MENÜ

HZ. HAFSA (R.A.)

91 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
HZ. HAFSA (R.A.)

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd alemleri yoktan var eden idare eden çekip çeviren yaratmış olduğu insanoğluna kurtuluşun yolunu Kur’an ve Sünnet vasıtasıyla gösteren Allah azze ve celle mahsustur.

Salat ve selam Alemlere rahmet olarak gönderilen müminlerin önderi ve örneği kendisine Sevgi, iman, itaatle bağlılık gösterilmediği müddetçe kurtuluşun hayal dahi edilemeyeceği Son Peygamber Hz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e onun Ehline, Ashabına ve kıyamete kadar O’nun yolundan gitmek için mücadele edecek olan tüm Mü’minlerin üzerine olsun inşaAllah.

 

Vakarlı, heybetli, sadakatli, bilgili, kültürlü, iradesi kuvvetli, babasının kızı, Resûlullah sav ın eşi, müminlerin annesi Hz. Hafsa binti Ömer r.anh

Hz. Hafsa, Mekke’de peygamberlik gelmeden önce dünyaya gelmiştir. Babası islam tarihinde adaletiyle konuşulan ikinci halife Hz.Ömer, annesi Zeynep, Osman ibni mauz’un kız kardeşidir.

Hz.Hafsa biraz celalli, biraz asabi, vakarlı bir karakter yapısına sahip oluşuyla tamda başta zikrettiğimiz gibi babasının kızıdır. Gerek fiziki görünüş olarak gerekse ruhen… Hz Aişe r.anh validemiz tamda bu yüzden onu babasının kızı diye anmıştır. Görünüşte onun böyle karakteristik özelliklere sahip olması kötüymüş gibi gözükse de, bu dine teslim oluşuyla birlikte kendini islamla harmanlamış ve bizlere bir örnek olarak islam da yerini almıştır.

Evet bu baba kız her ne kadar asabi ve celalli olsalarda bir o kadar ince anlayışa ve düşünceye sahiplerdi. Babasının hilafet döneminde yaşadığı olay şöyledir

Sokakta gezindiği günlerden birinde, bir kadının ağlama sesini duydu kapısına gitti ve sebebini sordu. O hanım eşinin bir sefere cihada gittiğini ve eşini çok özlediğini söyledi. Hz Ömer ise kadının haline üzülüp etkilenip hemen Hz. Hafsa nın yanına gitti ve ey hafsa bir kadın kocasını ne kadar sürede özler diye sordu. Hz hafsa ise durumdan haya etti fakat soruyu edebi gereği cevapsız bırakamazdı. 3 ay en fazla 4 ay diye cevap verdi. Bu olayın üzerine Hz. Ömer hiçbir eş evinden 4 ayı geçecek şekilde uzak kalmayacak emrini vermiştir.

Zalime haddini bildirmede adaleti korumada asabi ve ciddiyken bir kadını ancak bir kadın anlar düşüncesiyle Hz. Hafsa ya koşacak kadar naif ve ince fikirli bir karakter. Öylesine sağlam. İşte günümüzde aradığımız ama bir türlü bulamadığımız medeni şahsiyet. Görüyoruz ki günümüzde insan hakları diye çırpınan birçok insana ışık olmakta asrı saadet.  İşte Hz Hafsa ise tamda babası gibiydi.

İlk evliliğini Huneys bin Huzafe ile yapmıştır. Eşi ile birlikte bir çok zorluğa göğüs germişlerdir. Birlikte bedir gazvesine katıldıktan sonra Huneys bin Huzafe uhud savaşına da iştirak etmiştir. Bir sürede Medine de yaşamış daha sonra vefat etmiştir.  Ve tabi Hz. Hafsa henüz 18 yaşında dul kalmıştır.

Hz Ömer ise kızının bu durumuna çok üzülürdü çünkü biliyordu evlilik Rasulullah’ın sünneti Allah Teâlâ’ya giden yolda arkadaş İslam için feda edilen yetiştirilen evlatlar demekti. Bu yüzden önce Hz. Osman’a gitti ve istersen sana kızımı nikahlayayım dedi

Bu diyalogları anlamak, günümüz gözüyle baktığımızda kavramak pek mümkün değil. Fakat Allah Teâlâ’yı razı etmek, Rasulün sünnetini hayata tatbik etmek isteyen bir kalp için de şaşılacak bir durum değil.

Hz osman henüz evlenmeyi düşünmüyorum diyerek onu geri çevirdi. Hz Ömer üzgün ve kırgındı. Daha sonra hz Ebubekir Sıddık a gitti. Hz Ebu Bekir ise cevap dahi vermedi ve hz Ömer , hz Osman’a kırılmamıştı bu kadar. Bu sebeple hz Muhammet sav e gitti ve durumu anlattı.

Hz Muhammet ona , neden üzülyorsun ey Ömer Osman da Hafsa da daha hayırlısıyla evlenecek diyerek tebessümde bulundu ve ekledi ey Ömer kızını kendime nikahlamak istiyorum rızan var mı deyince hz Ömer durumu anladı. Niyeti onu bulmuştu. Samimiydi ve Allah Teâlâ ona en güzelini verdi.

Bir kulun sevinci, hüznü ve hayatındaki tüm duygular Allah için değilse bazı hakikatleri anlaması çok zordur.  İşte bugün o yüzden hepimiz doyumsuz ve mutsuz bir psikoloji içerisindeyiz. Allah cc ın rızasını aramıyoruz hiçbir dünyalık işimizde, hissimizde… Bu durumdan kurtulmak için ise asrı saadetin bizlere verdiği örneklerden yararlanmalıyız. Allah Resulü hadisinde buyuruyor, öyle bir zaman gelecek ki fitne dönemi işte o fitne döneminde ehli beytime tutunun çünkü ehli beyt vücutta baş başta göz gibidir. Ehli beyte tutunmak  ise okumak okuduğunu anlamak ve yaşantına geçirmek ile mümkündür ancak.

Hz Hafsa yaşadığı dönemin ilmine sahip bir hanımdı ve hz Ömer ra öldükten sonra Kur’anı koruyup bir arada tutma görevi ona verilmişti. Rasulullah ve hz Hafsa evliliği sırasında ise Tahrim süresi nazil olmuştur. Ayetin nazil olmasıyla ilgili Buhari, müslim , ebu davud , nesei ve bir çok hadis kitaplarında geçen rivayetlerden biri şöyle, her ikindi namazı sonrasında eşlerinin odalarına uğramak Hz. peygamberin alışkanlığıydı hz peygamber bir süredir Zeynep binti Caşhın ikramlarından dolayı odasında daha fazla kalmaktaydı  hz Aişe anlatıyor bunu çok kıskandım Hafsa Sevde Safiye ile birleşip Rasul yanımıza geldiğinde her birimiz kararlaştırdık ki Rasule bal ikramında bulunalım. Eğer arı balını çiçekten alırsa megafir kokacaktır Rasullah ise çok titiz bir daha bal yemez ve böylelikle Zeynep in bal ikramı sebebiyle odada fazla durmayacaktır. İşe yaradı, o gün Rasullullah söz verdi bir daha bal yemeyeceğine işte bunun üzerine

Ey peygamber Allahlın helal kıldığı şeyi niçin kendine haram ediyorsun şunun için ki sen hanımlarının rızasını kazanmak istiyorsun Allah gafurdur rahimdir. Ayeti nazil oldu

Nitekim hanımları yanlış yapmıştı daha sonra bu yanlışlarından döndüler çünkü iman çok kıymetliydi sözlerle ve davranışlarla imanlarına zarar vermemeliydiler. Bugün ise bizler çok kolayca uyku bana haram yemek bana haram mutluluk haram huzur haram diye zikrediyoruz. Yanlışa düştüğümüzü farkında olmadan. Rabbim bizleri idrak sahibi Müslümanlar kılsın inşallah, okuduğunu anlayan anladığıyla da amel edebilen müminler olabilelim…

Velhamdulillahirabbilalemin

Mürşide YOLCUTüm Yazıları
Yorum Yaz