sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
13,6732
EURO
15,5807
ALTIN
784,51
BIST
2.005
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Çok Bulutlu
10°C
Ankara
10°C
Çok Bulutlu
Cuma Sisli
13°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Parçalı Bulutlu
15°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C

İMAN ZAYIFLATAN DÜNYEVİ ARZULAR

02.11.2021
0
A+
A-

Hamd Alemleri yoktan var eden ve idare eden kayıtsız şartsız hakimiyet sahibi olan Allah c.c.’a aittir. Salat ve Selam alemlere Rahmet olarak gönderilen mahlukatın ekmeli ve önderi yeryüzün yegane inkılapçısı Hz. Muhammed s.a.v onun aline ashabına gayesi  Allah’ın Rızası derdi Allah’ın davası olan bütün Müminlerin üzerine olsun İnşallah.

Bütün dinlerde kişinin o dinine gerçekten mensup olabilmesi için kesin olarak kabul etmesi gereken tanrı veya tanrılarına inanmak, peygamber veya peygamberlerini takip etmek, kutsal kitabı doğru kabul etmek gibi temel prensipler vardır.

İslam inancıda Allah c.c.’ın tek bir ilah olduğunu kabul etmeli ve onun son peygamberi Hz. Muhammed s.a.v’i sünnetini takip etmeyi ve Kur’anı Kerimi tek yol gösterici olarak kabul etmeyi gerektirir.

Yüce Allah c.c. ayeti kerimede şöyle buyuruyor. ‘’ Onlar, takva sahipleri sana indirilene ve senden önce indirilenlere bütün semavi kitaplara iman ederler ve onlar ahirete yakin olarak inanırlar.’’ Bu ayet gerçek bir inananın yüce Allah’ın önceki peygamberlerine emrettiklerine ve onun elçisi Hz. Muhammed s.a.v’e ve bu yaşamdan sonraki sonsuz yaşama mutlak inanması gerektiğine vurgu yapılmaktadır. Öbür dünya inancı olmayan bir kişinin davranışları onu bu dünya ile ilgili olan hedeflerini gerçekleştirmeye çabalamaya sevk edecek ve böylece islam’a olan sadakatini bozmuş olacaktır.

Nitekim yüce Allah c.c. şöyle buyurmaktadır; ‘Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki herşeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.’ (Kehf 7) Ayette görüldüğü üzere bu hayat insanın sürekli bu dünyanın güzellikleriyle dikkatini dağıtırken İslami kurallarına ne kadar uyduğunun bir sınavıdır. İmanı zayıflatan dünyevi arzulardan birincisi mal ve evlat sevgisidir.

Bu dünyadaki yaşamın merkezinde iyi bir hayat yaşamak için yeterli para kazanmak gerekliliği vardır. Parası olmayan bir insan hayatta kalamaz, maddi birikim yapmakla dini ve sosyal görevleri yerine getirmek arasında dengeyi kurmak çok önemlidir. Mal isteğinden sonra genel olarak çocuk olma isteği gelir. Fakat evlatlarda Allah c.c’ın unutulmasına ve diğer sorumluluklardan kaçınmasına sebeb olabilir.

Yüce Rabbimiz Kur’anda buyuruyorki; ‘’İnsanlara, kadınlara, oğullara, kantar kantar birikilmiş altın ve gümüşe, salma atlara hayvanlara ve ekinlere olan sevgisinden oluşan şehvetleri ve aşırı düşkünlükleri güzel gösterildi. Bunlar dünya hayatının menfaatleridir ve Allah onun katındaki en güzel sığınaktır.’’ İnsanın inancının kadın, evlat, mal, hayvan, mal ve diğer varlıklar gibi dünyevi heves ve arzularla solmasından bahsedilmektedir. Bunlar yalnızca dünyadaki varlığımıza zevk katan şeylerdir. Dünyanın kendisi geçici olduğundan bu zevklerin hiçbirisi sonsuza kadar sürmez. İşte bu yüzden sonsuz merhametli Allah c.c bir insanın sahip olabileceği ve elde etmek için çaba göstermesi gerekenden en mükemmel kazançların yine onda olduğunu buyurmaktadır. Cennet gibi.

Yüce Allah c.c şöyle buyuruyor; ‘’Ey iman edenler mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’a anmaktan alıkoymasın kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.’’ (Münafikun Suresi 9) Bu ayette görüldüğü gibi mal ve evlatlar bü dünyada insanın en değerli varlıkları olduğundan, insanı en çok oyalacak olan şeylerdir. Bu yüzden Allah c.c unutulmasına ve dolayısıyla kişinin imanının yıkılmasına sebeb olabilir. Sonuç olarak kişi bu dünyada mal ve evlatlar kanıksamayıp varlığının gerçek sebebini hatırlamalıdır. Öbür dünyada mutlu olabilmek için Allah c.c hoşnut etmek gibi, iman zayıflatan dünyevi arzulardan ikincisi bütün konularda aşırı aç gözlülük, herşeyin en iyisine sahip olmak isteği insanın doğasında var.

İnsan asla sahip olduklarıyla yetinmez. Her zaman daha fazlasını ister. Bir ihtiyacın giderilmesi sonucu insan daha fazla isteyeme başlar. Bu istekler en sonunda kişinin hayatının zevklerinin farkına varmasına sebeb olur.

Bakara suresi 96. Ayette şöyle buyurulmaktadır; ‘‘ Yemin olsunki, sen onları yaşamaya karşı onları insanların en düşkünü bulursun. Putperestlerden her biri arzularki, bin sene yaşasın oysa yaşatılması onu azaptan uzaklaştırmaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.’’ Ayette yüce Allah elçisi ile sohbet ederek bu dünyadaki aç gözlü insanlar, özelliklere Allah’a ahirete inanlarına rağmen bu dünyada binlerce yıl yaşamak isteyen Yahudilere işaret ediyor. İslama gerçekten inanan Müslümanlar zamanla imanı zayıflayacağı ve öbür dünyada canlandırılacağı için her ne konuda olursa olsun, aç gözlülükten kaçınmalıdır. İmanı zayıflatan dünyevi arzuların üçüncüsü bedensel arzuların yerine getirilme isteği. İnsanın hayatta şeytanın etkisinde kalarak günah işlediği zamanlar vardır. Kişinin fiziksel arzularını yerine getirmek için işlediği günahlar zamanla imanının yok olmasına sebeb olur.

(Basir) herşeyi gören, (Sem’i) herşeyi işiten Allah c.c Furkanda şöyle buyurur; ‘’Bundan sonra eğer sana icabet etmezlerse senin hidayet ettirme davetine uymazlarsa bilgi onlar heveslerine tabidirler. Allah c.c’dan bir hidayetci olmaksızın hidayetciye değilde kendi heveslerine tabi olanlardan daha çok delalette kim vardır. Muhakkak ki Allah zalimler kavmini hidayete erdirmez.’’ Bu ayette kendi arzuları ve dünyevi zevkleri peşinde giden bir kişinin aslında dini ve ahlaki değerlerin bozulmasından dolayı Allah’ın yardımına giden yoldan saptığı anlamına gelmektedir. İman zayıflatan dünyevi arzuların 4. Kıskançlık.

Bireyin kendi sahip olduklarına bakmak yerine başkalarının sahip olduğu daha iyi şeylere bakıp kinlenmesi sıkça görülür. Rasulullah s.a.v bu gibi konulardaki kızgınlık hissini iman bozan bir unsur olarak değerlendirmiştir. Efendimiz s.a.v şöyle buyuruyor: ‘’Bir kulun kalbinde imanla hased birleşmez.’’ Bu hadis çevresindekileri kıskanan insanın Allah c.c ve elçisinin katında asla yeterli seviyede imana sahip olmayacağı anlamına gelmektedir. Özetlemek gerekirse iman bir Müslümanın sahip olduğu en önemli şeydir bu nedenle İslam dinine her inanan anlattığımız ve bunların dışına kalan insana islami uyanışın gerekliliklerini yerine getirmekten uzaklaştıran diğer dünyevi arzulardan uzak durmak için elinden geleni yapmalıdır.

Allah c.c bizi iman zayıflatan arzulardan korusun.

VELHAMDULLAHİRRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.