sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,6693
EURO
10,3507
ALTIN
495,78
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Gök Gürültülü
27°C
Ankara
27°C
Gök Gürültülü
Perşembe Mevzi Sağanak
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C
Cumartesi Çok Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
30°C

İKİ BAHÇE SAHİBİ

İKİ BAHÇE SAHİBİ
09.05.2021
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

     Hamd sena yücelik alemleri yoktan var eden Rahman Rahim din gününün sahibi Allah (c.c.) hamd olsun.

Salat ve selam son Nebi ve Rasul Hatem’ül Enbiya Hz Muhammed (sav)’e ailesine ashabına ve bütün müminlerin üzerine olsun.

Kur’an-ı Kerim’den nasiplenmeye Rabbimizin tek doğru yola sevk eder dediği mucizil beyan hayat anayasamız kılavuzumuz olan kelamullahtan bir ibretlik olayla karşı karşıyayız.

Iki bahçe sahibi Kehf suresinin 32-44 ayetleri arasında istifademize sunulmuştur. Rabbim ibret alıp ders çıkarmayı nasip etsin, önce bana sonra isteyen herkese.

 

   Kehf 32; ” Onlara şu iki adamı örnek ver; onlardan birine iki üzüm bağı vermiş bağların çevresini hurmalarla donatmış ikisinin arasına da bir bir ekinlik koymuştuk.”

   Kehf 33; ” Her iki bağda meyvelerini vermiş ve ürünlerinden hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. Bu iki bağın arasından bir de nehir fışkırmıştık.”

   Kehf 34; ” Derken onun büyük bir serveti oldu. Arkadaşıyla konuşurken ona dedi ki benim malım seninkinden çok adamlardan yana senden üstünüm.”

   Kehf 35; ” Derken kendine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi bunun sonsuza kadar yok olacağını sanmıyorum.”

   Kedi 36; ” Kıyametin kopacağını sanmıyorum Rabbime döndürülürsem bile andolsun bundan daha iyi sonuç bulurum.

 

Bu iki kişinin aynı bölgede yaşayan Abdullah ve Haris isminde iki kişi olduğu söylenmektedir. Aslında şahıslar itibar alınmamaktadır. Yaptıkları bize ulaşmaktadır. Kur’an şahısları değil olayları muhattap alır ki bunu yapan nasıl azarlanmış veya övülmüşse bundan sonrakilerde aynısı ile muhatap olunacaktır.

Abdullah malı az ama cömert orta yollu Allah’a ve Resulüne inanan iyi bir Müslümandı. Tarlasına gider orada çalışır, cihad konusunda ihmalkarlık yapmazdı. Bir tellal haydi cihada dediğinde elindeki kazma küreği bırakır kılıcını kuşanır mızrağını alır savaşa giderdi.

Haris hakka karşı kulağını tıkan Allah’a inandığını söyleyen ama puta tapan şehvet düşkünü çokça malı ve adamı olan, katı, kölelerini ezerek onure olan aşağılık bir kişiliği vardı. Haris’in bahçesi çok verimli kat kat mahsül alıyordu ama bu onun şükrüne değil azgınlığına sebep oluyordu. Haris Abdullah ile karşılaştığında onlar böbürlenerek ben senden üstünüm hem mal hem adam bakımından bundan sonra bana hiçbir zarar gelmez diyerek kibrini dışarı vurdu Abdullah’ın cevabını dinleyelim;

 

   Kehf 37; ” Arkadaşı ona hitaben dedi ki; ‘ Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratan, sonra da seni bir adam biçimine sokan Allah’ı inkar mı ediyorsun?”

   Kehf 38; ” Fakat o Allah benim rabbimdir ben Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmam.”

   Kehf 39-40; ” Bağına girdiğinde Maşallah kuvvet yalnız Allah’ındır deseydin ya eğer benim malımı ve çocuklarımı kendinkinden daha az görüyorsan Belki Rabbim bana seninkinden daha iyisini verir seninkinin üzerine gökten bir afet indirir de bağ kupkuru ve yalçın bir toprak haline gelir.”

   Kehf 42; ” Derken bütün servisi helak edildi çardakları üzerine çökmüş haldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturuyor ve şöyle diyordu; ‘Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım.’

 

     Abdullah şımarık komşusuna halihazırda hilkatini yani neden yaratıldığını niçin yaratıldığını ne yapması gerektiğini ve sonunda sonsuzluğa gidileceğini anlatarak uyanmasına sebep olmak istedi. Fakat dünya hırsı bir kere kalbe girdiğinde azalar hakkın karşısında hareketsiz kalır taki yakin ona gelinceye kadar. Yakinden kasıt ya ölüm ya da ölümü gerçek manada hatırlatacak musibetler. Yıkılmaz dediği yok olmaz dediği onu Rabbin’e karşı azdırarak malı yerle bir olduğunda keşke dedi yapmasaydım etmeseydim pişmanlık haykırışı ama en azından nasibini alırsa ölüm ondan gelmeden tevbe eder Rabbini Tevhid eder ve teslimiyetini İslamiyeti gerçekleştirir. Ama ya uyanamazsa dünyanın tesiri altında kalırsa evet o kişinin akıbetini düşünme sen evet sen kendi akibetini düşün şu an dünya nimetleri senin için bir imtihan aracı ya Abdullah olacaksın bunları Rabbim yolunda sana verilene şükredip O’nun yolunda kullanacaksın ya da Rabbim muhafaza etsin Haris olup amaç edinip hep bu dünya için çalışıp didineceksin ve bir gün bu dünyada gözlerin senden alındığı zaman ya da kulakların ayakların görmediğin işitmediğin gezmediğin bir dünya ne kadar nefret verici bir hayat değil mi? Haydi dünya bizden istifade etmeden o bizi kullanmadan biz onu kullanarak Allah’ın rızasını kazanalım.

Abdullah’ı çağıran tellal gibi bu yazıya da öyle kulak ver. Sesleniyorum sesimi duyan var mı? Bırak seni şu an meşgul eden işini eşini evladını aracını gelirini giderini davete kulak ver ki hayat bulasın.

 

   Al-i imran 104; ” Sizden hayra çağıran iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun, işte kurtuluşa erenler onlardır.”

 

    Alimler bu ayet için şöyle demişlerdir;

Hayra çağırmak bütün Müslümanların görevidir, iyiliği emr alimlerin görevi, kötülükten nehiy umeranın idarecilerin görevidir.

O zaman Abdullahlar görev başına insanları kula kulluktan Allah’a kulluğa davet etmeye. Bu görevin önüne hiçbir mazeret arz edilemez. İşin eşin rızkın bütün kaygıların hiçbir mazeret değildir.

Rabbim bizlere Ahdine sadık hareket eden sıratı müstakimde dostdoğru yürüyen düşsede kalkmasını bilen, yılmadan usanmadan Rabbine kulluk eden mümin muttaki muvahhid mücahid kullarından olmayı önce bana sonra da bütün Müslümanlara nasip eylesin .

Amin Amin Amin.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.