MENÜ

Herkes Allah(cc)’ya İtaat Edecek!

139 defa okunduYorumlanmadı kategorisinde, tarihinde yayınlandı
Herkes Allah(cc)’ya İtaat Edecek!

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hamd  Alemlerin Rabbi Rahman Rahim din gününün sahibi Allah cc’ya mahsustur. Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilen örneğimiz önderimiz Hz.Muhammed (SAV)’e ehli beytine ashabına ve tüm müminlerin üzerine olsun.

Kabul etse de etmese de şu içinde bulunduğumuz koca evrende hiçbir mahluk yoktur ki Allah(cc)’ya itaat etmek zorunda olmasın. Birileri şuan seçim yapabildiği kısıtlı mevzularda kendi isteklerine göre hareket ediyorlar bu doğru. Fakat sanmasınlar ki bu devran hep onların seçimlerine göre devam edecek. Asla karşı koyamayacağına iman ettiği bir gerçek yanı başında onu bekliyor. Yaratılmış olmanın gerçeği; ölüm.

Bu gerçeğe iman etmek maalesef kişinin kendini değiştirmesine yeterli değil. Yani istikametini düzeltmesine yetmiyor. Bunun yanında birde bu gerçekten sonra bekleyen diğer gayb olan gerçeğe iman gerekiyor. Sonradan gelen, ahir olan ahirete. Ona da öyle ‘ben ahirete, kader ve kazanın Allah’tan geldiğine iman ettim’ demekle iman edilmiş olmuyor.

Öyle bir söylem olması gerekiyor ki hayatta ispatı görülsün. İşte bu ispatta tam olarak burada üzerinde yaşamış olduğumuz adi, bayağı, edna olan dünya hayatında asıl sahibinin istediği gibi davranmakla mümkün. Bu davranışın parolası ya da özü hayatın tamamını kapsayan bir kelimeden ibarettir ki o da İTAATtir.

Bugün insanların iman etmekten imtina edemedikleri, itaat etmekten başka çarelerinin olmadığı ölüm aslında istese de istemese de bir gün HERKES ALLAH (CC)’YA İTAAT EDECEK gerçeğinin en büyük ispatıdır.

Madem ki bu gerçek her an kapımızda bekliyor, o gelmeden önce gerçek itaat edilmesi gereken merciye karşı itaati öğrenmeli ve gereği yapmalıyız. Bunun için örneğimiz ve önderimiz Peygamberimiz (sav)’in metodu bizim için yeterli bilgiyi sunmakta. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır;

“Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Rasul’üne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak ‘işittik ve itaat ettik’ demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.” (Nur suresi/51)

“Onlara yakışan da budur.(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür.”(Muhammed suresi/21)

Yani itaat ve disiplin olmadan hiçbir sistem ilerleyemez, ümmet içinde varlık gösteremez, yaşamda bir amaca ulaşamaz. Bu nedenle İslam Müslümanları bununla sorumlu tutar. Rasulullah(sav) şöyle buyurmuştur; “Kim bana itaat etmişse mutlaka Allah(cc)’a itaat etmiştir. Kim emirime itaat etmişse, mutlaka bana itaat etmiştir. Kim bana isyan ederse, Allah(cc)’a isyan etmiştir. Kim de emirime isyan etmişse, bana isyan etmiş olur.” Müslim, imare

İtaat edenlerin durumunu bildiren ayet ise şöyledir;

“ Kim Allah’a ve Rasul’e itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, Sıddıklar, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır(refikadır)! Bu lütuf Allah’tandır. Bilen olarak Allah yeter.” (Nisa suresi /69-70)

Dolayısıyla, itaatte büyük bir bereket vardır; bunu tam ve eksiksiz bir şekilde itaatte bulunan herkes hisseder. Sahabelerden Huzeyfe bin Yeman(ra), itaatin bereketini şöyle hissetmiştir: Rivayet olunur ki:

Huzeyfe’nin yanında iken bir adam “ Rasulullah(sav)’e yetişsem onunla birlikte harb eder, kendimi gösterirdim!” dedi. Bunun üzerine Huzeyfe şunları söyledi; “ Bunu sen mi yapacaktın? Vallahi ben kendimizi Ahzab (harbi) gecesi Rasulullah (sav) ile birlikte görmüşümdür! Bizi şiddetli bir rüzgar ve soğuk yakalamıştı. Derken Rasulullah(sav) “Bana bu kavmin haberini getirecek bir adam yok mu? Allah onu kıyamet gününde benimle haşredecektir!” buyurdu. Biz sustuk. Kendisine kimse cevap vermedi. Sonra (tekrar) “Bize bu kavmin haberini getirecek bir adam yok mu? Allah onu kıyamet gününde benimle beraber haşredecektir!” buyurdu. Biz (yine) sustuk! Kendisine bizden hiç kimse cevap vermedi. Bunun üzerine “Kalk ey Huzeyfe! Bize (düşman) kavmin haberini getir!” buyurdu. Çare bulamadım; çünkü ismimle beni kalkmaya davet etmişti! “Git de bana bu kavmin haberini getir! Fakat onları aleyhime kışkırtma!” buyurdu. Onun yanından çekildiğim zaman hamamda yürüyor gibi oldum. Nihayet düşmana vardım. Baktım ki Ebu Sufyan sırtını ateşte ısıtıyor. Hemen yayın içine bir ok koydum ve ona atmak istedim. Ancak Rasulullah(sav)’in “Onları aleyhime kışkırtma!” sözünü hatırladım. Atmış olsam onu mutlaka vururdum. Sonra döndüm ama yine hamamda yürüyor gibiydim. Rasulullah(sav)’e geldiğimde düşmanın haberini kendisine iletip bitirdiğim vakit üşüdüm! Bunun üzerine Rasulullah(sav) üzerinde bulunan ve içinde namaz kıldığı bir abanın artan yerini bana örttü. Artık sabaha kadar uyudum. Sabah olduğu zaman (bana) “Kalk ey uykucu!” dedi.

İmam Nevevi, Huzeyfenin “Onun yanından çekildiğim zaman hamamda yürüyor gibi oldum. Nihayet düşmanlara vardım” sözü hakkında şunları söylemiştir.

“Yani o, insanların hissettiği soğuğu ve o şiddetli rüzgarı hissetmedi. Aksine Allah onu Rasulü(sav)’in isteğine karşılık vermesi, gitmesi ve Rasulullah(sav)’in duası nedeniyle bereketiyle kuşattı. Bu ihsan ve soğuğa karşı olan kuşatma, Rasulullah(sav)’in yanına varıncaya kadar sürdü. Dönüp Rasulullah(sav)’e ulaştığında, insanların hissettiği soğuğu tekrar hissetti. Bu Rasulullah(sav)’in mucizelerinden biridir. ‘hamam’ sözü Arapçadır. Eril bir kelimedir, ‘hamim’den yani ‘sıcak su’dan türemiştir” (Sahihi Müslim bi şerhi’n-Nevevi)

Rabbim bizlere itaatin önemini ve şuurunu idrak etmeyi daha sonra da yaşamayı nasip etsin inşaAllah. Amin.

Kıpırdama bizden Tevfik Allah(cc)’dandır.

Velhamdulillahi Rabbil Alemin.

Firdevs MEVATüm Yazıları
Yorum Yaz