MENÜ

HİCRET

194 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
HİCRET

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Hamd, sena ve övgülerin en güzeli, ezelde ve ebedde var olan, lutfuyla kainatı ve bizleri yaratıp var eden, sayısız nimetlerle ya­şatan ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Allah (c.c.)’a mahsustur.

Salat ve selam da, alemlerin Rabbi tarafından sevilen, insan­ların ise tanıyıp, idrak edebilme nisbetince sevebildikleri, efendimiz, önderimiz, rehberimiz,başkomutanımız, Hz. Muhammed Mustafa(SAV)’ya, aline, ashabına ve kendine gelen çağrıya icabet edip ve o yolda gerekeni yapanların üzerine olsun.


Hicret
;bir yerden başka bir yere göç etmek demektir. Muhakkak ki asıl olana ulaşmak için yapılan yolculuk hicrettir. İnsan için asıl olansa cahil bir hayattan gönderildiği bir hayata geçiştir ki bunun kadar önemli bir hicret yoktur. Günümüzde insanlar hastalıkların olduğu yerlerden hastalıkların olmadığı yerlere geçerler, cahil bir hayattan daha tehlikeli bir hastalık yok iken böyle bir hayattan alemlerin Rabbinin istediği bir hayata geçmek için ise hiç mi hiç hicret etmiyorlar.
Hayat rehberimizde alemlerin Rabbi mealen şöyle buyurmaktadır;
Ardından ve önünden takip edenler vardır. Allah’ın emriyle onu gözetirler. Şüphesiz ki bir kavim, kendinde (bulunan vasıfları) değiştirmedikçe; Allah da onlara (verdiği nimet ve afiyeti)değiştirmez. Ve Allah, bir kavimin fenalığını dileyince; artık onun önüne geçilemez. Allah’tan başka onları koruyacak birisi de bulunmaz.(RA’D 11)
Evet bizler hicrete öncelikle  nefislerimizdeki her türlü  İslama uymayan anlayış ve duygulardan arınmak(…!), amellerimize yerleşen fakat İslama uymayan davranış ve alışkanlıkları(…!) terk etmekle başlamalıyız.Kişi için en önemli olan hicret budur.

Yukarıdaki ayette buyurulduğu üzere ; Şüphesiz ki bir kavim, kendinde (bulunan vasıfları) değiştirmedikçe; Allah da onlara (verdiği nimet ve afiyeti)değiştirmez. Bizlerde önceliğimizi kendimize vererek hayatlarımızı asıl olan hayata yani tevhidi bir yaşantıya göre şekillendirmeliyiz. Öncelik ise kalplerden başlayarak olmalı ve sonrada zahiri hayatımızı düzeltmeliyiz. Fakat bizler hep başkalarının düzelmesi veya düzeltmesinin bekleyişi üzere hayatlarımızı heba edip duruyoruz. Unutmamamız gereken bir şey var ki ;kendisi düzgün olmayan başkasınında düzelmesine sebep olamaz.
Unutmamamız gereken başka bir hususta ;İslam, bir coğrafyanın , bir ülkenin malı değil, bütün bir insanlığın ihtiyacı olduğu yaşam şeklinin adı olduğuna kalben inanmaktır. Bu anlayışla hicret aklı selim bir şekilde düşünmeyi ve gereğini yapma yolculuğudur.
Hicret, insanın en çok sevdiği fakat Allah’ın dininin yaşanmasına engel olduğu zaman vatanın, milletin, ailenin, makam ve mevkinin Allah’ın dinin yaşanılması için terk edilmesidir.
Hicret, bir kaçış değildir. Asıl olan hayata ulaşmanın yolculuğudur.
Bir muhacir edasında yaşayış için gerekli olanı yapmaktır.(Suheyb b. Sinan (r.anh) gibi örnek olmaktır.)
Rabbim hakkıyla hicret etmeyi ve hicretini kimin için olması gerektiğini anlayan kullarından olmayı herkese nasip etsin.

Sözümüzün başı olduğu gibi sonu da Alemlerin Rabbine Hamddır.

الْحَمْدُ للّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Musab YILMAZTüm Yazıları
Yorum Yaz