sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Açık
23°C
Ankara
23°C
Açık
Cumartesi Açık
26°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
23°C

HURİLERİN KENDİSİNİ YIKADIĞI VE KEFENLEDİĞİ KADIN HZ MERYEM 3

21.10.2020
0
A+
A-

 بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ

 Hamd Alemleri yoktan var eden, Rahman, Rahim, Din gününün sahibi, hiçbir şeye muhtaç olmayan, her şeyin kendisine muhtaç olduğu, her konuşanın konuştuğunu işiten, kalplerden geçen her şeyi bilen, yarattıklarını rızıklandıran, çekip çeviren, yöneten, idare eden, düzenleyen Allah’a mahsustur. Salat ve Selam kendisine itaat edilmediği sürece kurtuluşun mümkün olmadığı, İslam dininin nasıl yaşanması gerektiğini bizlere gösteren, müjdeci, uyarıcı, galibiyetin ancak yolundan gitmekle mümkün olduğu ve yine olacağı, son Rasul, son Nebi Hz Muhammed(s.a.v)’e, Onun yolundan giden sahabesine ve derdi yalnızca Allah’ın rızası olan bütün mümin kulların üzerine olsun inşAllah.

Geçen 2 ayki yazımızda Hz Meryem validemizin hayatından biraz bahsetmeye çalışmıştık.

Ve bu ayki yazımızda artık bu mübarek, hayırlı kadının hayatına değinmeyi noktalayacağız inşAllah …

Ve Meryem validemiz şehrin uzak kısmında Hz İsa (a.s) doğurdu.

Derken doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Dedi ki: “Keşke bundan önce ölseydim de, hafızalardan silinip unutuluverseydim.”

Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.

“Hurmanın dalını silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”

(Meryem 23-24-25)

Denildi ki Meryem’in altında bulunduğu hurma ağacı kurumuştu. Zira İsa Aleyhisselam’ın doğumunun kış mevsiminde olduğu rivayet edilmektedir. Bilindiği üzere kış mevsimi hurma ağaçlarının meyve vereceği zaman değildir.

Meryem validemizde doğum sancısıyla kendisine verilen hurma dalını silkele emrine karşı itaat ve teslimiyet görüyoruz. Öyle bir acıdan bahsediyoruz ki insanın yaşayabileceği en büyük acılardan biri olan doğum acısı. Nasıl bir acıdan bahsediyoruz ki böyle bir acı halindeyken itaat şuurunu kaybetmemek.

Müminlerin sözü “ işittik itaat ettik” demeleridir. İşte felaha erenler bunlardır. (Nur 51)

Demek ki müminlerin yapması gereken her halde itaat etmektir. Kainat gibi yaz demeden, kış demeden gece demeden, gündüz demeden, rüzgar demeden, yağmur demeden her zaman, her mekanda, kolaylıkta, zorlukta Allah’a itaat etmektir. Peki şimdi hayatlarımıza dönüp bir bakmak lazım bizler felaha eren o müminler gibi işittikten sonra hemen itaat mı ediyoruz yoksa işitiyoruz sonra amalar, fakatlar, benceler derken itaat kısmına geçemiyor muyuz?

İşte bu duruma binaen “doğum yapan lohusa kadının yaş hurma yemesi sünnettir” hadisinin hikmetini görüyoruz. Ayetlerin ve hadislerin hikmetlerinin bilinmesi bu yüzden çok önemlidir. İnsanın yaptığı şeyi neden yaptığını, hikmetini bilerek şuurlu yapması var birde şuursuz. Şimdi bu olayı öğrendikten sonra lohusa bir kadına yaş hurma verirken ki şuurumuz ne olacak? İşte ilim öğrenmek bu yüzden önemli. Neyi neden yaptığını bilmek ve hikmetlerini bilerek yapmak.

Artık, ye, iç, gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: “Ben Rahman (olan Allah)’a oruç adadım, bugün hiç bir insanla konuşmayacağım” Meryem 26

Meryem validemiz hamile kalınca ona iftiralar atılmaya başlandı. Ahlaksızlıkla, fuhuşla itham ettiler onu. Durum böyle olunca o uzak bir yere çekildi. Kendisine atılan iftiralar sonucu sessiz bir şekilde Rabbinin emrine teslim oldu. Kendisini susma orucuna adadı. Hiçbir insanla konuşmadı. Sabır örneği Meryem validemiz. Bizden kat be kat fazla hayalı, iffetli olan bir kadın olarak ona atılan iftiralar sonucu Meryem validemizin tutumuna bakalım. Aynısı bizlere yapılsaydı, namusumuza laf atılsaydı ne yapardık? Kendimizi savunmak için her şeyi yapardık herhalde. Peki bir de olaya farklı bir bakış açısıyla bakacak olursak, bugün kendisini savunmak için her yola başvuracak olan kadınlar Allah’ın dini ayaklar altındayken, Allah’ın dinine iftiralar atılırken, peygamberim dediği, adı anıldığında gözünden yaşlar akan peygamberinin getirdikleri ile insanlar alay ederken, onları ciddiye almazken nerdeler?

Meryem validemize atılan iftiralara bakın!

Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler: “Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!”

“Ey Hârûn’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi.” (Meryem 27-28)

Bunun üzerine (Meryem, çocukla konuşun diye) ona işaret etti. “Beşikteki bir bebekle nasıl konuşuruz?” dediler. (Meryem 29)

İsa peygamber konuştu ve Allah’ın kulu olduğunu söyledi ve Rabbine kulluk edilmesine çağırdı. Ve İsa Aleyhisselam yaşıtları gibi konuşma zamanı gelinceye kadar bir daha konuşmamıştır. İsrailoğulları Hz Meryem’in zina ettiğini sanarak kendisini, taşlayıp öldürmek için ellerine taş almışlardı. İsa Aleyhisselam konuşunca Meryem validemizi serbest bıraktılar. İsrailoğullarının küfre düşmelerinin sebeplerinden birisi de namusunu bir kale gibi koruyan Meryem validemize zina isnad ve iftira etmeleri idi.

Allah’ın İbrahim (a.s) ateşten kurtarması, Yunus (a.s) balığın karnından çıkarması, Musa(a.s) ı ve beraberindeki müminleri kızıl denizden karşıya geçirmesi, İsmail (a.s) kurban edilecekken bir koç göndermesi gibi kıssalar bizlere gösteriyor ki Allah azze ve celle’nin yardımı en zor ve çetin zamanlarda, insan elinden geleni sonuna kadar yaptığında geliyor. İşte o ana kadar sabredip itikadından taviz vermeden inandığın şeyden şüphe etmeden dosdoğru yol üzerinde olmak lazımdır. İşte Allah’ın yardımı da bundan sonra gelecektir inşAllah. O yüzden Allah’ın yardımı muhakkak gelecekte bizler elimizden geleni sonuna kadar yapıyor muyuz asıl bunu düşünmek lazım.

Meryem validemiz 12 yıl Mısır da kaldı. İsa Aleyhisselam’ı halktan gizledi. Meryem validemizin ne oğlunun hayatı hakkında ne de geçimi hakkında hiç kimseye güvencesi yoktu. Bir tarladan ekin biçildiğini işitti mi hemen oğlunun beşiğini bir omzuna alır toplayacağı başakları koyacağı kabı da, o bir omzuna yüklenerek tarlaya gidip başak topladı. İsa Aleyhisselam çalınan bir malın sahibine gösterilmesine sebep oldu.

Mısır halkı İsa Aleyhisselam’ın yaptığı ve Allah’ın ona verdiği şeylerden korkmaya başlayınca Yüce Allah Meryem Validemize oğlunu Şam’a götürmesini ilham etti. O da emrolunan şeyi yerine getirdi.

Meryem validemizin artık dünya hayatı bitiyor, vefat ediyor ve onu yıkayıp, kefenlemek, defnetmek hususunda yardım istemek üzere İsa(a.s) köye iniyor. İnsanlar o dağda yılanlar akrepler olması sebebiyle yardım edemeyeceklerini söylüyorlar. İsa(a.s) onlardan yardım göremeyince dağa döndü ve 2 güzel genç gördü. Onlara selam verdi annesinin cenazesi için onlardan yardım istedi. Gençlerden biri:

“Şu yanımdaki Mikail ben ise Cebrail’im. Bu güzel kokular ve kefenler ise Rabbindendir. Huriler anneni yıkamak ve kefenlemek üzere cennetten indiler” dedi.

Daha sonra Cebrail kabir çukuru kazdı. Namazını kıldıktan sonra annesini buraya defnettiler.

İsa(a.s) :“Allahım sen benim mekanımı görüyor ve sözlerimi işitiyorsun. Yaptıklarımdan hiçbir şey sana gizli kalmaz. Annem vefat etti ancak ben vefat etmeden önce onu göremedim. Onunla konuşmam için bana müsaade ver” dedi.

Allahu Teala izin verdi. İsa (a.s) annesinin kabrinin başında ona seslendi:

  • Allah’ın selamı üzerine olsun Ey anneciğim!

Hz Meryem:

  • Ey sevgili oğlum, Ey gözümün nuru!

Hz İsa(a.s):

  • Ey anneciğim vardığın yeri nasıl buldun? Rabbinin sana muamelesi ne şekilde oldu?

Hz Meryem:

  • Vardığım yer mekânların en güzeli, en hayırlısı. Rabbimin huzuruna getirildiğimde O’nun benden razı olduğunu gördüm.

Hz İsa(a.s):

  • Ey anneciğim nasıl bir ölüm acısı hissettin?

Hz Meryem:

  • Seni hak peygamber olarak gönderen Allah adına yeminle söylüyorum ki, onun acısı henüz boğazımdan gitmiş değil. Ölüm meleğinin heybeti de hala gözümün önünde. Allah’ın selamı üzerine olsun ey oğulcuğum! Kıyamette görüşmek üzere Allah’a emanet ol.

Ey hanımlar! Meryem validemizin dünyaya gelişinden son anına kadar ki hayatı, iffet, sabır, itaat, Allah’a ibadet etmek, mescid hizmeti, vakar, sıkıntı, bela, imtihanlarla denenmek ve bunları başarıyla geçmekle dolu. Böyle bir kadının ölüm anında ki acısı! Subhanallah ! Peki sormak lazım bunca günahlarımız karşısında ölüm bizlerde nasıl bir acı bırakacak acaba!

İşte iman iddiasının ispatını hayatıyla ortaya koyan kadın. Bütün bu olup bitenler karşısında ne fırtınaların ne de kasırgaların asla yerinden sarsamadığı dağ gibi dimdik duran hayırlı kadın. Allah’a teslimiyet gösteren, Allah ne emrettiyse ne şartta olursa olsun, ne zorlukta, ne acıda olursa olsun yerine getiren kadın! Her haliyle örneklik olan bir kadın.

Dünyadaki kadınların en hayırlısı: İmran kızı Meryem, Firavun zevcesi Asiye, Huveylid kızı Hatice, Rasulullah’ın kızı Fatıma.

(Suyuti)

Allah azze ve celle’nin Cennetini isteyenlere, yaşanmış, örnek bir hayat. Rabbim bizlere Meryem Validemizin hayatından faydalanabilmeyi, onu örnek almayı, onun yolundan gitmeyi nasip etsin.

 

VELHAMDULİLLAHİRABBİLALEMİN

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.