MENÜ

HESABA ÇEKİLMEDEN NEFSİNİ MUHASEBE ET!

358 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
HESABA ÇEKİLMEDEN NEFSİNİ MUHASEBE ET!

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Yerleri gökleri ve ikisinin arasındakileri hak ve hikmet’e uygun olarak bir gaye üzerine yaratan kendisinden başka İlah ve Rab olmayan Rahman ve Rahim olan Allah teâlâ’ya sonsuz hamd olsun.

Salat ve Selam Rahmet ve Cihad peygamberi, Peygamberlerin sonuncusu yegane örnek ve önderimiz Hazreti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e,  Ehli beytine, Ashabına ve tüm Mü’minlerin üzerine olsun inşaAllah.

Allah’a ve ahiret gününe inanan Her insanın Nefis Muhasebesi konusunda umursamaz ve dikkatsiz olmaması ve her tür davranış düşünce ve  eyleminde nefsine sınır koyup onu Hak’tan ayrılmamaya zorlaması bir görevdir.

Sahip olduğumuz şu kısacık hayatta sayılı nefeslerimiz ile sonu olmayan tükenmeyen saadet ve bolluk içinde ebedi bir yaşam satın alınabilir.  Bu nefesleri zayi etmek büyük zarar ve  hüsrandır.

“Rabbin hakkı için mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz”(Hicr 92)

“hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme, çünkü kulak göz ve kalp bunların hepsi ondan sorumludur.”(İsra 36)

Allah azze ve celle’nin haber verdiği üzere o gün geldiğinde herkes kulak göz ve kalbine varıncaya kadar her şeyden sorguya çekilecektir. O halde insana düşen hesap gelip çatmadan önce kendini hesaba çekmektir.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle buyurur;

“Akıllı kimse nefsini hesaba çeken ve Ölümden Sonrası için çalışandır. Acizde nefsinin arzularının peşine takılan ve Allah’tan temenni de bulunan kimsedir”(Tirmizi- İbni Mace)

Dünyevi işlerde bile kar zarar hesabı tutulup muhasebe yapılırken kişinin sonsuz hayatı adına hiçbir muhasebe yapmaması nefsini yapıp yapmadıklarından sorguya çekmemesi nasıl düşünülebilir?!

“Ey iman edenler Allah’ın gazabına maruz  kalmaktan korunun. Herkes yarın ahireti için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’ın azabına düccar olmaktan korunun. Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.”( Haşr 18)

Bu ayeti kerimede muhasebenin önemini bize göstermektedir.

“Nefis muhasebesinde kişi önce kendini farz ibadetler de hesaba çeker. Onlar da bir eksiklik ve kusur yaptığını anlarsa ya kaza etmek veya eksiklerini gidererek birleştirmek suretiyle telafi eder.

Sonra kendini haramlarda hesaba çeker bir haram işlediğini anladığında derhal Tevbe istiğfar ve onu silecek bir iyilik yaparak üzerindeki günah ve vebali temizlemeye çalışır.

Sonra kendini nefsin arzularına uyarak boşa geçirdiği zamanlardan hesaba çeker. Hayatında böyle bir zaman varsa zikirle ve Allah’a yaklaşarak ( nafilelerle)  telafi eder.

Sonra kendini konuştuğu sözler, gittiği yerler, elleriyle yaptıkları ve kulak verip dinlediklerim den hesaba çeker.”( İbni Kayyim)

“Ey inananlar Allah’a tövbe ve istiğfarda bulununuz. Ben de Günde yüz defa Allah’a tövbe ve istiğfarda bulunuyorum.”(Buhari- Müslim, zikir)

Her gün ve gecede bilerek veya bilmeyerek pek çok günah ve kusur işleyebiliyoruz. Bunu sadece haram işlemek olarak düşünmeyin. Allah Teala’nın Kur’an’da birçok emirleri farzları ve nehyettikleri vardır. Günah sadece haramları işlemek değildir. Emirleri ve farzları yerine getirmemekte başlı başına bir günahtır. Dolayısıyla tövbe ve istiğfara bizler daha çok muhtacız. Günahsız bir Peygamberin günde yüz defa tövbe etmesi bizim için ne ifade ediyor?

Beyazıd-ı Bestami bir gün tımarhanenin önünden geçiyordu. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla bir şey dövdüğünü görüp;

“ Ne yapıyorsun? diye sordu.”

Hizmetçi;

“ burası tımarhane nedir delilere ilaç yapıyorum” dedi.

Beyazıd-ı Bestami;

“Benim hastalığıma da bir ilaç tavsiye eder misin?” dedi.

 Hizmetçi;

“Hastalığına ne olduğunu sordu.”

Beyazıd-ı Bestami;

“Benim hastalığım günah hastalığı, çok günah işliyorum” dedi

Hizmetçi;

“Ben günah hastalığından anlamam” diye cevap verdi.

bu sırada tımarhane parmaklarının arasında konuşulanları duyan bir deli(!)  Beyazd-ı Bestamiye;

“Gel dede gel senin hastalığın çaresini Ben söyleyeyim diye seslendi.”

“Söyle  bakalım benim derdime çare nedir?” dedi.

Deli(!) Şu ilacı tavsiye etti;

“Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır. kalp havanında Tevhid tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, gözyaşı ile yoğur, Aşk fırınında pişir… akşam sabah bol miktarda ye… o zaman göreceksin Senin hastalığından eser kalmaz.” dedi.

Bu güzel ilacı duyan Beyazıd-ı Bestami;

“Hey gidi dünya hey demek Seni de deli diye buraya getirmişler deyip oradan ayrıldı.”

Bu ilaç halen tavsiye olunmaya değer bir ilaçtır. Yani bu formülün hükmü hala devam etmekte. Hiçbir yan etkisi bulunmayan  istediğin vakit de kullanabileceğin kullandıkça faydası artan ve en önemlisi belli bir süre için değil bir ömür kullanılması gereken bir ilaç bu.

Hiç şüphesiz Allah’a ve ahiret gününe iman eden ve Allah’ın ilminin herşeyi kuşattığını Allah Teala’nın kendisini gördüğünü işittiğini bilen her nefis murakabe(Nefsi Vahyin kontrolünden geçirme ve Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etme) ve muhasebeyi layıkı ile yerine getirir.

“Gökleri ve yeri altı günde yaratan Sonra arşa istiva eden O’dur. Yere ineni ondan çıkanı gökten ineni ona çıkanı bilir. Her nerede olursanız o sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görendir. “(Hadid 4)

“Allah kendisinden başka hiçbir İlah olmayandır.  Diridir Kayyumdur. O’nu ne uyuklama tutar ne de bir uyku.Göklerdeki her şey yerdeki her şey onundur. izni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir?  O kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun  kürsüsü bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. ( O göklere yere bütün evrene hükmü etmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O Yücedir Büyüktür.”(Bakara 255)

“Gün gelecek Allah onların hepsini diriltecek ve kendilerine dünyada ne işlemiş ise tek tek bildirecektir.. Kendileri onları unuttukları halde Allah onları tespit ettirmiştir.”(mücadele 6)

Aslında çok söze hacet yok. Aklı selim olan her insan için bu ayetler kafidir. Yeter ki üzerinde düşünelim, anlamaya ve kalplerimize sindirmeye çalışalım.

Bu ayetler gerçekten insanı sarsıyor ve dehşete düşürüyor. Düşünüp aklını kullanmayan ise şüphesiz  ziyana uğrar. son olarak Hazreti Ömer’in bir sözü ile bitirelim inşaAllah.

“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.”

Rabbim Hakk’ı Hak bilip Hakk’a sarılan, batılı batıl bilip ondan uzaklaşan kullarından olmayı nasip etsin.

VELHAMDULİLLAHİ RABBİL ALEMİN

Maşite GALİBTüm Yazıları
Yorum Yaz