sohbetlerözlü sözleryazarlarmakalelervideolar
DOLAR
8,6693
EURO
10,3507
ALTIN
495,78
BIST
1.410
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Ankara
Gök Gürültülü
27°C
Ankara
27°C
Gök Gürültülü
Perşembe Mevzi Sağanak
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C
Cumartesi Çok Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
30°C

HİKMET DOLU

HİKMET DOLU
27.07.2020
0
A+
A-

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Hamd, sena ve övgülerin en güzeli, ezelde ve ebedde var olan, lutfuyla kainatı ve bizleri yaratıp var eden, sayısız nimetlerle ya­şatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Allah (c.c.)’a mahsustur.

Salat ve selam da, alemlerin Rabbi tarafından sevilen, insan­ların ise tanıyıp, idrak edebilme nisbetince sevebildikleri, efendimiz, önderimiz, rehberimiz,başkomutanımız, Hz. Muhammed Mustafa(SAV)’ya, aline, ashabına ve kendine gelen çağrıya icabet edip ve o yolda gerekeni yapanların üzerine olsun.

Peygamber efendimiz (sav) gece yolculuğu olarak bilinen isra ve mirac yolculuğunda gerekli merhaleleri geçtikten sonra ayrı bir alem olan Alemlerin Rabbinin huzuruna çıktığında, Allah’u Teala’ya hürmetlerini sunmak için bugün namazlarda her oturuşta okuduğumuz Ettehıyyatu olarak bildiğimiz ve asılda alemlerin Rabbiyle(cc) , Peygamberimizin(sav) konuşması olan fakat bu şuurda herkes tarafından okunmayan hattaki hikmetine vakıf olmayı bırakında, mealine bile vakıf olunmayan hikmetler dolu bir konuşma.
Peygamberimiz(sav) hürmetlerini üç kelimeyle sunmasıyla ,karşılık olarakta üç kelimeyle verilen cevap , salih kulların ikramdan faydalanmasıyla devam eden ve  İslam’ın giriş kapısı haline gelen ve kalp ile söylenmedikçe kişinin İslam nizamına kabulu olunmayan şehadetle biten hikmetler dolu bir konuşma.
Bu konuşmanın hikmetini birazda olsun anlaya bilmek için ilk önce bu altı kelimenin yapılan izahlarını anlamak lazım. İlk olarak Peygamber efendimizin kullandığı o hikmetler dolu ve kulun Rabbine karşı övgüsü  olan kelimeleri anlamaya çalışalım;
Tahiyyat: Tahiyye kelimesinin çoğulu olup ;selam,beka,azamet,afet ve noksanlardan uzak olmak , mülk,her çeşit tazim ve büyüklenmek demektir. Alimlerimizin bazılarına göre tahiyyat dille yapılan tüm ibadetlerdir.(Zikir, tesbih,  Kur’an okumak… gibi)
Salavat:  Salat kelimesinin çoğuludur.  Salatta ;Namazlar,bütün dualar, ihtiyaçtan gelen ricalar,nimetten çıkan şükürler,ibadetler gibi manalara gelmektedir. Bazı alimlerimiz de bedenle yapılan tüm ibadetler demişlerdir.(Namaz, oruç, hac ve cihad… gibi)
Tayyibat : Tayyib kelimesinin çoğuludur. Tayyibde her türlü hoş, güzel sözler,faydalı lafızlar, Allah’ı methetmeye delalet eden hikmetli sözler ve kelimeler demektir. Alimlerimize göre malla yapılan ibadetlere de denmektedir. (Zekat, hac, kurban… gibi)
Bu üç kelimeden  çıkanları kısaca toplayıp izah etmeye çalışırsak; Dille , bedenle ve malla yapılan  bütün ibadetler ancak Allah’u Teala’ya mahsustur.
Acaba bizler söylemiş olduğumuz bu hallerimizi(dil,beden,mal) gerçekten Allah (cc) istediği bir şekilde kullanıyor muyuz? Yoksa dillerimizle başkalarını razı etmek için ,isyan ve şirk dolu sözler mi söylüyoruz! Ama ben Allah’ı seviyorum ,sadece pembe bir yalandı o, hadi canım bundan da ne olacakki mi diyoruz! Ya bedenlerimizi O’nu yolunun dışında nerelerde kullanıyoruz! Ya mallarımızı nereden kazanıyor, nereye harcıyoruz! O bu hallerimizden razımıdır, değilmidir, hiç düşünüyor muyuz?  Evet gerçekler acı ,ama hayat tablomuz çok vahim bir halde, insanları hoşnut edelim derken kendimizi helaka doğru sürüklüyoruz.  Acaba vermiş olduğumuz bu sözleri ne zaman yaşayacağız! Kabirde mi ,ahirette mi, acaba olur mu! Bu konu hakkında Hz. Ali (ra) diyorki ; Bugün amel var hesap yok ,yarın hesap var amel yok. Bu sözden anlaşılacağı gibi bu noktadaki ümitler suya düştü.
Ya önceki hayatlarımızdaki yaşantıda olan halimiz belki bizleri kurtarır. Baktığımızda bu hayatlarda amelin değilde ,yaşanılacak hayatın nasıl olması gerektiği noktasında verilen sözlerle ve evreleriyle bu dünya hayatı denen yere gönderilişin yeriymiş. Şu çok iyi anlamalıyız ki dünya ahiretin tarlasıdır,ahirette dünyanın neticesidir.Neticenin güzel olması için tarlanın zamanında ve uygun mahsullerin ekilmesi gereklidir. Şimdi aklımızı başımıza alıp verdiğimiz her sözün ne anlama geldiğini iyi anlayarak yaşamaya başlayalım!
İnşaAllah
Devam edecek…
Sözümüzün başı olduğu gibi sonu da Alemlerin Rabbine Hamddır.

الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Dillerimizi acaba yapılması gerekenlerin dışında(gıybet, iftira,kovuculuk(bir yere ulaşmak için kişinin halini ulaştırma)) …gibi nerelerde kullanıyor da, istenilen yerlerde kullanmıyoruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.