sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
23°C
Ankara
23°C
Açık
Cumartesi Açık
26°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
23°C

HZ ÜMMÜ RALE(R.ANHA)

11.01.2022
0
A+
A-

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيم

Hamd Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, Din gününün sahibi Allah azze ve celle’ye mahsustur. Salat ve selam örneğimiz, önderimiz, son rasul, son nebi Hz Muhammed(s.a.v)’e, sahabesine ve derdi yalnızca Allah’ın rızası olan bütün Müslümanların üzerine olsun inşAllah.

Ümmü Rale(r.anha) fikir ve düşüncelerini anlaşılır ve net bir şekilde ifade etme kabiliyetine sahip hanım bir sahabi. Rasulullah(s.a.v)’ın huzurunda hanımların sözcülüğünü yapan, fasih konuşmasıyla tanınan, şair ruhlu, mersiyeler söyleyen bir hanım! Allah yolunda her türlü çalışmaya katılmayı, hanımlar arasında ictimai faaliyetlerde bulunmayı seven, şevkat ve merhamet sahibi, yardımsever bir iman eri! Allah rızası için candan hizmet eden, fakire-fukaraya ve çevresine elinden gelen yardımı esirgemeyen, iyilikte yardımlaşmayı hanımlar arasında teşvik eden hatta yarış haline getiren bahtiyar bir hizmet eri! Onun Medineli olduğu rivayet edilir, nesebi hakkında kaynaklarda fazla bir bilgiye rastlanmamaktadır. İslam’ın güzellikleriyle Medine de tanışıp buluşmuş ve müslüman olmuştur.

O, Müslüman olduktan sonra İslam’ın verdiği aşk ve heycanla gönlünü doldurmuş, etrafına yardımcı olmaya, topluma faydalı olmaya gayret etmiştir. Çevresindeki hanımları da iyiliklerde yarışır hale getirmek için teşvik etmiştir. Bizzat kendisi faaliyetlerin içerisinde bulunarak örnek olmuştur. Zaman zaman hanım sahabelerle bir araya gelir, İslam’a daha fazla hizmet edebilmenin yollarını araştırırlardı. Evdeki meşguliyetlerinin, İslam için mücadele etmeye engel teşkil etmeyeceğini düşünürlerdi. Yeterince İslami faaliyetlerde bulunamamanın eksikliğini içlerinde hissederlerdi. Etrafında kendi durumunda olan diğer hanım sahabelerle bir araya gelip bu konu ile ilgili olarak hep dertleşirlerdi. Erkeklerin bu hususta kendilerinden daha önde olduklarını, cihada gittiklerini, namazlarını mescidde kıldıklarını söyleyerek bu faziletlere nasıl ulaşabileceklerini müzakere ederlerdi. Daha fazla sevap kazanmak için neler yapılması gerektiğine dair fikir alışverişinde bulunurlar ve hizmetlerini arttırabilmek için birbirlerine destek olmaya çalışırlardı. Bir gün bir toplantılarında, zihinlerini meşgul eden, gönüllerine rahatsızlık veren bu konuyu Rasulullah(s.a.v) efendimize arz etmeye karar verdiler. Daha fazla ecir kazanabilmek için ne tür ameller yapmalarını gerektiğini öğrenmek istediler.

Hangi ameller daha faziletliydi? Allah’a yaklaştıracak hangi ameller bize tavsiye edilirdi?

Hanımlar bu taleplerini ulaştırmak üzere Ümmü Rale(R.anha)’yı aralarında sözcü seçtiler. Ümmü Rale Rasulullah(s.a.v)’ın hanesine geldi. Hürmetle huzuruna çıktı. Samimi bir şekilde açık ne net ifade ile “Ey Allah’ın Rasulu! Allahın Selamı, Rahmeti ve bereketi üzerinize olsun” diyerek önce selam verdi. Sonra konuşmasına şöyle devam etti.

“ Ya Rasulullah! Biz evli ve çocukları olan hanımlarız! Evlerimizin işlerini yapıyor, çocuklarımızın terbiyesiyle uğraşıyor, kocalarımıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu yüzden erkeklerin yaptığı gibi daha fazla amel yapamıyor, cihada katılamıyoruz. Bizim için gazaya çıkıp büyük ecirlere nail olmak mümkün olamıyor. Bunun sevabından mahrum kalıyoruz. Bizi Allah’a yaklaştıracak ve büyük ecirler kazandıracak bir şey öğretseniz” diye talepte bulundu.

Rasulullah Efendimiz imanı uğrunda bir şeyler yapma azmi içerisinde olan bu gayretli, heycanlı sahabesine tebessüm ederek şöyle buyurdu.

“ Evinizde yapmakta olduğunuz hizmetlerinizden de büyük ecir ve sevap alacaksınız”

Burada duralım ve biraz daha fazla düşünerek anlamaya çalışalım. Çünkü eğer şuana kadar okuduklarımızdan şöyle bir sonuca varırsak “ biz kadınız evimizde yaptıklarımızdan da ecir alacakmışız zaten, kitap okumaya, ilim öğrenmeye, ilim meclislerinde bulunmaya ne gerek var” diye düşünecek olursak, çok büyük yanılgı içerisine düşeriz Allah muhafaza. İçerisinde bulunduğumuz konum, yani Allah’ın dini yeryüzünde hakim değilken, Allah’ın İlah’lık, Rab’lik yetkisini haşa kendilerinde görmeye çalışan Firavunlar, Nemrutlar, Ebu Cehiller ellerini sallaya sallaya rahatlıkla, Allah’ın mülkünde dolanırlarken, insanlar şirk bataklığı içerisinde yuvarlanırken günümüz Belamları onları, diş kabuğunu doldurmayacak şeylerle oyalarken evinde oturamazsın Müslüman! Ümmü Rale ( r.anha) bu soruyu sorduğunda İslam hakim olmuştu, buna rağmen daha fazla ne yapabilirim kaygısı içerisindeydiler, yanı özetle farziyetleri yerine getirmişlerdi ve daha fazlasını öğrenme çabası içindeydiler. Bizim için şuan içinde bulunduğumuz durum, bize İslam için mücadele etme farziyetini getirmektedir. !! Şimdi Ümmü Rale’yi anlamaya çalışalım, daha fazla ben ne yapabilirim derdinde miyiz yoksa daha tevhidi anlamada, İslamın hakim kılınması için mücadele etmede, halifelik görevimizde gevşeklik, ciddiyetsizlik , yapsam da olur yapmasam da olur tavrında mıyız?

Ümmü Rale (r.anha)’nın Allah Rasulune teslimiyeti ve muhabbeti tamdı. Zihnine takılan şeyleri sorar öğrenirdi. O hanımlar arasında kuaförlük mesleğini yapıyordu, hanımların saçlarını kesiyordu ve süslüyordu.

Bir gün gönlüne takıldı, acaba bu yaptığı iş nasıl işti? Dinen bir mahzuru varmıydı? Bunda bir beis olup olmadığını öğrenmek istedi. Hemen Rasulullah’a(s.a.v) gelip

“ Ya Rasulullah(s.a.v) Ben kuaförüm. Hanımların saçlarını kesiyor, eşleri için onları süslüyorum. Bu işi yapmaya devam edeyim mi bırakayım mı?”

Rasulullah efendimiz yine bu hanım sahabeye tebessüm ederek yaptığı işte sakınca olmadığını söyledi. Çünkü onları yabancı erkeklere değil mahrem olan eşlerine süslüyordu.

O Rasulullah(s.a.v) hayatta iken Medineden başka bir yere gitmişti. Vefatını haber alınca Rasulünü bir daha görememesi onu çok üzdü. İrtidat olaylarının başladığı sırada medineye tekrar döndü. Rasulullah(s.a.v) ile ilgili hüzünlü bir hadise ona anlatılınca kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşları içerisinde medinei münevvere sokaklarında dolaşmaya başladı. O kadar ağladı ki ensar evlerinden ağlamayan hiçbir ev kalmadı.

Ümmü Rale gözyaşlarını akıtarak sokaklarda dolaşırken Hasan ile Hüseyinle karşılaştı. Rasulullah efendimizin sevgili torunları Cennet gençlerinin efendileri, Ümmü Rale’yi gözyaşları içerisinde ağlar görünce yürekleri sızladı. Onunla birlikte dolaşmaya başladılar. Onu sukunete kavuşturmak için uğraştılar.

O hassas bir gönle sahipti. Şiirleri tatlı ve düşündürücü idi. Hizmet ehli, gayretli, teslimiyetli ve becerikli idi.

İnsAllah şu sorular “bu dini daha iyi nasıl yaşarım, daha fazla bu dine nasıl hizmet ederim, Allah benden nasıl razı olur” kalplerimizin en derinliklerinde yerini bulur da derdimiz olur.

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.