MENÜ

İ’CÂZU’L KUR’ÂN

190 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
İ’CÂZU’L KUR’ÂN

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd kendisinden başka ilah olmayan, mutlak manada tek güç ve kudret sahibi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam tüm peygamberlerin ve onları takip eden tabilerinin üzerine olsun.

İ’câz sözlükte, ‘acze düşürmek, aciz bırakmak’ manasında bir mastardır. Kur’an’ın icazından maksat da ‘onun, bütün insanları kendi benzerini getirmekten aciz bırakması’ demektir. Gönderilen her peygamber, kendisiyle birlikte bir mucizede getirmiştir. Fakat onları getirdiği bu mucizeler bulundukları zamana has olmuştur. Ancak Peygamberimiz (sav)’in Risalet ile birlikte getirmiş olduğu mucize Kur’an’dır. Allah(cc) Kur’an’ın korumasını bizzat üstlenmiş ve onu koruyacağını belirtmiştir.[1]

Peygamberimizin gönderildiği toplum belagat ve fesahat yönünden en üst mertebeye ulaşmış ve öyle bir topluma verilecek en büyük mucize onları acze düşüren Kur’an olmuştur.

Kur’an’ın mucize oluşuna üç nokta gösterilmiştir.

1-Kur’an’ın Beşerüstü Bir Kitap Oluşu;

Az öncede belirttiğimiz gibi muhakkak her Peygamber ümmetine bir mucize götürmüştür. Bu hususu Rasulullah (sav) şöyle belirtmektedir: ‘Her Peygambere ümmetinin imanına vesile olan bir mucize verilmiştir. Bana verilen mucize ise, mazhar olduğum ilahi vahiydir.’[2] Peygamberlere verilen mucizeler, kendi toplumlarında revaçta olan şeylerden daha üstün özellikler taşıyordu. Örneğin sihirde üst düzeye gelmiş Musa (as)’ın kavmine karşı Musa (as)’a sihirle ilgili yetenek verilmiş[3] ve bu şekilde kavmini aciz bırakmıştır. İşte Kur’an’da Arap belagat ve fesahatinde üst düzeye gelmiş kavme karşı adeta meydan okumuş ve onları aciz bırakmıştır.

2-Muhaliflerine Meydan Okuması;

Kur’an ilahi mesajına karşı gelenlere meydan okumuş ve onlara ‘De ki: Andolsun, bu Kur’an’ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini getiremezler’[4] demiştir.

3-Benzerinin Getirilememesi;

Kur’an’ın bunca meydan okumasına rağmen, muhalifleri onun bir benzerini getirememişlerdir. Birçok defa buna kalkışanlar olmuşsa da ya gülünç duruma düşmüşlerdir ya da bundan vazgeçmişlerdir.

Birde Kur’an’ın İcaz yönlerine değinecek olursak şöyle sıralayabiliriz;

  • Nazım ve Te’lif: Kur’an’ın eşsiz düzen ve tertibini ifade eder. Nitekim o kadar güzel dizilmiştir ki tek harfini bile yerinden oynatmak imkansızdır.
  • Gaybi haberler: Kur’an içerisinde ki gaybi haberlerle, okuyucularına ilahi bir kaynak olduğunu kanıtlamakla beraber, icazını da ortaya koymuştur.
  • Beşeriyetin ihtiyacını karşılaması: Ortaya koyduğu adalet ve eşsiz düzeni ifade eder.
  • Fenni mucizelere işaret etmesi: Buna Kur’an’dan birçok noktayı gösterebileceğimiz gibi örnek verecek olursak Yasin suresi 38. Ayettte geçen güneşin kendi yörüngesinde dönmesi meselesini verebiliriz. Oysa ki bilim bunu daha sonraları keşfetmiştir.
  • Kur’an’ın Hz. Peygamber tarafından değiştirilmemesi: Müşriklerin çok defa onların isteklerine göre hareket edilmesini istemesine rağmen Kur’an onlara Yunus 10/15. cevap olarak yöneltmektedir.

Sonuç olarak Kur’an’ın İ’caz yönleri çok güçlüdür. Nitekim kelime olarak ‘aciz bırakmak’ manasına gelen icaz, Kur’an ile birlikte mütalaa edildiğinde karşısında ki muhataplarını aciz bırakan yegâne kitap olarak anlaşılmaktadır. Şu bir gerçektir ki İcazu’l Kur’an dendiğinde salt edebi yönden bir icaz değil aksine kendisine karşı olanları, her yönden etkileyen bir icaz olarak görülmelidir. Nitekim gaybi haberler vermesi, fenni ve tabiat ilimlerine dikkat çekmesi onun icazına birer örnektir. Ancak Kur’an’ın indiği toplum daha çok edebiyat alanında öne çıkmış olduğundan, Kur’an’ın bu yönde ki icazı daha çok dikkat çekmiştir. Çünkü ümmi olan bir kimsenin edebi alanda bu denli güçlü bir eser yazması imkansızdır. İşte bu Peygamberin Risalet ve nübüvvetini teyit eden en büyük mucize olmuştur.

İslam literatüründe İcazu’l Kur’an üzerine birçok eserin yazılmasının en büyük nedenlerinden biri başlarda sade bir hayat yaşayan Müslümanların, daha sonraları fetih ve göçlerin etkileri ile farklı yerlere taşınmaları, farklı düşüncelerle tanışmaları sonucu birçok dini tartışmalar meydana gelmiştir. Bu tartışmalar Müslümanları dinlerini savunmaya itmiş ve akabinde eserler kaleme alınmıştır.

Kur’an’ın icazı hem lafzen hem manen karşımıza çıkmaktadır. Son olarak muhataplarını aciz bırakan Kur’an hakkında birçok eser yazılmakla beraber, yazılmaya da devam edecektir. Çünkü ilahi bir kitap olan Kur’an hakkında, her geçen zaman başka bir mucizesini ortaya çıkarmaktadır

ELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

 

 

[1] Hicr/9

[2] el-Buhari, Fedailu’l-Kur’an, 1.

[3] Taha 20/65-70

[4] El-İsra 17/88.

Yılmaz GÜVENTüm Yazıları
Yorum Yaz