sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
16,8853
EURO
17,8334
ALTIN
992,10
BIST
2.554,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Yağmurlu
19°C
Ankara
19°C
Yağmurlu
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
26°C
Perşembe Açık
26°C

İKİ KABİR HAYATI

20.05.2022
0
A+
A-

-BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM-

Hamd yeri ve göğü muazzam bir düzen ile yaratan , yarattıklarına sonsuz nimetler veren , mümin kullarına çokça  merhamet edip ,günahları bağışlayan   Allah c.c ‘ a  Salat ve selam liderimiz örneğimiz ve önderimiz olan kendisine tabi olunmadığı ve ona uyulmadığı müddetçe makbul imana sahip olunamayacak olan Hz Muhammed s.a.v ‘E  aline ashabına bugünde onun izini takip eden tüm müslümanların üzerine olsun .

Şüphesiz ki insan daima tercihlerine göre bir muameleye maruz kalır..Hem bu dünyada hem de ahiret yurdunda.fakat ölümden sonra öyle bir durak  öyle bir alem ve  öyle bir hayat varki ebedi hayata geçmeden önce kıyamete kadar orada vakit geçirilir. İşte bu vaktin rahat geçmesi yada çetin geçmesi  tamamen senin dünyada yapmış olduğun tercihlere bağlı.

İman edip Allah’ın dini için mücadelemi ettin ,yoksa davete icabet etmeyip Allah’ın dışındakilerle kendini mi  kandırdın. Dünyanın boyanmış sahte süsünemi daldın.İşte beklemediğin anda ölüm kapına dayandı ve ilk durak olan kabir durağındasın. şimdi dünyadayken yapmış olduğun tercihlerle başbaşasın.

Allah Rasulü s.a.v bizlere iki kabir hayatından haber veriyor…

Rasûlullah s.a.v  ile birlikte Ensar’dan birisinin cenazesine katılmıştık. Cenaze defnedileceği sırada kabristana vardık. Rasûlullah s.a.v  oturdu. (O sırada) Bizler, sanki başlarımızın üzerinde bir kuş varmışçasına sessiz ve sakin bir şekilde oturduk.

Peygamberimiz s.a.v  elindeki bir sopayla yeri çiziyordu. Başını kaldırdı ve iki yahut üç defa, «Kabir azabından Allah’a sığınınız.» dedi. Bir başka rivayette şöyle buyurmuştur: «(Mümin) kabre konulduğunda, dostları dönüp gittiği ve onların ayak sesleri henüz işitildiği sırada iki melek gelir, onu oturturlar ve ona şöyle denir:

Rabbin kimdir? O: Rabbim Allah’tır, der. Ona: Dinin nedir? derler. O: Dinim İslam’dır. der. Ona: Sizi doğru yola çağırmak üzere size, Allah tarafından gönderilmiş olan o zat kimdir? derler. O: O zat, Allah’ın Rasûlüdür. Ona: Bunu nereden öğrendin? derler. O: Allah’ın kitabını okudum, ona iman ettim ve onun doğruluğunu kabul edip tastikledim, der.»

Sonra gökten bir münâdi şöyle seslenir: Kulum doğru söyledi. Onu Cennet’e layık bir şekilde yerleştirin. Ona Cennet’e bakan bir kapı ve ona Cennet elbiseleri giydirin! Böylece ona Cennet’in rahatlığı ve güzelliği bahşedilir. Kabri, gözünün gördüğü mesafeye kadar genişletilir.

Eğer ölen kâfir (veya münafık) bir kimse ise, (burada ravi ölen kafirin ölümünü zikrettti. Şöyle dedi) kabre konulduğu zaman ruhu bedenine iade edilir. İki melek gelir, onu oturturlar ve ona: Rabbin kimdir? derler. O: Hı, hı? Bilmiyorum, der. Ona: Dinin nedir? derler. O: Hı? Bilmiyorum, der. Sizi doğru yola çağırmak üzere size, Allah tarafından gönderilmiş olan o zat kimdir? derler. O: Hı? Bilmiyorum, der. Sonra gökten bir münâdi şöyle seslenir: Bu, yalan söyledi! Ona Cehennem’e yaraşır bir yer hazırlayın. Ona Cehennem elbiseleri giydirin ve ona Cehennem’e bakan bir kapı açın! denir. Sonra Cehennem ateşinin sıcaklığı ve kavurucu rüzgârı ona gelir. Kaburga kemikleri birbirine geçinceye kadar kabri daraltılır. Daha sonra onun başına kör ve dilsiz bir zebani musallat edilir. Onun demirden bir tokmağı vardır ki, dağa vurulsa, dağı toz toprak hâline çevirir. Bu zebani ona bu tokmakla öyle bir darbe indirir ki, insan ve cinlerin dışında, doğuda, batıda, dünyanın her tarafında bulunan bütün varlıklar bu dehşetli darbeyi işitir ve o şahıs toprak hâline döner. Sonra ruhu tekrar iade edilir -bu şekilde azap devam edip gider-»

[Sahih Hadis] – [Ebû Dâvûd rivayet etmiştir – Ahmed rivayet etmiştir]

Abdullah b. Ömer’den rivayet edilir:

Bir mümin kabre konulduğunda kabri yedi arşın genişler .Üzerine reyhan kokuları saçılır ve ipeklere sarılır.Eğer kur’andan nasibini almışsa kabrini aydınlatması için Kur’an ona yeter.Kur’an bilmiyorsa güneşe benzer bir ışıkla kabri aydınlatılır.Kabrinde tıpkı bir gelın gibi uyur. Kendisini sadece en çok sevdiği kimse uyandırır o da uykuya doymamaış gibi uyanır.

Kafir bir kimse öldüğünde ise kabri öylesine daraltılır ki kaburga kemikleri bir birine girer , üzerine deve boynu gibi kalın yılanlar sarılır bu yılanlar onun etlerini hiç kalmayıncaya dek yerler.ardında ona ellerinde demir kamçılar bulunan sağır dilsiz ve kör olan azap melekleri gönderilir.Bu melekler kör ve sağır oldukları için herhangi bir şeyi duyup işitemediklerinden dolayı hiç acımaksızın ona ellerindeki kamçılarla vururlar. böylece sabah akşam kendisine azab edilir.

Üseyd b. Abdurrahmandan rivayet edildiğine göre :

Bir mümin ölüp kabre götürülmek üzere omuzlara alındığında ‘beni kabre koymakta acele edin  ‘ dermiş kabre konulduğunda ise kabir ona şöyle seslenir; üzerimde dolaşırken ben seni seviyordum şimdi sana karşı olan bu aevgim dahada arttı .

Kafir ölüpte kabre konulmak için omuzlara alındığında  ‘beni dünyaya geri gönderin ‘ dermiş kabre konulduğunda ise kabir onu şu sözlerle karşılarmış : sen dünyada iken ben sana kızıyordum şimdi bu kızgınlığım daha da arttı.

Kabir alemi bu kadar zor iken ahiret yurdunun diğer merhaleleri şüphesizki kabirden daha kolay değildir. O halde kabir de nasıl bir hayat seni bekliyorsa bilki ahirette de ona göre muamele göreceksin.

O halde müminin yapması gereken kabir hayatından Allah’a sığınmak ve dünyada iken kendisini koruyacak salih ameller işlemesidir. Çünkü dünya hayatında  her türlü iyi  davranışı yapması mümkün ve kolay olduğu halde ahirette bu mümkün değildir. Kabre girdiğinde küçük bir iyilik yapmak ister fakat ona izin verilmez . Bu sebeplede sonsuz bir üzüntü ve kedere düçar olur .

Aklını kullanan bir kimsenin sürekli ölümü düşünmesi gerekir.Zira ölen bir kimse iki rekat namaz kılmak için izin ister yahutta bir kere kelime’i tevhidi söylemek ister ve ya bir kere subhanallah  demek için izin isterde bunları yapmasına izin verilmez . Onlar hayatta olanların zamanlarını boşa geçirmelerine hayret ederler.

dünya aslında insanın sermayesidir.Ahiret için olan birikimini dünyada temin eder .

Allah c.c kabirde güzel muamelyle karşılaşan mümin kullarından eylesin inşeAllah

– VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN –

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.