°C

İMANIN YARISI

İMANIN YARISI
22.05.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Din Gününün Sahibi, Bizden Öncekilerin ve Sonrakilerin Yegane İlahı, Kulluk Yapılmaya Layık Olan Tek Mabud Allah Subhanehu ve Teala’ya Mahsustur. O’nun (Subhanehu ve Teala) Kendisini bize bildirdiği şekilde bilir, Öyle Tevhid Eder, Herhangi Bir Ortağının Olmadığını Bilip Öyle İman Ederiz. Kulluğu, İbadeti, Yardımı Yalnız O’na (Subhanehu ve Teala) Has Kılar, Nefislerimizin Şerrinden Amellerimizin Fenalığından O’na (Subhanehu ve Teala) Sığınırız.

Salat ve Selam Alemlere Rahmet, İnsanlığa Hidayet Olarak Gönderilen Vahiyin Elçisi, Nübüvvet Kandilinin Son Işığı, İslam Ümmetinin Lideri, Mücahidlerin Kumandanı, Başkomutan Rasullullah (sav)’e, Kıymetli Ev Halkına, Güzide Ashabına, Onları Takip Eden Tabiilerine, Ardından Geçmişte Yaşamış, Bugün Yaşayan Kıyamete Kadar Yaşayacak Olan Tüm Mü’Min ve Mü’minelerin üzerine olsun İnşaAllah.

 

Allah Subhanehu ve Teala’nın insanlara okunup öğrenilmesi, dinin öğrenilmesi ve yaşanması üzere gönderdiği kitabı Kur’an-ı Kerim’de kendisine iman eden Mü’minlerin vasıflarını detaylı olarak zikretmektedir. O Kurtuluşa Erenlerin, Allah Subhanehu ve Teala’nın rızasını kazananların vasıflarından bahsetmeye devam edeceğiz inşaAllah.  Bu niteliklerinden birisi olan “Sabır İbadetinden” bahsetmeye çalışacağız.

‘Sabır’ sözlükte, darlıkta kendini tutma, kontrol etme demektir. İslami bir kavram olarak bakıldığında, : İslâm’ın emir ve yasaklarını tatbik ederken ve imtihan özelliği olan musibetler karşısında yılgınlık göstermeyip direnmek, cesaret ve dayanıklılık göstermek demektir. Sabır, hak yolda yaşamanın bedeli olan zorluklara göğüs germek, hedefe ulaşmak konusunda direnç göstermektir.

Sabır, ümmetin icmâıyla farz olup, imanın yarısıdır. Zafere ulaşmak, sabırdan sonra gelir. Ferahlık ve sevinç üzüntüden sonra gelir, güçlük ve sıkıntıdan sonra kolaylık gelir. Sabır, sahibine silahsız ve hazırlıksız bir ordudan daha çok yardımcıdır.

Al-i İmran 200: “Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın, rıbad edin (sınırlarda nöbetleşin). Allah’tan korkun. Umulur ki kurtulursunuz.

Sabır!.. İman edenlerin en belirgin özelliklerinden… İman eden ve imanında direnen Muvahhid Mü’minlere, Yegâne Rabbleri, Melikleri, İlâhları Allah Subhanehu ve Teâlâ’dan emir: Sabredin!..

Sabra, sabır yarışına, cihada hazır olmaya ve takvaya davet edilen Mü’minler, Rabbleri Allah’ın bu davetine koşarak, uçarak, ertelemeden hemen icabet eder­ler… Davet eden Âlemlerin Rabbi Allah Subhanehu ve Teala olunca, O’nun daveti­ne icabet ertelenir mi? O’nun emrine âmâde olmak geciktirilir mi? Mü’min Müslüman Kulun, hayatı ve ölümü bütünüyle Rabbi Allah için olduğunda, gece gündüz her anında Rabbi Al­lah Subhane hu ve Teala’nın emrine hazır bir vaziyettedir… Rabbi Allah, ona vermiş olduğu güç, kuvvet ve imkân ölçüşünce kendisini sorumlu tut­muş, onun gücünü aşan bir teklifte bulunmamıştır… Unutulmamalıdır ki Mü’min Kula, her ne teklif edilmişse, kendisine bahşedilmiş imkân öl­çüsünde yapılmıştır!

‘Neye’ ve ‘Kime’ Sabır? Dâvanın taraftar ve yardımcıların azlığına, beraber olu­nacak şahsiyetlerin olgunlaşmalarını beklemede sabır… Hede­fin uzak oluşuna ve yolda şeytanın ayağın kayması için verdiği vesveselere kanmamak konusunda sabır…Gerek içlerinde gizlenen nefs düşmanlarını, gerekse dış­larında bulunan apaçık düşmanları olan şeytanı ve şeytanın baş­komutanı olduğu, cinlerden ve insanlardan oluşan şeytan ordu­suna karşı galib gelebilmek için alabildiğine sabır… Onların sab­rına karşı sabır… Direnmelerine karşı direnme… Cehdlerine kar­şı cehd… Çalışmalarına karşı çalışma… Planlarına karşı plan… Tuzaklarına karşı tuzak…

Allah’ın gönderdiği bütün peygamberler tebliğ görevlerini yaparken sabrettiler, zorluklara karşı dayandılar, işkence ve eziyetlerden yılmadılar, kınayanların kınamasından korkmadılar. Büyük bir sabır ve gayretle peygamberliklerini sürdürdüler. Sabır aynı zamanda bir direniştir. Zorluğa, güçlüklere, imkânsızlıklara, darlıklara, felâketlere, sınanmalara, Allah yolunda çekilen çile ve sıkıntılara, amellerin getirdiği yüklere, nefsinin arzularına karşı bir direniştir. Sabır, pasif bir durgunluk, sessiz bir şekilde bekleme, hele hele her şeye katlanma, zillete boyun eğip razı olma hiç değildir. Sabır aktif bir direnmedir.

Sabır, Müslümanların inançları doğrultusunda hedefler tespit etmeleri ve hedefe ulaşmada karşılaşılacak güçlüklere tahammül göstermeleridir. Sabrın bu anlamda bir mücadele metodu olarak benimsenmesi, Müslümanları fevrî davranışlardan korur. Acelecilik, bunun getireceği ümitsizlik ve yılmalara karşı bir ümit ışığıdır sabır. Tâif’te taşlanan bir Rasül’ün ümmeti olmayı hatırlatır insana. Ki o ısrarlı mücadelesinin güçlüklerine tahammül ederken, tâvizsiz ve hedefinden asla şaşmayan adımlarla ilerlerken, direnişin ve sabrın da en mükemmel örneğini sunmuştu. Ve Rabbi O’na şöyle buyurdu:

Rum 60: “Sabret, Allah’ın va’di haktır.”

Kur’an-ı Kerim’de sabr kelimesinin geçtiği 104 âyet vardır. Ve hemen hepsi de bizim zihinlerimizde var olan sabır anlayışının zamanla ne kadar farklı şekillendiğini göstermektedir. Âyetlerde “sabret” gibi ifadelerin tamamı, içinde bulunulan olumsuz şartlara rağmen, bunlara tahammül göstererek tebliğde ve mücadelede devamlılık çizgisini sürdürmek anlamındadır.

Kehf 28: “Nefsini sabah akşam, rızâsını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber sabret. Gözlerin, dünya hayatının süsünü isteyerek bunlardan başka yana sapmasın. Kalbini Bizi anmaktan alıkoyduğumuz, hevâsına uyan ve işi hep aşırılık olan kişiye boyun eğme.”

Hevâsına uyan ve işi hep aşırılık olan kişiye boyun eğip itaat etme! Bu âyet, dâvâsını kararlılıkla yürütme sabrını gösteren Mü’minlerin, dünyevî kaygılara meyletmemeleri gerektiğini tenbih etmektedir. Çünkü çevresi güçlüklerle ve eziyetlerle çevrelenmiş bir dâvâyı hayat boyunca omuzlamak, herşeyden önce kendi yaşantısında nefsinin dünyevî taleplerine karşı direnebilen Mü’minin başarabileceği bir iştir. Ve insanı sürekli dünyaya bağlanmaya iten nefsî arzulara karşı bütün hayata yayılması gereken bir irâde ve iman kuvvetini edinmek gerçekten zordur. Bu noktada sabır göstermek, diğer alanda, yani İslâmî mücadele ve tebliğ alanında sabır göstermek kadar önemli ve güç bir iştir. İnsan hayatının bu iki yönü, ayrışmaz bir bütündür. Biri aksayınca diğeri mutlaka bundan olumsuz etkilenir. Yani mücadele alanında yapacaklarımız üzerinde dururken ferdî hayatımızı, mücadelenin gerektirdiği gibi şekillendiremezsek, sabrı bu alanda da kuşanamazsak, ikisinde de başarısız olacağımız muhakkaktır.

Nefsimiz, hevâmız ibadetlerden zorlanıyor, günahlara arzu duyuyor; İslâm’ı yaşamak isterken, içimizdeki ve dışımızdaki düşmanlarımızın tepkilerini çekiyoruz. Bütün bunlara karşı bir dayanağımız vardır: Sabır. Tek çözüm sabra yapışmaktır. Haram (gıybet, yalan…) konuşmak, haram seyretmek, haram yemek (fâiz vb.), azgın iştah ve dizginlenmesi zor istek ve arzular… Çözüm sabırda. İşkence karşısında, Müslümanlarla ve İslâmî hareketle ilgili sırlarda konuşmamanın, ser verip sır vermemenin adıdır sabır. Kâfirlerin, tâğutların, İslâm dışı düzenin nefsine zor gelen ve hoş gelen özelliklerine karşı onlara meyletmemek, tâviz vermemek, Müslümanca bilinç ve tavrı kuşanmak, ancak sabırla gerçekleşebilecektir.

Hamd, Alemlerin Rabbi olan Allah’a Mahsustur. Allah bize kâfidir ve O ne güzel vekildir!

VELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.