sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,8689
EURO
10,4740
ALTIN
499,21
BIST
1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Az Bulutlu
24°C
Ankara
24°C
Az Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C
Perşembe Çok Bulutlu
22°C

İFFETİ KALE GİBİ KORUMAK-3

İFFETİ KALE GİBİ KORUMAK-3
13.05.2020
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd; insanları yeryüzüne bir amaç ve bir gaye için gönderen ve bu gayelere olan bağlılığını imtihanlarla sınayan; bu vesileyle onları olgunlaştıran, kendisine sıkı sıkı bağlayan bu davranışları neticesinde kendilerine yakin bir iman bahşeden ve bu iman ile Cennet’e giriş bileti kazanmasını sağlayan Zat(Subhanehu)’a mahsustur. O Zat ki (Subhanehu) insanlara verdikleri ve verdiklerinin karşılığını yerine getirmekle aciz bırakan yegane Mabdun bi’l Hakk’tır. O’na kulluk eder On’dan yardım dileriz.

Salat ve selam, kulluğu bi’l hakkın(beşer takatiyle) yerine getiren, müminleri arındıran, onlara Kitap’ı ve Hikmet’i öğreten, eşsiz öğretmen, sabrın, tevekkülün timsali basiret üzere Allah’a davet eden son nebi son Resul Allah’ın Rasulu Hz. Muhammed(sav)’in üzerine olsun. Ve yine selam O’nun tertemiz ehl-i beytine sahabesine ve tüm müminlerin üzerine olsun.

Geçen yazımızda Rahman’ın arşında gölgelenen 5. Sınıf insandan bahsederken Yusuf (as)’ı kendimize örnek almış ve hadiste benzer olayın başından geçtiği kıssadaki inceliklere temas etmiştik. Bu erkeklere bakan yönü idi. Bu ay ki yazımız da ise bayanlara bakan yönüne temas edeceğiz inşaAllah. Bu temasımızda; iffet deyince akla gelen bu özelliğin abideliğini üstlenen Meryem (as)’ı örnek alacağız biiznillah.

Bu temasımızda konu alacağımız ayetleri hatırlayarak başlayalım;

“(Ey Muhammed!) Kitap’ta (Kur’an’da) Meryem’i de an. Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona Cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü.

Meryem, “Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi. Cebrail, “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim” dedi. Meryem, “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Cebrail, “Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir” dedi.”(Meryem/16-21)

“Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O gönülden itaat edenlerdendi.”(Tahrim/12)

Bu kıssamızda Yusuf (as)’ın başına gelen olaydan farklı bir manzara ile karşı karşıyayız. Yusuf (as)’a çirkin bir teklif yapılmış iken Meryem (as)’ a böyle bir teklif yapılmıyor. Fakat kendisine çirkin bir teklif yapılmamasına rağmen yabancı bir erkeğe karşı takındığı tavırlarla bu konuda ne kadar titiz olduğu karşımıza çıkıyor. Yani şunu dedirtiyor aslında insana; böyle bir teklif yapılmadığı halde bu şekilde davrandıysa acaba bir başkası böyle bir teklif yapsa idi ne olurdu? İşte alacağımız en önemli azıklardan biri de bu. Meseleyi fazla uzatmadan bu inceliklere değinerek ayetin anlattığı kıssayı Merhum Şehid(İnşaAllah) Seyyid Kutub (rha)’ın bakış açısıyla analiz edelim;

Şimdi hikâyenin ilk sahnesi önündeyiz. Karşımızda vücuduna erkek eli değmemiş, genç bir bakire kız var. Daha ana karnındayken annesi tarafından bir mabedin hizmetine adanmış. Onun hakkında hiç kimse temizliğinden ve iffetliliğinden başka bir şey bilmiyor. Hatta bu yüzden İsrail mabedinin temiz bakıcılarının babası olan Hz. Harun’un soyundan geldiği söyleniyor. Öteden beri ailesi temiz ve dürüst olarak tanınıyor.

İşte genç kızımız bu tenha köşede, yalnız olduğundan emin olarak otururken, birdenbire çarpıcı bir sürprizle yüzyüze geliyor. Karşısında eli-ayağı düzgün, normal bir erkek duruyor. Okuyoruz:

“Bu sırada ona ruhumuzu (Cebrail’i) gönderdik. O, ona normal bir erkek kılığında görünmüştü.”

Bu sürpriz üzerine ödü kopan genç kızımız, şimşek hızı ile ayağa kalkıyor. Issız bir yerde yalnız başınayken yabancı bir erkekle yüzyüze gelen her genç kız gibi paniğe kapılmıştır. Hemen Allah’a sığınıyor, kendisine yardım etmesini, bu zor durumunda imdadına yetişmesini diliyor. Bir yandan da karşısındaki yabancı erkeğin takva duygusunu uyarmaya girişiyor. Onu Allah’dan korkmaya, bu tenha yerde kendisini gözetleyen yüce Rabbinden çekinmeye çağırıyor. Okuyalım:

“Meryem O’na `Ben senden Rahman olan Allah’a sığınırım. Eğer kötülük yapmaktan sakınan biri isen bana dokunma’ dedi.”

Öyle ya. İçinde kötülükten sakınma duygusu taşıyan kimse “Rahman” sıfatlı yüce Allah’ın adını duyar duymaz irkilir ve şehvetini frenleyerek şeytandan gelen dürtülerine gem vurur.

Genç kızı hayalimizde canlandırmaya çalışalım. Tertemiz, masum, son derece güçlü bir namus eğitimi almış, iffetli bir aile ortamında büyümüş, daha ana karnındayken Allah’a adandıktan sonra Hz. Zekeriyyâ’nın gözetimi altına girmiş bir iffet örneği karşısındayız. Bu yüzden az önce karşılaştığı sürpriz, onu tepeden tırnağa sarsan ilk “şok” olur. Devam ediyoruz:

“Cebrail, ona ‘Ben Rabbinin gönderdiği bir elçiyim. Sana temiz, hayırlı bir erkek çocuğu bağışlamak için geldim’ dedi.”

Hayalimizi işletmeye devam ederek bu masum genç kızın işittiği bu sözler karşısında duyacağı korkunun ve utancın derecesini kavramaya çalışalım. Karşısında eli ayağı düzgün, normal, yani insan cinsinden olduğu kuşkusuz görünen yabancı bir adam duruyor. Adam, Allah tarafından gönderildiğini söylüyor, ama genç kız henüz bundan emin değildir. Belki de saflığından, temiz duygularından yararlanmayı amaçlayan kötü niyetli bir tuzakla karşı karşıyadır. Adam, her mahcup genç kızın kulaklarını tırmalayacak bir amaçla geldiğini açık açık söylüyor. Kendisine bir erkek çocuğu bağışlamak istediğini belirtiyor. O tenha yerde yalnız ikisi vardır, ortalıkta başka hiçbir Allah kulu yok. Bu yüzden bu durum, Hz. Meryem’i bir daha tepeden tırnağa sarsan ikinci “şok” olur.

Fakat çok geçmeden toparlanır ve namusunu tehdit altında hisseden bir dişiye yaraşacak bir kahraman kesilir. Bu eda ile karşısındaki erkeğe açık açık sorar. Nasıl? Okuyoruz:

“Meryem, Cebrail’e ‘Benim nasıl oğlum olabilir? Bana hiç erkek eli değmiş değildir, hiç gayrımeşru ilişkim de olmadı’ dedi. “

Görüldüğü gibi Hz. Meryem, dobra dobra konuşuyor. Hem söylemek istediğini açık sözlerle dile getiriyor, örtülü ifadelerin dolambaçlığına başvurmuyor…[1]

Erkekler bayanlar karşısında zayıf durumdadırlar. Çünkü kadınlar onların zayıf noktalarıdır. Örn; telefonla konuşan bir erkeğin bayanla mı yoksa erkekle mi konuştuğunu net bir şekilde ayırt edebilirsiniz. Sesini inceltmesi biraz daha nazik konuşması gibi. Çünkü erkek kadının sesinden, görünüşünden kısacası hal ve hareketlerinden etkilenir. İçinde bazı duyguların harekete geçmesine sebebiyet verir. Bakışları, hareketleri, cilveleri, uslubü, yürüyüşü tamamen erkeği etkileyebilecek özelliğe sahiptir. İşte bayanların kesinlikle akıllarından çıkarmaması gereken mesele budur.

Meryem (as)’ın erkek kılığına girmiş Cebrail(as)’a verdiği cevaplara dikkat edin. Bir erkeği ümitlendirecek, şehvetini harekete geçirecek; nağmeli konuşmalardan etkileyici duruşlardan kaçınmıştır. Hatta verdiği cevaplarda onu kendisinden uzaklaştırıcı ve yelteneceği amele karşı aklının ucundan bile geçiremeyeceği derecede sert ve net bir tavır takınmıştır.

Allah Rasulu (sav)’in yetiştirmiş olduğu hanım sahabelerde de bu gibi örnekler çoktur. Ağızlarına taş koymaları, yaşlı bir kadın görünümü vermek için vasıtalara başvurmaları vs…

Eğer ki bir bayan karşısındaki bir erkeği kendisinden kaynaklanan bir sebeple tahrik etmişse burada kadına da bir sorumluluk vardır. Hatta öyle ki bu bir toplumun yıkımına kadar sebebiyet verebilir. Bugün Beşeri Sistemler kadınları bu emelleri için birer maşa olarak kullanmaktadırlar. Onları evlerinden dışarı çıkarmaya, erkeklerin arasına karıştırmaya çalışmaktadır. Onlara özendirdiği kıyafetler ve rol modellerle kadınları amaçlarına ulaşacakları bir mal gibi kullanmaya çalışmaktadırlar. Bu başlı başına bir konu fakat biz asıl meselemize döneceğiz.

Rahman’ın arşında gölgelenecek olan 5. Sınıf insanın, kendisine çirkin teklifte bulunan kişiye vermiş olduğu cevap bu meseleyi anlamadaki paroladır. O da neydi; “Ben Allah’tan korkarım.”

İşte bayanıyla erkeği kendisini bu gibi durumlardan kurtarabilecek en önemli etken takva duygusudur. Çünkü takva duygusu bütün çirkinlikleri def ettiği gibi çirkinliğin yollarını da tıkar. İşte kadınların tavırlarındaki çirkinliğe, fahşaya, şehvete yol açacak olan bütün yollar ancak takva duygusu ile kapanır.  Bir bayan bunların önüne ancak takva duygusu ve feraseti ile geçebilir. İşte bu ikisi yani takva ve feraset bir araya gelirse iffet ortaya çıkar. Yeri gelmişken değinelim iffet sadece kadınlara mahsus bir özellik değildir bunu geçen yazımızda net bir şekilde gördük.

İffet duygusunu elde eden bir kadın sadece kendisini değil aynı zamanda toplumu kurtarır. Nesilleri kurtarır. Bir toplumun ıslahında önemli bir yere sahiptirler. Tabi ki bunlar bahsettiğimiz takva duygusunu elde etmiş kimselerdir. Kadınların iffetlerini korumaları ve erkekler nezdinde ne kadar tesirli olduklarına dair bir çok ayet ve hadis mevcuttur. Kadınlar için bir çok örnekte vardır. Nemrut’un yanına zorla sokulan Sare validemizin iffetini koruması için Allah’a sığınıp yalvarması ve neticesinde kendisini yaklaşmak isteyen Nemrut’un ilahi güç ile engellenmesi gibi…

Bir kadının namusu kalesidir ve bu kalesinin askerleri mevcuttur. Eğer o kale tahkim edilmiş surlarla donatılmamış ve dışarıdan bakan için fethedilmesi zor bir izlenim vermemişse içeriye sızmalar gerçekleşip kale ele geçirilecektir.

Allah (cc) kadının nasıl giyinmesine ve dışarıya çıktığında nasıl davranması gerektiğine yönelik verdiği talimatlarla bu kalenin tahkim edilmesini sağlamıştır. Böylelikle bakanların görür görmez uzaklaşmasına sebep olur bu da tehlikelerden salim olmasıyla sonuçlanır. Fakat Allah (cc)’ın belirlediği talimatlara riayet etmezse aslında bu fethetmek isteyenlere bir kapı açmış olacaktır.

Bu kalenin askerleri(giyim, kuşam, hal ve hareketler) ne kadar haşin ise kendisine yıkmaya yeltenecek girişimleri anında bertaraf edecek ve kırmızı alarm verip kale sakinlerini seferber edecektir.  İşte bir kadının çirkin tekliflere ya da şeytanın ve askerleri olan beşeri sistemlerin, cahiliye toplumunun kendisini teberrüce(açılıp saçılma) davet etmesinin karşısında alarma geçecek ve bu saldırıyı defedecektir. Şurası unutulmamalıdır ki; bir kadının beğenilmek hoşuna gider. Eğer bu konuda dikkat etmezse daha bilmediğiniz ne güzelliklerim var diyerek daha çok açılıp saçılacak ya da çirkin teklif karşısında etkisiz kalacaktır. Bugün çıplaklık uğrunda adeta yarış yapılmasının sebebi de kadınlardaki beğenilme arzusudur. İffetini korumak isteyen bir bayan bu gerçeğe dikkat etmeli ve ırzını, iffetini Meryem (as) gibi kale gibi korumalıdır.

“Allah, bir de iffetini sapasağlam(kale gibi) koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O gönülden itaat edenlerdendi.”(Tahrim/12)

Bir de şunu unutmamak gerekir; Meryem (as) kendisine bir erkek eli değmemesine rağmen hamile kalmış ve toplumun iftiralarına maruz kalmıştır. Böylesi bir imtihandan sapasağlam çıkmak bir yana bir de iman edenlere örnek gösterilmesi Meryem(as)’ın sadakatini net bir şekilde ortaya koymaktadır…

 

[1] Seyyid Kutub – Fi Zilal’il Kur’an Meryem /16-21

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.